Glokom, halk arasında "göz tansiyonu" veya "karasu" olarak bilinen ve milyonlarca insanı etkileyen sinsi bir göz hastalığıdır. Dünya genelinde kalıcı görme kaybının en sık nedenlerinden biri olan glokom, genellikle ileri evrelere kadar belirti vermez. Ancak erken tanı ve tedavi, görme kaybını önlemek için kritik öneme sahiptir.
Göz İçi Basıncı ve Glokom İlişkisi
Sağlıklı bir gözde, göz içi sıvısı sürekli olarak üretilir ve dengeli bir şekilde emilerek boşaltılır. Bu mekanizma sayesinde göz içi basıncı normal seviyede kalır. Genelde 20-21 mm Hg altındaki göz tansiyonu normal kabul edilir. Ancak glokom hastalarının %70'inde göz içi basıncı 21 mm Hg ve üzerinde olabilir, %30'unda ise normal seviyelerde göz tansiyonu bulunabilir. Glokom tedavi edilmediğinde, görme kaybına yol açabilir.
Glokom Türleri Nelerdir?
Glokom, iki ana türde görülür:
-
Açık Açılı Glokom: Bu en yaygın glokom türüdür. Göz sıvısının boşaltılmasını sağlayan kanalcıklardaki tıkanıklık nedeniyle göz içi basıncı artar ve göz sinirine zarar verir. Erken tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına neden olabilir.
-
Dar Açılı Glokom: Genellikle yaşlı bireylerde ani kriz şeklinde ortaya çıkar. Şiddetli göz ağrısı, görme azalması, gözde kızarıklık, bulantı ve kusma gibi belirtilerle karakterizedir ve acil tedavi gerektirir.
Glokom ayrıca bebeklik ve çocukluk dönemlerinde de görülebilir. Bebeklerde gözde sulanma, ışığa karşı hassasiyet ve gözde büyüme gibi belirtiler olabilir.
Görme Kaybı Nasıl Oluşur?
Göz içi basıncının artması, göz sinirini besleyen damarlara baskı yaparak görme sinirinin kan akımını bozar. Bu durum, görme sinirindeki sinir liflerinin harap olmasına ve görme sinirinin çukurlaşmasına neden olur.
Glokom Belirtileri Nelerdir?
Glokom genellikle belirti vermez ve çoğu zaman rutin göz muayenesinde tesadüfen teşhis edilir. Açık açılı glokom ağrısızdır ve yavaş ilerler; bu nedenle hastalar hastalığın ileri evrelerinde görme kaybı yaşadıklarında fark edebilirler. İlk belirtiler arasında okurken sayfanın bazı kısımlarının görünmemesi yer alabilir. Akut glokom krizinde ise göz içi basıncı aniden yükselir ve şiddetli göz ağrısı, baş ağrısı, göz kanlanması, bulantı ve kusma gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu durum acil tedavi gerektirir.
Erken Tanının Önemi
Glokom tedavisiyle hastalık tamamen ortadan kaldırılamaz, ancak tedaviyle hastalığın ilerlemesi ve görme sinirine vereceği zarar durdurulabilir. Bu nedenle glokomun erken teşhisi büyük önem taşır. Erken tanı ve sürekli tedavi, hastalığın ilerlemesini engelleyerek yaşam kalitesini korumaya yardımcı olabilir.
Göz sağlığınızı korumak ve glokomdan etkilenmemeniz için düzenli göz muayenelerinizi aksatmayın.
Kaynak ve Fotoğraf: Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. M. Gürkan Tatar
Yorumlar
Kalan Karakter: