Ana Sayfa Gündem 20 Eylül 2016 1075 Görüntüleme

YAŞAYAN TARİH SALİHA SARI TAM 102 YAŞINDA

YAŞAYAN TARİH SALİHA SARI TAM 102 YAŞINDA

 Özel Haber: Aydın BİLGİLİ

Trakya’nın beklide en yaşlısı olan yaşayan tarih Babaeski Katranca köyünde ikamet etmeye devam eden Saliha Sarı tam 102 yaşında.

Bu güne kadar hiç hastane ve doktor yüzü görmeyen 7 çocuk, 20 torun, 26 torun çocuğu ve 2 torununun torunu olan Saliha Sarı Katranca köyünde yaşamına devam ediyor.

Mediha Topçu, Behtiye Öztürk, Vahide Eren, Nuriye Kesin, Vahit sarı, Vedat Sarı ve Arife Çetin’in anneleri Saliha Sarı 5 Kız ve 2 erkek çocuğundan 20 Torun, 26 Torununun çocuğu ve 2 tanede torununun torununa sahip.

Bugüne kadar köyden dışarı hemen hemen hiç çıkmayan ve hayatını çalışarak idame ettiren Zekâsında ve görme duyusundan hiçbir şey kaybetmeyen ve hafızası gayet güçlü olan Saliha Sarı bir gördüğü insanı asla unutmuyor.

Sarı daha düne kadar ayaklarının üzerinde kendi işini kendi görüyordu. Bu yaşına rağmen hiç hastane ve doktor yüzü görmeyen Saliha Sarı iki yıl öncesine kadar çetik örüp dikiş dikebiliyordu.

Bu kadar uzun yaşamanın sırlarını sorduğumuz Saliha Sarı hayat hikâyesinde gazetemize şunları söyledi;

“Söylediğim gibi ana yaşım tam 102 dir. Babam beni bir iki yaş küçük yazdırmış olabilir yani nüfus cüzdanımda ki yaşım gerçek yaşımdan biraz daha küçük. Ben bugüne kadar hep çalışarak yaşadım. Yani evimin bütün işlerini ben yaptım. Bugüne kadar köyümden dışarı hiç çıkmadım.

Tam 7 çocuk dünyaya getirdim. Bu çocuklarımdan da tam 20 torun sahibi oldum. Torunlarımın çocukları ise 26 tanedir. Torunlarımın torunu ise 2 tane hani derler ya torununun torununu görenler cennetlik olur diye inşallah da Allahım beni de cennetine kabul eder.

Bizim zamanımızda çiftçilik çok zordu. Şimdiki gibi biçerdöverler falan yoktu. Tarlamızı öküzlerle süreri buğdayımızı orakla biçer dövenle döverdik. Samanı bile sırtımızda taşırdık. Şimdi çiftçilik artık çok rahatmış. Çocuklar öyle anlatıyorlar.

Ben hayatım boyunca hiç ekmek, pilav ve makarna yemedim. Bol miktarda yoğurt, ayran ve süt içtim. Yani hayvansal gıdalarla ve sebze ağırlıklı beslendim. Çocuklarımla oturup sofrada yemek yediğim çok azdır. Onlar yemek yerken bile ben çalışmaya hep devam ettim. Yemeği hep ayaküstü yani atıştırarak yedim. Bugüne kadar hiç hastaneye ve doktora gitmedim. Hiç ilaç kullanmadım. Bugün bile gözlük kullanmıyorum ve ne olduğunu bile bilmem. Daha düne kadar yani bundan iki yıl öncesine kadar kışın ayaklarımıza giydiğimiz çetiklerimizi kendim örüyordum ve dikişlerimi de kendim dikiyordum.

İki yıl önceydi galiba ayaklarıma bir ağrı girdi ve tutmaz oldu. İki yıldır yatıyorum. Ne şekerim var ne tansiyonum var. Hiç ilaç kullanmadım. Benim ilaçlarım tamamen kendi ilaçlarımdır. Yani doğal ilaç kullanırım. Bizim zamanımızda okul olmadığı için okula gidemedim. Daha sonra ise babam göndermedi ve ben okuma yazma bilmiyorum. Bugüne kadar güneş daha hiç üzerime doğmadı. Yani ben güneş doğmadan önce mutlaka ayakta olurum. Hayvancılık yapıyorduk ve tek bakıcısı da bendim. Daha düne kadar evimin bahçesinde 400’e yakın tavşanım vardı. Ben ayaklarımın üzerinde dururken evimin avlusunda bir tek çöp bulunmazdı. Yediğimiz sebzeleri kendi bahçemde hep ben yetiştirip yerdik. Şimdiki gibi ilaçta kullanmazdık Tamamen hayvan gübresi kullanırdık.

Ama artık bu işlerin tümünü torunlarım yapıyor. Ben sadece yatıyorum. Şimdi bile ilaç kullanmıyorum. Kullandığı iki hap var. Biri mide koruyucu olarak birde vitamin hapı kullanıyorum.

Şimdi ki nesil böyle değil. Bakıyorum ve duyuyorum herkes hazır besleniyor ve ne olduğu belli olmayan gıdalar yiyorlar ve ondan sonra da herkes şişman ve herkes hasta. Şimdi ki gençler inek sağmayı bile bilmiyor ki makine ile sağıyorlar. Yayık yayıp ayran ve tereyağı yapan yok. Herkes ayranı bile çarşıdan şişe ile alıyorlar. Tereyağını çarşıdan alıyorlar. Bizler köylüyüz ve benim torunlarım yumurtayı bile kasabadan alıyorlar.

Benim şimdi gençlere söyleyeceğim tek şey var. Erken yatın erken kalkın. Kendi işinizi kendinin görün. Yiyeceklerinizi kendiniz üretin ve zamanında yemek yiyin ama az yiyin.

Bizler Babaeski SÖZ gazetesi olarak Saliha nineye daha nice sağlıklı uzun ömürler diliyoruz.

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Babaeski Söz Gazetesi bir Zortul Medya Grup A.Ş. kuruluşudur.