<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Sağlık</title>
         <link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/saglik/</link>
         <description></description><item>
			<title><![CDATA[Babaeski’de Nöbetçi Eczaneler: Acil İlaç İhtiyaçları İçin 7/24 Hizmet]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Babaeski’de nöbetçi eczaneler, 18 Ocak Pazar günü sabahına kadar vatandaşların acil ilaç ihtiyaçları için 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet vermeye devam edecek. İlçe merkezi ve beldelerde belirlenen nöbetçi eczaneler, gece boyunca açık olacak.

Babaeski Merkez Nöbetçi Eczanesi

Babaeski ilçe merkezinde nöbetçi olarak görev yapacak eczane:

Çelik Eczanesi
Adres: Hacı Hasan Mahallesi, Fatih Caddesi, No:15 Babaeski / Kırklareli.

Alpullu’da Nöbetçi Eczane

Alpullu beldesinde vatandaşların ilaç ihtiyaçlarını karşılayacak nöbetçi eczane:

Alpullu Eczanesi
Adres: Şeker Mahallesi, Kenan Evren Caddesi, No:15 Alpullu / Babaeski / Kırklareli.

Büyükmandıra’da Nöbetçi Eczane Hizmette

Büyükmandıra beldesinde nöbetçi eczane olarak:

Büyük Mandıra Eczanesi
Adres: Hatip Mahallesi, Atatürk Caddesi, No:111 Büyükmandıra / Babaeski / Kırklareli.

Babaeski, Alpullu ve Büyükmandıra’da görevli nöbetçi eczaneler, gece ve hafta sonu boyunca acil ilaç ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla vatandaşlara hizmet sunacak. Yetkililer, eczaneye gitmeden önce adres bilgisinin kontrol edilmesini öneriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2026/01/babaeski-de-nobetci-eczaneler-acil-ilac-ihtiyaclari-icin-7-24-hizmet-8297.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2026/01/babaeski-de-nobetci-eczaneler-acil-ilac-ihtiyaclari-icin-7-24-hizmet-8297.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2026/01/babaeski-de-nobetci-eczaneler-acil-ilac-ihtiyaclari-icin-7-24-hizmet-8297-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2026/01/babaeski-de-nobetci-eczaneler-acil-ilac-ihtiyaclari-icin-7-24-hizmet-8297.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/babaeski-de-nobetci-eczaneler-acil-ilac-ihtiyaclari-icin-7-24-hizmet/55084/</link>
			<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[YENİ YILDA İÇSEL YORGUNLUK ve YIL DÖNÜMÜ DEPRESYONUNA YAKALANMAMAK İÇİN ALTIN ÖNERİLER]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Her yılın sonunda yeni bir yıla girerken aynı sahneler; takvim yaprakları değişiyor, sokaklar ışıklanıyor ve geri sayımlar yapılıyor.  Ama birçok insan için yeni yıl beklenen ferahlığı getirmiyor. Aksine içten içe bir sıkışma, tarif edilmesi zor bir huzursuzluk ve hatta hüzün hissi beliriyor. Bu durum ‘’yıl dönümü depresyonu’’ olarak adlandırılıyor ve çoğu zaman dile getirilmiyor. Çünkü yeni yıl mutlu olunması gereken bir dönem olarak algılanıyor. “Yeni yıl, yeni umutlar” söylemi o kadar güçlü oluyor ki, bu dönemde iyi hissetmemek adeta bir kusur gibi algılanıyor. Oysa ruh sağlığı açısından bakıldığında yılbaşının herkes için aynı duygusal karşılığı olması beklenmiyor. Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatma Arkaz yeni yılın kişilerde hissettirdiği duygular hakkında bilgi verdi.

Yeni yıl bazıları için bir muhasebe zamanı iken bazıları için yük olabilir

Takvim değişimleri insan zihni için sembolik eşiklerdir ve yeni yıl ise belki de bunların en güçlüsüdür. Geçmiş yıl ister istemez gözden geçirilir; yapılanlar, yapılamayanlar, ertelenen hayaller… Bu içsel muhasebe bazı kişilerde motive edici olabilirken, bazıları için oldukça ağır bir yük haline gelir.

“Geçen yıl nerede olmalıydım?”

“Bu yaşta hala neden buradayım?”

“Zaman benden hızlı mı geçiyor?”

Bu sorular özellikle zor bir yıl geçirmiş bireylerde, kendini yetersiz hissetme ve başarısızlık duygusunu derinleştirir. Oysa hayat takvim yılına sığmayacak kadar karmaşık ve inişli çıkışlıdır.

Mutluluk baskısı göründüğünden daha yorucudur

Yeni yıl döneminde yaşanan ruhsal zorlanmanın önemli bir nedeni de görünmez ama güçlü bir baskıdır ‘’Mutlu olma zorunluluğu’’. Sosyal çevrede, reklamlarda ve özellikle sosyal medyada sürekli olarak neşeli, üretken ve umut dolu bir ruh hali idealize edilir. Bu tabloya bakıp kendini öyle hissetmeyen kişi, bir de suçluluk yaşamaya başlar. “Herkes mutlu, bir ben mi böyleyim?” düşüncesi sessizce zihne yerleşir. Oysa psikolojide biliyoruz ki bastırılan her duygu, başka bir yerden daha güçlü geri döner.

Sosyal medya: kutlamanın gölgede kalan yüzü

Yeni yıl döneminde sosyal medya karşılaştırma ihtiyacını zirveye taşır. Kalabalık sofralar, seyahatler, büyük hedefler… Ekranda görünen hayatlarla kendi yaşamını kıyaslamak çoğu zaman kişinin kendini eksik ve geride hissetmesine neden olur. Unutulan şey ise, sosyal medyada gördüğümüz şey hayatın tamamı değil; seçilmiş anların vitrini olduğudur. Ama duygular bu mantıksal bilgiyi her zaman dikkate almaz.

Yılbaşı sonrası sessiz kaygı oluşabilir

Yılbaşı geçtikten sonra ortaya çıkan bir hal vardır ‘’Sebepsiz huzursuzluk’’. Kutlamalar biter, gündelik hayat geri döner; işler, borçlar, sorumluluklar, belirsizlikler… Tüm bunlar yeni yılın ilk günlerinde yoğun bir kaygı hissi yaratabilir. Bu durum çoğu zaman abartı olarak görülür. Oysa bu zihnin tekrar gerçeklikle temas kurma sürecidir ve oldukça yaygındır.

Bazıları daha fazla risk altındadır

Bu dönem özellikle yalnız yaşayanlar, yakın zamanda kayıp yaşamış olanlar, ekonomik ya da mesleki belirsizlik içindeki bireyler için daha zorlayıcı olabilir. Daha önce depresyon ya da kaygı bozukluğu yaşamış kişilerde ise belirtiler yeniden alevlenebilir. Bu nedenle yeni yıl hüznü ya da kaygısı yaşayan kişilere “takılma” ya da “pozitif ol” demek, çoğu zaman yarardan çok zarar verir.

Belki de sorun yeni yıl değil, kendimize yüklediklerimizdir

Yeni yıl her şeyin bir gecede değişmesi gereken bir sınav değildir. Hayatı sıfırlamak zorunda değiliz. Bazen sadece durmak, yorgunluğu fark etmek ve kendimize biraz daha şefkatli davranmak yeterlidir.

Eğer bu dönemde yaşanan hüzün ve kaygı uzun sürüyor, günlük yaşamı zorlaştırıyor ve umutsuzluk hissi derinleşiyorsa, profesyonel destek almak bir zayıflık değil; ruhsal sağlığın doğal bir parçasıdır.

Takvim değişti diye her şey değişmek zorunda değildir. Yeni yıl büyük kararların değil; kendini anlamanın ve acele etmeden ilerlemenin zamanı da olabilir. Çünkü bazen en büyük başlangıç kendine biraz daha anlayış gösterebilmektir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2026/01/yeni-yilda-icsel-yorgunluk-ve-yil-donumu-depresyonuna-yakalanmamak-icin-altin-oneriler-6425.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2026/01/yeni-yilda-icsel-yorgunluk-ve-yil-donumu-depresyonuna-yakalanmamak-icin-altin-oneriler-6425.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2026/01/yeni-yilda-icsel-yorgunluk-ve-yil-donumu-depresyonuna-yakalanmamak-icin-altin-oneriler-6425-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2026/01/yeni-yilda-icsel-yorgunluk-ve-yil-donumu-depresyonuna-yakalanmamak-icin-altin-oneriler-6425.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/yeni-yilda-icsel-yorgunluk-ve-yil-donumu-depresyonuna-yakalanmamak-icin-altin-oneriler/54710/</link>
			<pubDate>Fri, 02 Jan 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Babaeski’de Sporculara Yönelik Bağımlılıkla Mücadele Eğitimi Verildi]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Babaeski İlçe Sağlık Müdürlüğü, gençlerin sağlıklı bireyler olarak yetişmesine katkı sunmak amacıyla önemli bir farkındalık çalışmasına imza attı. Babaeski Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde eğitim alan sporculara yönelik bağımlılıkla mücadele eğitimi düzenlendi.

Eğitimler Yaş Gruplarına Uygun Şekilde Gerçekleştirildi

Babaeski İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde görevli Dr. Efe Can Atay tarafından verilen eğitimlerde, sporcuların yaş gruplarına uygun içerikler hazırlandı. Eğitim kapsamında; madde bağımlılığı, teknoloji bağımlılığı ve zararlı alışkanlıkların bireysel ve toplumsal etkileri hakkında bilgilendirmeler yapıldı.



Sporculara Sağlıklı Yaşam Bilinci Aşılandı

Eğitim sürecinde, sporun sağlıklı yaşam üzerindeki olumlu etkilerine de vurgu yapıldı. Genç sporculara, bağımlılıklardan uzak durmanın hem fiziksel hem de zihinsel performans üzerindeki önemi anlatıldı. Bilgilendirici sunumlar ve örneklerle desteklenen eğitim, sporcular tarafından ilgiyle takip edildi.

İlçe Sağlık Müdürlüğü’nden Farkındalık Vurgusu

Babaeski İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, bu tür eğitimlerin gençleri zararlı alışkanlıklardan korumada büyük önem taşıdığı belirtilerek, bağımlılıkla mücadele çalışmalarının farklı kurumlarla iş birliği içinde sürdürüleceği ifade edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/babaeski-de-sporculara-yonelik-bagimlilikla-mucadele-egitimi-verildi-4995.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/babaeski-de-sporculara-yonelik-bagimlilikla-mucadele-egitimi-verildi-4995.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/babaeski-de-sporculara-yonelik-bagimlilikla-mucadele-egitimi-verildi-4995-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/babaeski-de-sporculara-yonelik-bagimlilikla-mucadele-egitimi-verildi-4995.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/babaeski-de-sporculara-yonelik-bagimlilikla-mucadele-egitimi-verildi/54125/</link>
			<pubDate>Sat, 13 Dec 2025 14:52:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Doç. Dr. Doğan: Kanıtlanmamış bitkisel ürün kullanımı böbrek ve karaciğer yetmezliğini tetikleyebilir]]></title>
			<description><![CDATA[TEKİRDAĞ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Doğan, üst solunum yolları enfeksiyonu tedavisinde kanıtlanmamış bitkisel ürünlerin kullanımına ilişkin uyararak, “Özellikle karaciğerde toksisiteye neden olarak akut karaciğer yetmezliğini tetiklemektedir. Bunun dışında böbrek fonksiyonlarında bozulmaya, akut böbrek yetmezliğinin gelişmesine neden olabilmektedir" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[NKÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Doğan, ülke genelinde hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte artan üst solunum yolları enfeksiyonlarında bilinçsiz ilaç kullanımına karşı uyardı. Doç. Dr. Doğan, üst solunum yolları enfeksiyonlarında genellikle antiviral ilaçların kullanıldığını, buna karşın bazı hastaların bilinçsizce antibiyotik yazılması için doktora ısrarcı olabildiğini söyledi. Bilinçsiz ilaç kullanımının risklerine dikkat çeken Doç. Dr. Mustafa Doğan, "Üst solunum yolları enfeksiyonları yüzde 90'ın üzerinde virüs kaynaklıdır, viral kaynaklı enfeksiyonlardır. Bunların tedavisi de genel olarak iki aşamada gerçekleşir. Birincisi semptomatik tedavi, şikayetlerin giderilmesine yönelik olarak gerçekleştirilir. İkincisi de uygun endikasyonu olan ağırlaştırıcı risk faktörü olan hastalarda kullanılacak olan antiviral ilaçlardır. Fakat toplumda yanlış ve bilinçsiz şekilde antibiyotik konusunda ısrarcı olunmakta ve tedavide herhangi bir katkısı ya da faydası olmamasına rağmen hastalar arasında antibiyotik kullanımı hekime dikte edilmekte, bunun oluşturmuş olduğu birçok sorunla karşı karşıya kalmaktayız" diye konuştu.



YANLIŞ ANTİBİYOTİK KULLANIMININ YAN ETKİLERİ

Yanlış antibiyotik kullanımında hastalarda çok sayıda yan etki görülebildiğini anlatan Doç. Dr. Doğan, "Antibiyotik kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan yan etkiler, alerjik reaksiyonlar. Özellikle uzun süreli antibiyotik kullanımına karşı ortaya çıkan bağırsak florasının bozulması ve buna bağlı ishal, bulantı ve kusma gibi şikayetler. Ayrıca o an mevcut olmayan, flora baskılanmasına bağlı olarak ortaya çıkan ağızda mantarlar, genital bölgede mantarlar gibi birçok şikayeti tetikleyebilmektedir. Ayrıca kendi semptomatik tedavimizde kullandığımız ilaçlarla ortak etkileşim meydana getirerek tedavinin etkisiz kalmasına ve iyileşmenin uzamasına da sebebiyet vermektedir" ifadelerini kullandı.

‘BİLİNÇSİZ BİTKİSEL ÜRÜN KULLANIMI ÖNERMİYORUZ’

Doç. Dr. Mustafa Doğan, bilinçsizce kullanılan bitkisel ürünlere dikkat çekerek, "Bunun dışında birtakım bitkisel ürünlerin kullanılması vatandaşlar arasında kabul gören bir kanıdır. Kanıtlanmamış, karışık bitkisel ilaç kullanımı, özellikle karaciğerde toksisiteye neden olarak akut karaciğer yetmezliğini tetiklemektedir. Bunun dışında böbrek fonksiyonlarında bozulmaya, akut böbrek yetmezliğinin gelişmesine neden olabilmektedir. Bu nedenle bilinçsiz ilaç ve bitkisel ürün kullanımını önermiyoruz" dedi.

‘SAĞLIK MERKEZİNE BAŞVURMALILAR'

Bilinçsiz ilaç ve bitkisel ürün kullanımına karşı oluşan durumlarda, hastaların, sağlık merkezine başvurmaları gerektiğinin altını çizen Doğan, "Öncelikle vatandaşlarımız, yakın bir sağlık merkezine başvurarak hekim kontrolünden geçirilmeli, ilk önerilecek şey uygunsuz ilaç ya da bitkisel ürün kullanımının bırakılmasıdır. Sonrasında oluşmuş toksik etkiler varsa hekim kontrolünde, gelişmiş olan bu durumun tedavisinin sağlanması gerekir. Vaka sayılarına baktığımızda okullarda verilen ara tatille, üst solunum yolları enfeksiyonlarında bir azalma gözlemledik. Okullar başladıktan sonra da bu vaka sayılarında bir artış var. Yüzde 15-20 oranında diyebiliriz. Günlük polikliniklerimizde üst solunum yolları enfeksiyonu ile başvuran hasta sayısında artış var" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/doc-dr-dogan-kanitlanmamis-bitkisel-urun-kullanimi-bobrek-ve-karaciger-yetmezligini-tetikleyebilir-8623.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/doc-dr-dogan-kanitlanmamis-bitkisel-urun-kullanimi-bobrek-ve-karaciger-yetmezligini-tetikleyebilir-8623.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/doc-dr-dogan-kanitlanmamis-bitkisel-urun-kullanimi-bobrek-ve-karaciger-yetmezligini-tetikleyebilir-8623-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/doc-dr-dogan-kanitlanmamis-bitkisel-urun-kullanimi-bobrek-ve-karaciger-yetmezligini-tetikleyebilir-8623.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/doc-dr-dogan-kanitlanmamis-bitkisel-urun-kullanimi-bobrek-ve-karaciger-yetmezligini-tetikleyebilir/53959/</link>
			<pubDate>Sun, 07 Dec 2025 12:56:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[PROSTAT KANSERİ SİNSİ İLERLİYOR!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[50 yaş üstü her erkek bu testi yaptırmalı! 

Genellikle geç fark ediliyor, oysa... 

Henüz belirti vermeden yakalanabiliyor! 

Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanseri ilk evrelerde belirti vermeden sessizce ilerlediği için genellikle geç fark ediliyor. Oysa, erken yakalandığında tedavinin başarı oranları belirgin şekilde yükseliyor. Acıbadem International Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman, düzenli yapılan testlerin erken tanıda son derece önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekerek, “Basit bir kan testi ve ürolojik muayene, pek çok erkeğin yaşamını değiştirecek kadar kritik bir önem taşımaktadır.  Hastalığın henüz belirti vermediği erken dönemde saptanması ve bu sayede tedavinin başarısının artması amaçlanmaktadır. Erken tanı için özellikle 50 yaş üstü erkeklerin, ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunanların ve risk grubunda olanların taramaları aksatmamaları hayat kurtarıcı bir adım olmaktadır. Özellikle risk grubundaki hastaların yakın takibi ve taranmaları hastalığın ilerlemeden saptanmasını ve tedavi edilmesini olanaklı kılmaktadır” diyor. 

Kanserle ilişkili ölümler arasında 3’üncü sırada!   

Prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz ve hızlı bir şekilde büyümesiyle ortaya çıkan prostat kanseri, güncel araştırmalara göre, her 100 bin erkekten yaklaşık 35’inde görülüyor. Avrupa’da erkeklerde en sık rastlanan kanser olan prostat kanseri, kanserle ilişkili ölümler arasında 3’üncü sırada yer alıyor. Görülme sıklığı ise yaşlanmaya bağlı olarak artış gösteriyor. Genellikle 50 yaş üstü erkeklerde rastlanan prostat kanseri riski yaş ilerledikçe belirgin şekilde artıyor ve 65 yaş üstü erkeklerde daha yaygın görülüyor. Klinik bir çalışmaya göre; 30 yaş altındaki erkeklerde görülme sıklığı yüzde 5 iken, bu oran yaşla birlikte artarak 79 yaş üstünde yüzde 59’a yükseliyor.  

Aile öyküsünde risk 2 kattan daha fazla artıyor! 

Ailesinde prostat kanseri öyküsü olan erkeklerin daha dikkatli olmaları gerekiyor. Çünkü, babasında prostat kanseri hikayesinin olması riski iki kattan daha fazla artırıyor. Prostat kanseri öyküsü olan bir erkek kardeş ise riski babası hasta olan erkeklerden daha fazla yükseltiyor. İlerleyen yaş ve aile öyküsünün dışında çevresel faktörler ve yaşam tarzı alışkanlıkları da prostat kanserinin riskleri arasında yer alıyor. Örneğin, aşırı kırmızı et ve işlenmiş gıda tüketimi, düşük sebze-meyve alımı, fiziksel aktivite eksikliği ve fazla kilo hormonal dengesizliklere yol açarak riski yükseltiyor. 

Başlangıçta genellikle sinsice ilerliyor

Erken evre prostat kanseri genellikle sinsi şekilde seyrediyor. Kansere bağlı semptomların sıklıkla hastalığın doğal seyri içinde geç dönemlerde ortaya çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman, şunları söylüyor: “Erken evre prostat kanseri belirtileri ve semptomları; idrarda kan görülmesi, idrarın pembe, kırmızı veya kahverenginde olması, menide kan görülmesi, daha sık idrara çıkma ihtiyacı, idrarı başlatmada güçlük, geceleri daha sık idrara çıkma ihtiyacıdır. İleri evrede ise hastaların yakınmaları farklılık gösterir. İdrar kaçırma, sırt ve kemik ağrısı, sertleşme sorunları, yorgunluk hissi, istem dışı kilo vermek, kollarda veya bacaklarda güçsüzlük bu evredeki bulgu ve belirtilerin başında gelmektedir.” 

Henüz belirti vermediği dönemde saptanabiliyor!

Kanser erken evrede fark edildiğinde tedavi seçenekleri ve tedavi edilebilirlik oranı önemli ölçüde artıyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman erken tanı için 50 yaş ve üzeri tüm erkekler ile ailesinde prostat kanseri öyküsü olan 45 yaş ve üzeri erkeklere yılda bir kez PSA kan testi ile prostat muayenesinin önerildiğini  vurgulayarak, “Bu programla hastalığın henüz belirti vermediği erken dönemde saptanması ve bu sayede tedavinin başarısının artırılması amaçlanmaktadır” bilgisini veriyor. Prostat kanserinin genellikle kandaki prostat spesifik antijen (PSA)  testi ile erken teşhis edilebildiğini anlatan Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman,  sözlerine şöyle devam ediyor: “Prostat kanserini tespit etmenin bir diğer yolu olan dijital rektal muayenede ise doktor prostat bezini muayene etmektedir. PSA ölçümünde veya muayenede şüphe varsa multiparametrik prostat MR planlanmaktadır. MR bulgularına göre şüpheli alanların varlığında MR füzyon biyopsi ile tanı konulabilmektedir. Son yıllarda multiparametrik prostat MR ile birlikte özellikle metastazı saptamakta kullanılan PSMA PET sintigrafi yöntemleri de güncel görüntüleme yöntemleri arasında yer almaktadır.” 

Robotik cerrahi güncel tedavi yöntemleri arasında

Prostat kanseri tedavisindeki başarılı sonuçlardan da bahseden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman, “Aktif gözetimin yanı sıra, robotik veya açık radikal prostatektomi, radyoterapi, minimal invaziv tedavi yöntemleri, hormon tedavisi ve kemoterapi de dahil olmak üzere prostat kanseri için çok çeşitli tedaviler mevcuttur” sözleriyle hastanın sağlık durumuna göre uygulanabilecek tedavi yöntemlerini sıralıyor. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/prostat-kanseri-sinsi-ilerliyor-9981.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/prostat-kanseri-sinsi-ilerliyor-9981.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/prostat-kanseri-sinsi-ilerliyor-9981-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/prostat-kanseri-sinsi-ilerliyor-9981.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/prostat-kanseri-sinsi-ilerliyor/53794/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 10:40:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Babaeski’de Nöbetçi Eczaneler 7/24 Hizmette]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Babaeski’de vatandaşların acil ilaç ve sağlık ihtiyaçlarını karşılamak üzere nöbetçi eczaneler 2 Aralık Salı sabahına kadar kesintisiz hizmet vermeye devam edecek. İlçede 7/24 açık olan eczaneler, hem merkezde hem de beldelerde vatandaşlara kolay ulaşılabilir sağlık hizmeti sunuyor.

Babaeski genelinde nöbetçi eczaneler, gece gündüz demeden vatandaşların acil ilaç ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Özellikle soğuk kış günlerinde artan sağlık sorunları nedeniyle nöbetçi eczanelerin önemi daha da artmış durumda.

Mine Eczanesi – Babaeski Merkez

Adres: Hamidiye Mahallesi, Kırklareli Caddesi, No:18/B, Babaeski / Kırklareli
Merkezde konumlanan Mine Eczanesi, ilçe sakinlerinin kolaylıkla ulaşabileceği bir noktada hizmet veriyor.

Nergiz Eczanesi – Alpullu

Adres: Şeker Mahallesi, Kenan Evren Caddesi No:11/A, Alpullu / Babaeski / Kırklareli
Alpullu’da hizmet veren Nergiz Eczanesi, beldedeki vatandaşların acil ilaç ihtiyaçlarını karşılamak için nöbette.

Büyük Mandıra Eczanesi – Büyükmandıra

Adres: Hatip Mahallesi, Atatürk Caddesi No:111, Büyükmandıra / Babaeski / Kırklareli
Büyükmandıra’da nöbetçi olan Büyük Mandıra Eczanesi, bölge halkının gece boyunca ihtiyaç duyabileceği sağlık ürünlerine erişim sağlıyor.

Acil Durumlarda Eczanelere Kolay Ulaşım Önemli

Nöbetçi eczaneler, özellikle gece saatlerinde ortaya çıkan acil sağlık ihtiyaçları için hayati önem taşıyor. Babaeski’de 2 Aralık Salı sabahına kadar açık olacak bu üç eczane, vatandaşlara kesintisiz hizmet sunmaya devam edecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/babaeski-de-nobetci-eczaneler-7-24-hizmette-8576.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/babaeski-de-nobetci-eczaneler-7-24-hizmette-8576.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/babaeski-de-nobetci-eczaneler-7-24-hizmette-8576-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/12/babaeski-de-nobetci-eczaneler-7-24-hizmette-8576.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/babaeski-de-nobetci-eczaneler-7-24-hizmette/53761/</link>
			<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 13:21:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kereviz: Kış Mevsiminin Şifalı ve Lezzetli Sebzesi]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kış mevsiminin en faydalı sebzelerinden biri olan kereviz, hem lezzetiyle hem de sağlık açısından sunduğu sayısız fayda ile sofralarda yerini alıyor. Düşük kalorili olması, yüksek lif oranı ve vitamin-mineral zenginliğiyle kereviz, kış aylarında vücudu hastalıklara karşı koruyor.

Kerevizin Besin Değeriyle Gelen Şifa

Kereviz, A, C, K vitaminleri, potasyum ve folik asit bakımından oldukça zengin bir sebzedir. Bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur, sindirim sistemini destekler ve vücuttaki toksinlerin atılmasına katkı sağlar. Ayrıca antioksidan özelliğiyle hücreleri yeniler ve yaşlanmayı geciktirir.



Kalp ve Sindirim Dostu Bir Sebze

Uzmanlara göre kereviz, kolesterolü düşürmede ve tansiyonu dengelemede önemli rol oynar. Lifli yapısı sayesinde bağırsakların düzenli çalışmasını destekler ve sindirimi kolaylaştırır. Aynı zamanda idrar söktürücü özelliği ile böbrek sağlığını korur.

Kerevizle Sağlıklı ve Lezzetli Tarifler

Kereviz, mutfakta farklı şekillerde değerlendirilebilen çok yönlü bir sebzedir.


	Zeytinyağlı kereviz hafifliğiyle öne çıkar.
	Portakallı kereviz tarifi, kış sofralarına hem aroma hem de C vitamini katar.
	Kereviz sapı salatalarda, çorbalarda ve smoothielerde kullanılabilir.


Lezzetli olduğu kadar sağlıklı bir seçenek olan kereviz, diyet yapanlar için de düşük kalorili bir alternatif sunar.



Kerevizi Sofranızdan Eksik Etmeyin

Kış aylarında sıkça tüketilmesi önerilen kereviz, bağışıklığı güçlendirir, vücudu arındırır ve genel sağlığı destekler. Düzenli tüketildiğinde, hem metabolizmayı hızlandırır hem de vücuda enerji verir.

Doğanın Şifası Kerevizle Sağlıklı Bir Kış

Kereviz, hem sağlığa katkıları hem de eşsiz aromasıyla kış mutfaklarının vazgeçilmezlerinden biri olmaya devam ediyor. Şifa deposu bu sebzeyi sofralarınızdan eksik etmeyin, doğanın sunduğu bu mucizeyle sağlıklı bir kış geçirin.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/11/kereviz-kis-mevsiminin-sifali-ve-lezzetli-sebzesi-2678.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/11/kereviz-kis-mevsiminin-sifali-ve-lezzetli-sebzesi-2678.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/11/kereviz-kis-mevsiminin-sifali-ve-lezzetli-sebzesi-2678-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/11/kereviz-kis-mevsiminin-sifali-ve-lezzetli-sebzesi-2678.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/kereviz-kis-mevsiminin-sifali-ve-lezzetli-sebzesi/53057/</link>
			<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 15:15:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Akciğer Kanseri Farkındalık Çağrısı]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 1-30 Kasım tarihleri arasında kutlanan “Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında toplumu bilinçlendirmeye yönelik bilgilendirmelerde bulundu. Hastanenin Tıbbi Onkoloji Uzmanları Doç. Dr. Ali Gökyer ve Uzm. Dr. Fatma Akdağ, akciğer kanserinin risk faktörleri, erken teşhis yöntemleri ve tedavi süreçleri hakkında açıklamalarda bulundu.



Uzmanlar, akciğer kanserinin dünyada en sık görülen ve en fazla ölüme yol açan kanser türü olduğunu vurguladı. GLOBOCAN 2022 verilerine göre, her yıl yaklaşık 2,5 milyon yeni vaka tespit edildiğini belirten uzmanlar, erken tanının hayat kurtarıcı olduğuna dikkat çekti.

Akciğer kanserinin en önemli nedeninin tütün ürünleri kullanımı olduğunu ifade eden uzmanlar, sigara, nargile ve elektronik sigara gibi tüm tütün ürünlerinden uzak durulması gerektiğini söyledi. Ülkemizde erkeklerde görülen vakaların yüzde 89,9’unun, kadınlarda ise yüzde 43’ünün tütün kullanımıyla ilişkili olduğuna dikkat çekildi.



Hastane yetkilileri, hastalığın erken evrede genellikle belirti vermediğini, ancak geçmeyen öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtilerin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini belirtti. Bu tür şikayetlerin ihmal edilmeden doktora başvurulmasının erken teşhis açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi.

Tanı sürecinde görüntüleme yöntemleri, bronkoskopi ve biyopsi gibi testlerin uygulandığı, tedavi planlamasında ise moleküler testlerle kişiye özel yaklaşımların ön plana çıktığı kaydedildi. Cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapi gibi çok yönlü tedavi seçeneklerinin başarıyla uygulandığı belirtildi.

Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi, vatandaşları düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeye çağırdı. Sigara bağımlılığından kurtulmak isteyenlerin ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı veya Sigara Bırakma Polikliniklerinden ücretsiz destek alabileceği hatırlatıldı. “Erken teşhis hayat kurtarır” vurgusuyla yapılan açıklamada, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin akciğer kanseriyle mücadelenin en güçlü yolu olduğu ifade edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/11/kirklareli-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-akciger-kanseri-farkindalik-cagrisi-7810.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/11/kirklareli-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-akciger-kanseri-farkindalik-cagrisi-7810.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/11/kirklareli-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-akciger-kanseri-farkindalik-cagrisi-7810-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/11/kirklareli-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-akciger-kanseri-farkindalik-cagrisi-7810.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/kirklareli-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-akciger-kanseri-farkindalik-cagrisi/52973/</link>
			<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 08:45:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA["Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları" Değerlendirme Süreci Başladı ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen “Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı” kapsamında yeni bir değerlendirme sürecine başladı. İl Sağlık Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Çiğdem Cerit’in başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, programın il genelindeki uygulamaları ve mevcut durumuna ilişkin sunum yapıldı.



İl Sağlık Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen programda, Bakanlık yetkililerine Kırklareli’ndeki hastaneler ve aile sağlığı merkezlerinin bebek dostu uygulamalardaki performansları hakkında bilgi verildi. Çalışmaların temel amacının, anne sütüyle beslenmenin teşvik edilmesi ve bebek sağlığının korunması olduğu belirtildi.

Dr. Çiğdem Cerit, yaptığı değerlendirmede, “Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı, anne ve bebek sağlığının korunmasında büyük önem taşıyor. Bu programla, sağlık çalışanlarımızın bilgi ve uygulama düzeylerini artırarak ailelere daha bilinçli destek sunmayı hedefliyoruz” dedi.



Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü, program kapsamında yürütülen değerlendirmelerin ardından gerekli iyileştirme adımlarını planlayacak. Amaç, il genelindeki tüm sağlık kuruluşlarının “Bebek Dostu” unvanını koruması ve bu anlayışın toplum genelinde yaygınlaşması.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/11/bebek-dostu-saglik-kuruluslari-degerlendirme-sureci-basladi-8545.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/11/bebek-dostu-saglik-kuruluslari-degerlendirme-sureci-basladi-8545.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/11/bebek-dostu-saglik-kuruluslari-degerlendirme-sureci-basladi-8545-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/11/bebek-dostu-saglik-kuruluslari-degerlendirme-sureci-basladi-8545.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/bebek-dostu-saglik-kuruluslari-degerlendirme-sureci-basladi/52949/</link>
			<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 10:43:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yeni Uzman Doktorlar Göreve Başladı ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi, sağlık hizmetlerinde güçlenmeye devam ediyor. İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Aytuğ Umut ile Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Tevfik Yetiş hastanede hasta kabulüne başladı. Yeni atamalar, ilde sağlık hizmetlerinin daha etkin ve ulaşılabilir hale gelmesini hedefliyor.



Uzm. Dr. Aytuğ Umut’un görevine başlamasıyla birlikte, İç Hastalıkları alanında poliklinik hizmetlerinin kapasitesi artırıldı. Hastaların daha kısa sürede muayene olabilmesi ve tedavi süreçlerinin hızlanması bekleniyor. Vatandaşlar, MHRS sistemi veya 182 üzerinden randevu alarak dahiliye muayenesi için başvuruda bulunabiliyor.



Op. Dr. Tevfik Yetiş’in Ortopedi ve Travmatoloji bölümünde göreve başlaması ise özellikle kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, kırık ve eklem sorunları yaşayan hastalar için önemli bir gelişme oldu. Hastane yönetimi, yeni uzman kadrosuyla birlikte ortopedi alanında da hizmet kalitesinin artacağını belirtti.

Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden yapılan açıklamada, vatandaşlara daha kapsamlı ve nitelikli sağlık hizmeti sunmak amacıyla hekim kadrosunun güçlendirilmesine devam edileceği ifade edildi. Hastane yönetimi, “Sağlıkta erişilebilirlik ve memnuniyet önceliğimizdir. Yeni hekimlerimizle birlikte halkımıza en iyi hizmeti sunmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/yeni-uzman-doktorlar-goreve-basladi-6283.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/yeni-uzman-doktorlar-goreve-basladi-6283.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/yeni-uzman-doktorlar-goreve-basladi-6283-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/yeni-uzman-doktorlar-goreve-basladi-6283.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/yeni-uzman-doktorlar-goreve-basladi/52767/</link>
			<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 10:18:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kırklareli'nden Meme Kanseri Farkındalık Eğitimi]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında önemli bir etkinliğe imza attı. Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı personelleri, Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Farmatek Fabrikası çalışanlarına yönelik kanser taramaları ve bilinçlendirme eğitimleri düzenledi.



Eğitim programında erken tanının önemi vurgulandı. Katılımcılara, düzenli tarama ve kontrollerin kanserin erken evrede teşhis edilmesindeki rolü anlatıldı. Ayrıca, sağlıklı beslenme ve yaşam alışkanlıklarının kanserden korunmadaki etkileri hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı.

Fabrika çalışanları, eğitim süresince merak ettikleri soruları uzman personele yönelterek hem kendi sağlıkları hem de aile sağlığı konusunda bilinçlendiler. Erken teşhis ve düzenli kontrolün hayat kurtarıcı olduğuna dikkat çekildi.

Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, bu tür farkındalık etkinliklerinin toplum sağlığını korumada büyük önem taşıdığını belirtti. “Erken Teşhis Hayat Kurtarır” sloganıyla yürütülen çalışmaların, kanserle mücadelede farkındalık yaratmayı ve bilinçli toplum oluşumunu desteklediği ifade edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/kirklareli-nden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi-1254.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/kirklareli-nden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi-1254.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/kirklareli-nden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi-1254-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/kirklareli-nden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi-1254.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/kirklareli-nden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi/52739/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 10:57:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Doç. Dr. Doğan: Gribal enfeksiyon vakalarında yavaşlama gözlemliyoruz]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TEKİRDAĞ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Doğan, ekim ayı başında sayısında artış yaşanan gribal enfeksiyon vakalarında yavaşlama gözlemlediklerini belirterek, "Toplam başvurularda yaklaşık yüzde 20-25 gibi bir artış oldu. Hızlı bir ivmelenmeydi bu. Günümüze geldiğimizde bu ivmelenmede bir yavaşlama gözlemlemekteyiz" dedi.

Ülke genelinde sonbaharla birlikte hava sıcaklıkları düşerken, beraberinde mevsimsel hastalıkları da getirdi. Nezle, grip gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarında ekim ayıyla birlikte artış yaşanırken, hastanelere başvurular da çoğaldı. NKÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Doğan, yaklaşık yüzde 20-25 oranında artış yaşanan hastane başvurularında, ekim ayıyla birlikte yavaşlama gözlemlediklerini söyledi. Doç. Dr. Doğan, "Mevsimsel dönüşümler, hava sıcaklıklarındaki değişimler kişilerin bağışıklık sistemini olumsuz etkileyerek gribal enfeksiyonların da daha sık ortaya çıkmasına sebebiyet verir. Ekim ayının başında vaka sıklığında bir artış yaşandı. Toplam başvurularda yaklaşık yüzde 20-25 gibi bir artış oldu. Hızlı bir ivmelenmeydi bu. Günümüze geldiğimizde bu ivmelenmede bir yavaşlama gözlemlemekteyiz. Hava sıcaklığındaki düşmeler toplu alanlarda insanların kümelenmesini arttırdı. Bu bir risk faktörü, okulların açılmış olması bir risk faktörü, servis kullanımı bir risk faktörü olarak değerlendirilebilir. Bunlar, solunum yoluyla, temas yoluyla bulaşan hastalıkların daha sık ortaya çıkmasına sebebiyet verir. Bunlara bağlı olarak da daha fazla gribal enfeksiyon vakası gördük" dedi.



'EŞLİK EDEN HASTALIĞI OLANLARDA DAHA AĞIR SEYREDER'

Gribal hastalıkların, kronik rahatsızlığı bulunan kişilerde daha ağır seyredebildiğini dile getiren Doç. Dr. Doğan, "Gribal hastalıklar, özellikle eşlik eden hastalığı olan kişilerde ağır seyreder. Zatürre teşhisiyle gelen vakalarımız oldu fakat bunlar genelde eşlik eden hastalığı olan gruplar. Solunum yetmezliği olan, kalp yetmezliği olan, KOAH hastalığı olan, böbrek yetmezliği, diyabeti olan kişilerde viral hastalığın üzerine bakteriyel enfeksiyon eklemlenerek daha ağır bir tabloyla başvurabiliyorlar. Bunlar içerisinde solunum yetmezliği ileri düzeyde olan insanların yoğun bakım süreçleri de oldu. Fakat bunlar sınırlı sayıda vakalar. Bunlar için de önerebileceğimiz şeyler; mutlak surette hastalığın bir başlangıç döneminde uzman hekime başvurmaları, bu minvalde bir antiviral tedavi başlanması, mevsime giriş sürecinde, bulunduğumuz dönemlerde gribal aşı ile hastalığın şiddetini daha azaltmaları önerilir" diye konuştu.

‘RİSK GRUBUNDAKİ HASTALARA GRİP AŞISI MUTLAKA ÖNERİRİZ’

Doç. Dr. Doğan, özellikle risk grubunda bulunan hastalarda grip aşısını önerdiklerini belirterek, "Grip aşısını bu mevsimde öneririz hatta biraz önce bahsettiğim risk grubundaki hastalara grip aşısı da, zatürre aşısı da mutlaka öneririz. Grip aşısının herhangi bir yaşı yok, herhangi bir yaş grubunda kullanılabilir bir aşı. Özellikle eşlik eden hastalığı olanlara daha fazla tavsiye edilir. Grip aşısını tüm yaş gruplarına öneririz. Grip aşısına karşı alerji yaşamayan tüm bireyler ve hatta hamilelik sürecinde de uygulanabilir" diye konuştu.

‘GRİP OLAN KİŞİLER MASKE KULLANMALI’

Kişilerin, hastalığa karşı alabileceklerini önlemlere de değinen Doç. Dr. Doğan, "İlk öncelikle grip hastalığı geçiren kişiler maske kullanmalı, toplu yaşam alanlarına zorunlu olmadıkça girmemeli. Hapşırma ve öksürme anında kolun iç tarafına hapşırarak hastalığın yayılımını engellemeli. Hasta ve bulaşı olan kişiler de daha hafif geçirmek adına yeterince sıvı tüketmeli. Uyku düzenlerine dikkat etmeli, sıcak banyolar önerilir. Ayrıca zerdeçal, zencefil gibi birtakım bitkisel ürünler, C vitamini; limon, portakal mevsime özgü meyve ve sebzeler tüketerek semptomların daha hafif geçirilmesini sağlayabilirler" ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/doc-dr-dogan-gribal-enfeksiyon-vakalarinda-yavaslama-gozlemliyoruz-9699.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/doc-dr-dogan-gribal-enfeksiyon-vakalarinda-yavaslama-gozlemliyoruz-9699.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/doc-dr-dogan-gribal-enfeksiyon-vakalarinda-yavaslama-gozlemliyoruz-9699-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/doc-dr-dogan-gribal-enfeksiyon-vakalarinda-yavaslama-gozlemliyoruz-9699.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/doc-dr-dogan-gribal-enfeksiyon-vakalarinda-yavaslama-gozlemliyoruz/52657/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 12:20:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kırmızı Biber: Kış Aylarının Şifa Kaynağı]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte bağışıklık sistemini güçlendiren besinlere olan ilgi artıyor. Bu dönemde sofralardan eksik edilmeyen kırmızı biber, hem lezzeti hem de sağlığa olan katkılarıyla dikkat çekiyor. Uzmanlar, kış aylarında kırmızı biber tüketiminin faydalarına vurgu yapıyor.

Kırmızı Biberin Sağlığa Faydaları

Kırmızı biber; A, C, E ve B vitaminleri açısından oldukça zengin bir besin olarak öne çıkıyor. Özellikle içerdiği yüksek C vitamini, vücudu soğuk algınlığı ve grip gibi kış hastalıklarına karşı korumada önemli rol oynuyor. Aynı zamanda bağışıklık sistemini destekleyen antioksidan bileşenleriyle dikkat çekiyor.

Lezzetiyle Sofraların Vazgeçilmezi

Hem taze hem kurutulmuş halde tüketilebilen kırmızı biber, yemeklere kattığı aroma ve renk sayesinde Türk mutfağında vazgeçilmezler arasında yer alıyor. Ayrıca pul biber ve toz biber gibi çeşitleriyle yemeklere farklı tatlar katıyor. Şefler, kırmızı biberin doğru kullanımının yemeğin lezzetini ciddi ölçüde artırdığını ifade ediyor.

Kış Aylarında Şifa Deposu

Uzmanlara göre, kış boyunca düzenli kırmızı biber tüketimi vücutta iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı oluyor. İçerdiği capsaicin maddesi sayesinde metabolizmayı hızlandırdığı bilinen kırmızı biber, sindirim sistemine de destek oluyor. Bu özelliği sayesinde diyet listelerinde sıkça yer buluyor.

Nasıl Tüketilmeli?

Kırmızı biber; salatalarda, çorbalarda, et ve sebze yemeklerinde kullanılabiliyor. Ayrıca kurulup öğütülerek baharat formunda yıl boyunca tüketilebiliyor. Uzmanlar, aşırıya kaçılmaması gerektiğini hatırlatarak mide hassasiyeti olan kişilerin dikkatli olmasını öneriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/kirmizi-biber-kis-aylarinin-sifa-kaynagi-5748.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/kirmizi-biber-kis-aylarinin-sifa-kaynagi-5748.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/kirmizi-biber-kis-aylarinin-sifa-kaynagi-5748-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/kirmizi-biber-kis-aylarinin-sifa-kaynagi-5748.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/kirmizi-biber-kis-aylarinin-sifa-kaynagi/52654/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 00:30:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[12 Ekim Dünya Artrit Günü: Eklemlerinizin Sesine Kulak Verin]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Her yıl 12 Ekim, Dünya Artrit Günü olarak kutlanıyor. Bu özel gün, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen artrit hastalığına dikkat çekmek, farkındalığı artırmak ve erken tanının önemini vurgulamak amacıyla düzenleniyor.

Artrit Nedir?

Artrit, genel anlamda eklemlerde iltihaplanma anlamına gelir. 100’den fazla farklı tipi bulunan bu hastalık, en yaygın olarak romatoid artrit ve osteoartrit şeklinde görülür. Artrit, yalnızca yaşlılarda değil; genç erişkinleri ve hatta çocukları bile etkileyebilir.

Belirtiler arasında eklem ağrısı, şişlik, sabah tutukluğu, hareket kısıtlılığı ve yorgunluk yer alır. Erken tanı ve düzenli tedavi, yaşam kalitesini büyük ölçüde artırır.



Erken Teşhisin Önemi

Uzmanlar, artritin erken teşhis edilmesinin eklem hasarını önlemede kritik rol oynadığını vurguluyor. Düzenli doktor kontrolleri, özellikle sabahları uzun süren eklem sertliği ve ağrı yaşayan kişiler için büyük önem taşıyor.

Erken tanı sayesinde uygun ilaç tedavisi, fizik tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleri ile hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabiliyor.

Sağlıklı Eklemler İçin Neler Yapılabilir?

Eklemlerin sağlıklı kalması için bazı basit ama etkili yaşam alışkanlıkları öneriliyor:


	Düzenli egzersiz yapın: Yüzme, yürüyüş ve pilates gibi düşük etkili aktiviteler eklem sağlığını destekler.
	Sağlıklı beslenin: Omega-3 açısından zengin balıklar, zeytinyağı ve sebzeler inflamasyonu azaltır.
	İdeal kiloyu koruyun: Fazla kilo, diz ve kalça eklemleri üzerinde baskı oluşturur.
	Sigara ve alkolü sınırlayın: Bu alışkanlıklar iltihabı artırabilir.


Dünya Artrit Günü’nün Amacı

Dünya Artrit Günü, yalnızca hastalığa dikkat çekmekle kalmaz; aynı zamanda artrit hastalarının yaşam kalitesini artırmaya yönelik toplumsal farkındalığı güçlendirmeyi hedefler. Bu kapsamda birçok ülkede seminerler, farkındalık yürüyüşleri ve bilgilendirici kampanyalar düzenlenir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/12-ekim-dunya-artrit-gunu-eklemlerinizin-sesine-kulak-verin-8005.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/12-ekim-dunya-artrit-gunu-eklemlerinizin-sesine-kulak-verin-8005.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/12-ekim-dunya-artrit-gunu-eklemlerinizin-sesine-kulak-verin-8005-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/10/12-ekim-dunya-artrit-gunu-eklemlerinizin-sesine-kulak-verin-8005.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/12-ekim-dunya-artrit-gunu-eklemlerinizin-sesine-kulak-verin/52261/</link>
			<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 09:50:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gebe Okulu Eğitimlerini Tamamlayan Anneler Sertifikalarını Aldılar]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Eylül Ayı Gebe Okulu Eğitimleri Başarıyla Tamamlandı

Babaeski Devlet Hastanesi’nde Eylül ayı Gebe Okulu eğitimleri başarıyla tamamlandı. Eğitim programına katılan anne adayları, düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. Hastane yönetimi, sağlıklı gebelik ve bilinçli annelik için bu eğitimlerin önemine dikkat çekti.



Gebe Okulu Eğitimleri Her Ay Düzenli Olarak Yapılıyor

Babaeski Devlet Hastanesi yetkilileri, Gebe Okulu eğitimlerinin her ay düzenli olarak devam ettiğini belirtti. Katılımın ücretsiz olduğu vurgulanan açıklamada, anne adaylarının bilinçli ve sağlıklı bir gebelik süreci geçirmeleri hedefleniyor.



Başvurular Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği’nden

Gebe Okulu’na katılmak isteyen anne adayları başvurularını Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği ile Gebe Bilgilendirme Polikliniği üzerinden gerçekleştirebiliyor. Hastane yetkilileri, tüm anne adaylarını sağlıklı gebelik ve bilinçli annelik eğitimlerine davet etti.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/gebe-okulu-egitimlerini-tamamlayan-anneler-sertifikalarini-aldilar-135.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/gebe-okulu-egitimlerini-tamamlayan-anneler-sertifikalarini-aldilar-135.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/gebe-okulu-egitimlerini-tamamlayan-anneler-sertifikalarini-aldilar-135-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/gebe-okulu-egitimlerini-tamamlayan-anneler-sertifikalarini-aldilar-135.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/gebe-okulu-egitimlerini-tamamlayan-anneler-sertifikalarini-aldilar/51847/</link>
			<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 15:52:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Diyetisyen Beyza Şule Kahraman’dan Sağlıklı Diyet Önerileri]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlıklı beslenme, modern yaşamın en önemli konularından biri haline geldi. Diyetisyen Beyza Şule Kahraman, sağlıklı bir yaşam sürdürmek isteyenler için doğru beslenmenin ipuçlarını paylaştı. İşte Beyza Şule Kahraman’ın önerileriyle sağlıklı bir diyetin püf noktaları.

Sağlıklı Diyet Neden Önemlidir?

Beyza Şule Kahraman’a göre sağlıklı diyet, sadece kilo kontrolü değil, aynı zamanda bağışıklık sisteminin güçlenmesi, enerji seviyesinin artması ve uzun vadede kronik hastalık riskinin azalması için kritik bir rol oynuyor. “Sağlıklı beslenme, yaşam kalitesini doğrudan etkiler,” diyor Kahraman.

Dengeli Beslenmenin Temel Kuralları

Kahraman, sağlıklı bir diyeti oluştururken dengeli beslenmenin altını çiziyor. Buna göre:


	Her öğünde protein, karbonhidrat ve sağlıklı yağ dengesine dikkat etmek
	Taze sebze ve meyve tüketimini artırmak
	İşlenmiş gıdalardan ve fazla şekerden uzak durmak


Su Tüketimi ve Metabolizma

Diyetisyen Beyza Şule Kahraman, sağlıklı beslenmede su tüketiminin önemini de vurguluyor. “Günde en az 2 litre su içmek, metabolizmayı hızlandırır ve vücutta toksinlerin atılmasına yardımcı olur,” şeklinde açıklıyor.

Ara Öğünler ve Kilo Kontrolü

Kahraman, ana öğünler arasındaki ara öğünlerin sağlıklı bir diyette büyük öneme sahip olduğunu belirtiyor. Fındık, yoğurt, meyve gibi sağlıklı ara öğünler, açlık krizlerini önler ve enerji seviyesini dengede tutar. Sağlıklı bir diyeti uygularken bireysel ihtiyaçların göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Beyza Şule Kahraman, “Herkesin metabolizması ve yaşam tarzı farklıdır. Bu nedenle kişiye özel bir diyet programı en sağlıklısıdır,” diyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/diyetisyen-beyza-sule-kahraman-dan-saglikli-diyet-onerileri-678.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/diyetisyen-beyza-sule-kahraman-dan-saglikli-diyet-onerileri-678.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/diyetisyen-beyza-sule-kahraman-dan-saglikli-diyet-onerileri-678-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/diyetisyen-beyza-sule-kahraman-dan-saglikli-diyet-onerileri-678.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/diyetisyen-beyza-sule-kahraman-dan-saglikli-diyet-onerileri/51633/</link>
			<pubDate>Sun, 21 Sep 2025 14:55:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sağlıklı Yaşamın Temeli: Yeterli Su Tüketimi]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyetisyen Beyza Şule Kahraman, günlük su tüketiminin önemine dikkat çekti. Kahraman, susuzluğun sağlık üzerinde ciddi etkileri olduğunu vurgulayarak, suyun yaşam için en basit ve güçlü yatırım olduğunu söyledi.

Susamayı Beklemek Geç Kalmak Demektir

Diyetisyen Kahraman, su içmenin sadece susadığınızda değil, gün boyunca düzenli olarak yapılması gerektiğini belirtti. “Günde kaç bardak su içiyorsunuz? Susamayı beklemek, vücudunuzun çoktan su ihtiyacını karşılayamadığı anlamına gelir. Bu yüzden su tüketimi bir alışkanlık haline getirilmelidir” dedi.

Sağlık İçin Cam ve Paslanmaz Şişeler Tercih Edin

Kahraman, suyun sağlık üzerindeki etkilerini artırmak için kullanılan malzemeye de dikkat çekti. “Cam ya da paslanmaz çelik şişelerden su içmek, hem suyun tadını korur hem de sağlığınız için güvenlidir” ifadelerini kullandı.

Su İçmek Neden Önemli?


	Metabolizmayı hızlandırır.
	Cilt sağlığını destekler.
	Böbrek ve sindirim sistemi fonksiyonlarını iyileştirir.
	Enerji seviyesini yükseltir.


Diyetisyen Beyza Şule Kahraman, günlük yaşamda su tüketimini artırmanın, sağlıklı yaşamın en temel adımlarından biri olduğunu vurguladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/saglikli-yasamin-temeli-yeterli-su-tuketimi-3644.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/saglikli-yasamin-temeli-yeterli-su-tuketimi-3644.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/saglikli-yasamin-temeli-yeterli-su-tuketimi-3644-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/saglikli-yasamin-temeli-yeterli-su-tuketimi-3644.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/saglikli-yasamin-temeli-yeterli-su-tuketimi/51581/</link>
			<pubDate>Sat, 20 Sep 2025 09:46:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Özel Bir Nefes Hastanesi ile Türk Sağlık-Sen'den İş Birliği Adımı]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kırklareli Türk Sağlık-Sen İl Başkanı Yüksel Kahyaoğlu ve beraberindeki heyet, Özel Bir Nefes Hastanesi’ni ziyaret ederek sağlık çalışanlarını kapsayan özel bir indirim protokolüne imza attı.

Sağlık Çalışanlarına Özel Avantajlar

Gerçekleştirilen protokol kapsamında, Türk Sağlık-Sen üyeleri ve sağlık çalışanları, hastanenin çeşitli hizmetlerinden özel indirimlerle yararlanabilecek. Bu adım, hem sağlık çalışanlarının motivasyonunu artırmayı hem de kurumlar arası dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor.

Ziyarete Katılan İsimler

Ziyarette Türk Sağlık-Sen Kırklareli İl Başkanı Yüksel Kahyaoğlu’na; İl Başkan Yardımcıları İlhami Akın Bozdoğan ve Serdar Cerrah, ayrıca Kadın Kolları İl Temsilcisi Gülay Tatlı eşlik etti. Heyet, hastane yönetimiyle yapılan görüşmede sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına ve sosyal haklarına yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Özel Bir Nefes Hastanesi’nden Teşekkür

Özel Bir Nefes Hastanesi yönetimi, imzalanan protokolden duydukları memnuniyeti dile getirerek şu açıklamayı yaptı: “Kurumlar arası iş birliğini güçlendiren bu anlamlı ziyaret ve protokol için Türk Sağlık-Sen Kırklareli Şubesi’ne teşekkür ederiz.”

Kurumlar Arası İş Birliği Güçleniyor

İmzalanan indirim protokolü, sağlık çalışanlarının sosyal ve ekonomik açıdan desteklenmesine katkı sunarken, Kırklareli’nde kurumlar arası iş birliğinin güzel bir örneğini oluşturdu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/ozel-bir-nefes-hastanesi-ile-turk-saglik-sen-den-is-birligi-adimi-5462.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/ozel-bir-nefes-hastanesi-ile-turk-saglik-sen-den-is-birligi-adimi-5462.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/ozel-bir-nefes-hastanesi-ile-turk-saglik-sen-den-is-birligi-adimi-5462-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/ozel-bir-nefes-hastanesi-ile-turk-saglik-sen-den-is-birligi-adimi-5462.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/ozel-bir-nefes-hastanesi-ile-turk-saglik-sen-den-is-birligi-adimi/51534/</link>
			<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 12:20:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sepsis: Hayati Tehlike Yaratan Sessiz Tehlike]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sepsis Nedir?

Sepsis, vücudun enfeksiyona karşı verdiği aşırı tepki sonucunda organların zarar görmesine ve hatta çoklu organ yetmezliğine yol açabilen ciddi bir sağlık sorunudur. Halk arasında “kan zehirlenmesi” olarak da bilinen sepsis, erken teşhis edilmediğinde ölümcül sonuçlar doğurabilir.



Sepsis Belirtileri Nelerdir?

Sepsisin belirtileri genellikle grip veya diğer enfeksiyonlarla karıştırılabilir. Ancak aşağıdaki işaretler mutlaka ciddiye alınmalıdır:


	Yüksek ateş veya aşırı üşüme
	Hızlı nefes alma ve kalp atışı
	Şiddetli halsizlik ve bilinç bulanıklığı
	Düşük tansiyon
	İdrar miktarında azalma


Risk Altındaki Gruplar

Sepsis her yaştan insanda görülebilir. Ancak özellikle şu gruplarda risk daha yüksektir:


	Yenidoğanlar ve küçük çocuklar
	Yaşlı bireyler
	Bağışıklık sistemi zayıf olanlar
	Kronik hastalıkları bulunanlar
	Büyük ameliyat geçiren veya yoğun bakımda tedavi gören hastalar


Erken Teşhisin Önemi

Sepsis vakalarında ölüm oranı oldukça yüksektir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre her yıl milyonlarca insan sepsis nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Ancak erken teşhis ve hızlı tedavi sayesinde bu risk büyük ölçüde azaltılabilir.

Tedavi Yöntemleri

Sepsis tedavisinde en önemli adım, enfeksiyonun kaynağının belirlenmesi ve uygun antibiyotik tedavisinin uygulanmasıdır. Hastalar genellikle yoğun bakımda takip edilir ve destekleyici tedavilerle organların zarar görmesi engellenmeye çalışılır.

Sepsisten Korunmak İçin Ne Yapılmalı?

Sepsisten korunmak için temel hijyen kurallarına uymak, aşıları aksatmamak ve enfeksiyon belirtileri görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurmak büyük önem taşır.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/sepsis-hayati-tehlike-yaratan-sessiz-tehlike-726.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/sepsis-hayati-tehlike-yaratan-sessiz-tehlike-726.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/sepsis-hayati-tehlike-yaratan-sessiz-tehlike-726-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/sepsis-hayati-tehlike-yaratan-sessiz-tehlike-726.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/sepsis-hayati-tehlike-yaratan-sessiz-tehlike/51460/</link>
			<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 00:02:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İncir Yaprağının Sağlığa Faydaları Saymakla Bitmiyor]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Doğal bitkiler arasında önemli bir yere sahip olan incir yaprağı, hem çay hem de farklı kullanım şekilleriyle şifa kaynağı olarak biliniyor. Antibiyotik etkisi bulunan yaprak, kan şekerini düzenlemesiyle özellikle diyabet hastaları için önerilen bitkisel destekler arasında yer alıyor. Düzenli tüketildiğinde kolesterol seviyesini kontrol altına alıyor ve kalp-damar sağlığını korumaya yardımcı oluyor.



İncir yaprağı, içerdiği kalsiyum ve potasyum sayesinde kemik sağlığını destekliyor. Osteoporoz riskini azaltırken, fosfor içeriğiyle de kemik incelmesini önlüyor. Bunun yanında cilt sağlığına da katkı sağlayan yaprak, egzama, sedef ve vitiligo gibi hastalıkların yanı sıra kırışıklık, sivilce ve leke problemlerine karşı doğal çözüm sunuyor.

İncir yaprağı çayı, öksürük ve ses kısıklığı gibi solunum yolu rahatsızlıklarında boğazı rahatlatıcı etki sağlıyor. Aynı zamanda lifli yapısıyla sindirim sistemini destekliyor ve kabızlığa karşı doğal bir çözüm oluyor. Düzenli tüketildiğinde metabolizmayı hızlandırarak kilo kontrolüne de yardımcı oluyor.



İncir yaprağının faydalarından yararlanmak için sadece çayını içmek gerekmiyor. Kaynatılıp soğutulan yaprak suyu cilt üzerine sürülerek tahrişleri azaltabiliyor, yaprak sütü ise siğil ve cilt lekelerine karşı kullanılabiliyor. Ancak uzmanlar, özellikle diyabet hastalarının incir yaprağını tüketmeden önce doktorlarına danışması gerektiği konusunda uyarıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/incir-yapraginin-sagliga-faydalari-saymakla-bitmiyor-7601.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/incir-yapraginin-sagliga-faydalari-saymakla-bitmiyor-7601.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/incir-yapraginin-sagliga-faydalari-saymakla-bitmiyor-7601-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/incir-yapraginin-sagliga-faydalari-saymakla-bitmiyor-7601.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/incir-yapraginin-sagliga-faydalari-saymakla-bitmiyor/51309/</link>
			<pubDate>Wed, 10 Sep 2025 19:00:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kırklareli'nde Halk Sağlığı İçin Yürüyüş Etkinliği ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü, 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında farkındalık oluşturan bir yürüyüş etkinliği düzenledi. Etkinliğe İl Sağlık Müdürlüğü ve bağlı birimlerin yanı sıra Yeşilay Kırklareli Şubesi de katıldı. Atatürk Stadyumu’nda gerçekleşen yürüyüş, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı.



Etkinlikte sağlıklı yaşamın önemi vurgulanırken, hareketli bir yaşam tarzının kronik hastalıkların önlenmesindeki rolüne dikkat çekildi. Katılımcılar, “Sağlık için harekete geç” çağrısıyla stadyumda bir araya gelerek hem farkındalık oluşturdu hem de sağlıklı yaşam konusunda örnek bir davranış sergiledi.



İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, düzenli fiziksel aktivitenin kalp-damar hastalıkları, obezite ve diyabet gibi rahatsızlıklara karşı koruyucu etkisine değindi. Ayrıca, Yeşilay ile yapılan iş birliği sayesinde toplum genelinde spor ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılmasının hedeflendiği belirtildi.



Kırklareli’nde düzenlenen yürüyüş, Halk Sağlığı Haftası’nın önemini gözler önüne sererken, katılımcılara sağlıklı yaşam bilincini artırma fırsatı sundu. Etkinlik sonunda vatandaşlar, benzer organizasyonların artırılmasının sağlıklı bir gelecek için kritik olduğunu ifade etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/kirklareli-nde-halk-sagligi-icin-yuruyus-etkinligi-8213.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/kirklareli-nde-halk-sagligi-icin-yuruyus-etkinligi-8213.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/kirklareli-nde-halk-sagligi-icin-yuruyus-etkinligi-8213-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/kirklareli-nde-halk-sagligi-icin-yuruyus-etkinligi-8213.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/kirklareli-nde-halk-sagligi-icin-yuruyus-etkinligi/51251/</link>
			<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 12:30:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA["Hayatı Kaçırma, Sağlığına Değer Ver" ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Haftası kapsamında vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla etkinlik düzenledi. “Dijital Dünyanı Yönet, Hayatı Kaçırma” temasıyla Kırklareli Semt Pazarı’nda kurulan stantta, vatandaşlara çeşitli bilgilendirmeler yapıldı.

Etkinlikte, dijital cihazların aşırı kullanımının bireylerin sosyal yaşamını ve ruh sağlığını olumsuz etkilediği vurgulandı. Uzmanlar, ekranlardan uzaklaşıp gerçek hayata katılmanın önemine dikkat çekerek, vatandaşları sağlıklı yaşam alışkanlıkları konusunda bilgilendirdi.



Stant ziyaretleri sırasında vatandaşlara Sağlıklı Hayat Merkezi Ruh Sağlığı Danışmanlığı hakkında da bilgi verildi. Danışmanlık hizmetine yönlendirilen katılımcıların, psikososyal destek alarak daha sağlıklı bir yaşam sürmeleri hedeflendi.

İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, dijital bağımlılıkla mücadelede bireysel farkındalığın önemine dikkat çekti. Yetkililer, “Ekranlardan uzaklaşıp hayata katılmak ruh ve beden sağlığımız için en değerli adımdır” mesajını paylaştı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/hayati-kacirma-sagligina-deger-ver-1793.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/hayati-kacirma-sagligina-deger-ver-1793.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/hayati-kacirma-sagligina-deger-ver-1793-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/hayati-kacirma-sagligina-deger-ver-1793.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/hayati-kacirma-sagligina-deger-ver/51220/</link>
			<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 13:10:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Lüleburgaz'da Sigara Bırakma Polikliniği Açıldı ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kırklareli Valisi Uğur Turan, 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında düzenlenen Lüleburgaz Sigara Bırakma Polikliniği Açılış Töreni’ne katıldı. Açılış programı, Lüleburgaz Kaymakamı Kemal Yıldız, Lüleburgaz Belediye Başkanı Dr. Murat Gerenli, İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem Cerit, sağlık çalışanları ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirildi.



Dualarla açılan poliklinik, sigara bağımlılığıyla mücadelede bölge halkına önemli bir hizmet sunmayı amaçlıyor. Açılışta konuşan Vali Turan, sigaranın kalp-damar hastalıkları, kanser ve solunum yolu rahatsızlıkları başta olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununa yol açtığını vurguladı.



Vali Turan, Sağlık Bakanlığı verilerine göre her yıl on binlerce kişinin sigaraya bağlı nedenlerle hayatını kaybettiğini hatırlatarak, sigara bırakma polikliniklerinin toplum sağlığı için kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Bu merkezlerin, vatandaşların sağlıklı bir geleceğe adım atmasında rehberlik edeceğini ifade etti.



Törende sigarayı bırakan vatandaşlara sertifikaları takdim edildi. Vali Turan, sertifika alanları tebrik ederek, sigara kullanan herkesi bu zararlı alışkanlıktan kurtulmaya davet etti. Lüleburgaz’da açılan yeni polikliniğin, halk sağlığına önemli katkılar sunması bekleniyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/luleburgaz-da-sigara-birakma-poliklinigi-acildi-2639.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/luleburgaz-da-sigara-birakma-poliklinigi-acildi-2639.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/luleburgaz-da-sigara-birakma-poliklinigi-acildi-2639-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/09/luleburgaz-da-sigara-birakma-poliklinigi-acildi-2639.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/luleburgaz-da-sigara-birakma-poliklinigi-acildi/51129/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Sep 2025 12:15:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kırklareli EAH Gebe Okulu Eğitimi Tamamlandı]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi, anne ve baba adaylarını doğuma en iyi şekilde hazırlamak amacıyla düzenlediği Gebe Okulu eğitimini başarıyla tamamladı. Eğitim kapsamında katılımcılara doğum öncesi hazırlık, doğum ve doğum sonrası süreç, yenidoğan bakımı ve emzirme konularında kapsamlı bilgiler aktarıldı.



Gebe Okulu sorumlu hekimi Prof. Dr. Emel Kurtoğlu Özdeş ve uzman ekibi; diş hekimi, eğitici ebe, çocuk hemşiresi, psikolog, fizyoterapist ve beslenme-diyetetik uzmanı ile anne ve baba adaylarına rehberlik etti. Eğitimler, katılımcılara doğum sürecini güvenle yönetme ve bilinçli hazırlık yapma fırsatı sundu.



Eğitimler sırasında gebeler, sorumlu ebeleri eşliğinde TDL (Travay-Doğum-Loğusa) odalarını gezdi ve doğum ünitesinde görevli ebelerle tanışma imkânı buldu. Böylece anne adayları, doğum süreci hakkında pratik bilgi edinme fırsatı yakaladı.



2025 Ağustos dönemi eğitimini tamamlayan anne adaylarına belgeleri takdim edildi. Gebe Okulu kayıtları devam ediyor; katılmak isteyenler EBE Polikliniği, NST-Emzirme Danışmanlığı Polikliniği veya Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği’ne başvurabilirler.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-eah-gebe-okulu-egitimi-tamamlandi-790.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-eah-gebe-okulu-egitimi-tamamlandi-790.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-eah-gebe-okulu-egitimi-tamamlandi-790-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-eah-gebe-okulu-egitimi-tamamlandi-790.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/kirklareli-eah-gebe-okulu-egitimi-tamamlandi/50999/</link>
			<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 08:20:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Aronya Meyvesi: Sağlığa Faydalarıyla Öne Çıkıyor ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Aronya meyvesi (Aronia melanocarpa), gülgiller familyasına ait, siyah renkli ve hafif ekşi tadıyla bilinen üzümsü bir meyvedir. Kuzey Amerika kökenli olan bu meyve, günümüzde Avrupa’nın bazı bölgelerinde de yetiştirilmektedir ve sağlık açısından sunduğu faydalarla dikkat çekmektedir.

Aronya meyvesi, yüksek antioksidan içeriği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir. İçerdiği polifenol ve antosiyaninler, hücreleri serbest radikallerin neden olduğu hasarlardan korur ve iltihaplanmayı azaltarak vücudun savunma mekanizmalarını destekler. C vitamini açısından zengin olan aronya, enfeksiyonlara karşı vücudun direncini artırır.



Aronya meyvesi, kolesterol ve trigliserid düzeylerini düzenleyerek kalp sağlığını korur. Kan şekerini dengelemeye yardımcı olur ve diyabet yönetiminde destekleyici bir rol oynar. Ayrıca metabolik bozuklukları önleyerek kan akışını iyileştirir ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar.

Araştırmalar, aronya meyvesinin böbrek ve karaciğer sağlığını destekleyebileceğini göstermektedir. İçerdiği antioksidanlar ve biyoaktif bileşikler sayesinde kanser hücrelerinin büyümesini engelleyici potansiyele sahiptir. Düzenli tüketimi, vücudu serbest radikallerin olası zararlı etkilerinden korur ve genel sağlığı destekler.



Aronya meyvesi genellikle güvenle tüketilebilen bir meyvedir. Tadının yoğunluğu nedeniyle ağızda kuruluk yapabileceğinden, meyve suyu, smoothie veya yoğurt gibi besinlerle birlikte tüketilmesi önerilmektedir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/aronya-meyvesi-sagliga-faydalariyla-one-cikiyor-1191.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/aronya-meyvesi-sagliga-faydalariyla-one-cikiyor-1191.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/aronya-meyvesi-sagliga-faydalariyla-one-cikiyor-1191-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/aronya-meyvesi-sagliga-faydalariyla-one-cikiyor-1191.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/aronya-meyvesi-sagliga-faydalariyla-one-cikiyor/50775/</link>
			<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 11:30:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[SUDA DOĞUM HAKKINDA EN ÇOK MERAK EDİLEN 7 SORU]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bebeğin anne karnındaki su yolculuğu suda doğum ile devam ediyor 

Ağrı seviyesi 10’dan 3-4’e düşüyor… 

Gebeliğin özellikle son aylarında anne adaylarının temel beklentisi stresten uzak, rahat bir doğum yapıp, bebeğini sağlıkla kucağına almak oluyor. Suda doğum yöntemi de, daha doğal, daha az ağrılı olması; annelere fiziksel ve psikolojik destek imkanı sunmasıyla giderek daha çok anne adayı tarafından tercih ediliyor. Suda doğum yöntemi hakkında bilgi veren Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Refika Gasimova, "Sıcak su tüm kaslarımızı gevşetiyor, spazmları çözüyor. Anında vücutta rahatlama duygusu hissediliyor. Annenin ağrısını 10 üzerinden puanlarsak, suda doğumda ağrı şiddeti 3-4 puana kadar düşerek daha tolere edilebilecek seviyeye geliyor. Buna ek olarak, tüm dünyada doğum sonrası annelerin en yüksek düzeyde memnuniyet duydukları doğum şekli suda doğumdur" diyor.  Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Refika Gasimova, suda doğum hakkında en çok merak edilen 7 sorunun yanıtını şöyle sıralıyor: 

Suda doğum nedir ve nasıl gerçekleşir? 

Suda doğum, doğumun en sancılı ve en aktif olan kısmının veya tamamının sıcak su dolu özel bir havuzda gerçekleşmesini sağlayan bir yöntem. Havuz içinde 35-37 derece ısıda bulunan su, annenin rahatlamasına, kasların gevşemesine ve ağrıları daha kolay atlatmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda doğumun daha konforlu, sakin ve doğal bir ortamda geçmesini sağlıyor.

Bu doğum yöntemi anneye ne sağlıyor? 

Sıcak suyun ağrı şiddetini azaltması, spazmları çözmesi ve kasılmaları daha az hissedilir hale getirmesi epidural veya morfin türevi ağrı kesicilerin etkilerine yaklaşıyor. Annenin fiziksel ve psikolojik gerginliğinin azaldığını vurgulayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Refika Gasimova, “Psikolojik anlamda havuz, anne ile dış dünya arasında iyi bir tampon görevi görerek mahremiyet sağlıyor. Sürekli ebe, eş desteği ciddi güven hissi oluşturuyor. Yerçekimi kasları çok yorar, biz otururken bile çoğu kasımızı çalıştırırız. Burada ise suyun kaldırma kuvveti yerçekimiyle hissedilen ağırlığı azalttığı için kas yükü hafifliyor, annenin hareket kabiliyeti artıyor” sözleriyle yöntemin faydalarını anlatıyor. 

Bebek sağlığı açısından faydası var mı? 

Bebek için daha nazik bir doğum şekli olan suda doğumda bebeğe giden kan akışı artıyor, yani daha fazla kan ve oksijen ulaşıyor. Bebeğe ilk dokunan kişi anne olduğu için ”ten tene temas” sağlanıyor. Bu da doğumdan hemen sonra annede pozitif duygulara yol açan oksitosin hormonunu tetikliyor ve anne bebek arasında kurulacak bağın ilk adımını oluşturuyor. 

Her anne adayı suda doğum yapabilir mi? 

Prensip olarak vajinal doğum yapabilecek her anne adayının suda doğum için uygun olduğu düşünülüyor. Anne ve bebek sağlığı açısından sezaryen doğum yapılması gereksinimi olan durumlarda ise önerilmiyor. Bu uygunluğun hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

Bebek havuzdaki suyu yutar mı? 

Ailelerin suda doğumla ilgili en büyük kaygılarından birinin bebeğin su yutma ihtimali olduğuna değinen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Refika Gasimova, “Bebekler zaten 9 ay anne karnında suyun içinde gelişiyor ve büyüyor. Aslında bebek sudan suya doğuyor, çünkü bebekler zaten suyun içinde. En önemlisi suya doğan bebeği havuzdan çıkarıp tekrar suya sokmamamız gerekiyor. Bunun için suya doğum tecrübesi olan doktor ve ebe ekibiyle çalışmak önem taşıyor” diye konuşuyor.  

Riskleri var mı?  

Havuzdaki suyun hem temizlik hem de ısı açısından anne karnındaki amniyon sıvısıyla aynı özellikleri taşıması gerekiyor. Süreç kurallara uygun ilerlediğinde müdahaleli doğum oranı azalıyor; vakum, forseps ve epizyotomi gerekmiyor. Dokular suda esnediği için dikiş ihtiyacı azalıyor. Deneyimli bir ekip tarafından yapılırsa dezavantajı bulunmuyor. Su, süreci olumlu yönde etkiliyor ve doğum sonrası memnuniyet çok daha yüksek oluyor.

Suda doğum hakkında en sık hangi kaygılar yaşanıyor? 

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Refika Gasimova, “Suyun enfeksiyon riskini artırdığı ve özellikle suda kalma süresi uzarsa enfeksiyon riskinin arttığı düşünülüyor. Oysa ki bu doğru değil. Bir diğer yanlış kanı da ikiz gebelik, SSVD (Sezaryen sonrası vajinal doğum), makat (ters gelişli) gebeliklerde suda doğum yapılamayacağı. Bu bilgiler de doğru değil” diyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/suda-dogum-hakkinda-en-cok-merak-edilen-7-soru-7759.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/suda-dogum-hakkinda-en-cok-merak-edilen-7-soru-7759.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/suda-dogum-hakkinda-en-cok-merak-edilen-7-soru-7759-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/suda-dogum-hakkinda-en-cok-merak-edilen-7-soru-7759.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/suda-dogum-hakkinda-en-cok-merak-edilen-7-soru/50752/</link>
			<pubDate>Sat, 23 Aug 2025 08:40:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 9 Klinik “Eğitim Kliniği” Oldu]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[31 Yeni Asistan Hekim Göreve Başlayacak

Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 9 ayrı klinik, “Eğitim Kliniği” statüsü kazandı. Bu önemli gelişmeyle birlikte, Ağustos 2025 Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonuçlarına göre 7 klinikte toplam 31 yeni asistan hekim görevine başlayacak.

Sağlık Hizmetlerinde Daha Kapsamlı ve Hızlı Çözümler

Genişleyen uzman kadrosu sayesinde hastane, yalnızca Kırklareli halkına değil, aynı zamanda çevre illerde yaşayan vatandaşlara da daha kapsamlı, hızlı ve nitelikli sağlık hizmeti sunma imkânı elde edecek. Böylece bölgedeki sağlık altyapısının güçlenmesi hedefleniyor.

Üniversite ile Sağlık Hizmetleri Daha Güçlü

Kırklareli Üniversitesi’nin sağlık alanındaki bilgi birikimi ve akademik deneyiminin sahaya daha etkin şekilde yansımasıyla, bölgede sağlık hizmetlerinin kalitesinin üst seviyeye taşınması bekleniyor. Eğitim Kliniği statüsü, hem hizmet hem de akademik çalışmalar açısından hastaneye büyük katkı sağlayacak.

Bölgenin Sağlık Alanındaki Cazibesi Artacak

Bu gelişme, Kırklareli ve çevre illerde yaşayan vatandaşlara daha yüksek standartlarda tedavi imkânı sunmanın yanı sıra; nitelikli hekimlerin yetişmesine de katkı sağlayacak. Böylece Kırklareli, sağlık alanında daha cazip bir merkez haline gelecek ve bölgenin geleceğine önemli bir yatırım yapılmış olacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-egitim-ve-arastirma-hastanesi-nde-9-klinik-egitim-klinigi-oldu-5429.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-egitim-ve-arastirma-hastanesi-nde-9-klinik-egitim-klinigi-oldu-5429.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-egitim-ve-arastirma-hastanesi-nde-9-klinik-egitim-klinigi-oldu-5429-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-egitim-ve-arastirma-hastanesi-nde-9-klinik-egitim-klinigi-oldu-5429.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/kirklareli-egitim-ve-arastirma-hastanesi-nde-9-klinik-egitim-klinigi-oldu/50612/</link>
			<pubDate>Mon, 18 Aug 2025 13:35:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sağlıklı Yaşamın Sırrı: Günlük Soğan Tüketimiyle Gelen Faydalar]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Soğan Neden Bu Kadar Önemli?

Soğan, mutfakların vazgeçilmez sebzelerinden biri olmasının yanı sıra sağlık açısından da birçok fayda sunuyor. İçeriğindeki vitaminler, mineraller ve antioksidanlar sayesinde hem bağışıklık sistemini güçlendiriyor hem de birçok hastalığa karşı koruyucu etki gösteriyor.

Bağışıklık Sistemini Güçlendiriyor

Soğan, özellikle kış aylarında sık görülen grip ve soğuk algınlığına karşı doğal bir koruyucu. İçeriğindeki C vitamini sayesinde vücudun savunma mekanizmasını güçlendiriyor.

Kalp ve Damar Sağlığını Destekliyor

Soğanın düzenli tüketimi, kötü kolesterolün düşmesine yardımcı olurken, kan basıncını dengeleyici etkisiyle kalp ve damar hastalıklarına karşı koruma sağlıyor.

Sindirim Sistemine Katkı Sağlıyor

Lif açısından zengin olan soğan, bağırsak sağlığını destekliyor ve sindirimi kolaylaştırıyor. Aynı zamanda kabızlık sorunlarının giderilmesine de yardımcı oluyor.

Kan Şekerini Düzenlemeye Yardımcı

Soğan, içerdiği özel bileşenler sayesinde kan şekeri seviyelerinin dengelenmesine yardımcı oluyor. Bu özelliğiyle özellikle diyabet hastaları için doğal bir destekleyici olarak öne çıkıyor.

Antibakteriyel ve Antiviral Etkiye Sahip

Doğal bir antibiyotik olarak bilinen soğan, mikroplara karşı savaşta etkili. Özellikle çiğ tüketildiğinde vücudu zararlı bakterilerden arındırmaya yardımcı oluyor.

Cilt ve Saç Sağlığına Faydaları

Soğan, içerdiği vitamin ve mineraller sayesinde cilt sağlığını desteklerken saç dökülmesini azaltıcı etkileriyle de dikkat çekiyor.

Soğanı Nasıl Tüketmeli?

Soğanın en faydalı hali çiğ tüketimdir. Ancak yemeklerde, salatalarda, çorbalarda ya da turşu halinde de sağlıklı bir şekilde kullanılabilir. Düzenli ve ölçülü tüketildiğinde vücuda sayısız fayda sağlar.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/saglikli-yasamin-sirri-gunluk-sogan-tuketimiyle-gelen-faydalar-7281.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/saglikli-yasamin-sirri-gunluk-sogan-tuketimiyle-gelen-faydalar-7281.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/saglikli-yasamin-sirri-gunluk-sogan-tuketimiyle-gelen-faydalar-7281-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/saglikli-yasamin-sirri-gunluk-sogan-tuketimiyle-gelen-faydalar-7281.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/saglikli-yasamin-sirri-gunluk-sogan-tuketimiyle-gelen-faydalar/50596/</link>
			<pubDate>Sun, 17 Aug 2025 12:10:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BESİN ZEHİRLENMESİNE KARŞI 18 ETKİLİ ÖNLEM!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dikkat! Yaz aylarında tehlike artıyor!

Dünyada her yıl 600 milyon kişiyi etkiliyor! 

Bir kereden fazla ısıtılan yemek zehre dönüşebilir!  

Bu hatalar besin zehirlenmesine neden olabilir!

Besin zehirlenmesi her yıl milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir sağlık sorunu. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 milyon kişi besin zehirlenmesi sorunu yaşıyor ve bu kişilerden 420 bini hayatını kaybediyor. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı’nın kayıtları, her yıl binlerce besin zehirlenmesi tablosuyla karşılaşıldığını gösteriyor. Özellikle yaz aylarında artış gösteren besin zehirlenmesi, genellikle bakteri, virüs ile parazit gibi mikroorganizmaların veya bunların ürettikleri toksinlerin gıdalar aracılığıyla vücuda girmeleriyle oluşuyor. Gıdanın uygun şekilde saklanmaması ve hazırlanmaması, yeterince pişirilmemesi veya çapraz bulaşma gibi durumlar besin zehirlenmesine zemin hazırlıyor. Acıbadem Ataşehir Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, sağlık durumu iyi olan kişilerde çoğunlukla bulantı ve kusma gibi hafif belirtilerle seyretse de karşılaşılan doz ve zehirlenmeye neden olan etkenin özelliğine göre klinik tablonun ağırlaşabileceği uyarısında bulunarak, “Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ile bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde zehirlenme hayati risk taşıyabilir. Zamanında müdahale edilmemiş ileri tablolarda vücutta aşırı su kaybı, böbrek yetmezliği, hatta ölüm gibi ciddi komplikasyonlara bile neden olabilir” diyor.

Sıcak havada mikroplar hızla çoğalıyor

Besin zehirlenmesi yaz aylarında daha sık görülüyor. Bunun başlıca nedeni, sıcak ve nemli havanın mikropların daha hızlı çoğalmaları için uygun bir ortam sağlaması. Piknik ve barbekü gibi dış mekan aktivitelerinde hijyen şartlarının düşük olması, suya erişim kısıtlılığı, besinlerin çevre ortamla teması ve sıcak hava maruziyeti nedeniyle besin zehirlenmesi riski artabiliyor.  Bunun yanı sıra gıdaların uzun süre oda sıcaklığında kalmaları ve soğuk zincirin bozulması, vakaların artmasında etkili rol oynuyor. Az pişmiş veya çiğ et, tavuk ve yumurta, pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri, tazeliğini yitirmiş deniz ürünleri, hazırlanmaları   esnasında iyi yıkanmamış salatalar ile soğuk sandviçler, uzun süre beklemiş olan pişmiş pirinç ürünleri, saklama koşulları yetersiz olan kremalı ve mayonezli pastane ürünleri, besin zehirlenmesine yol açan etkenler arasında ön sıralarda yer alıyor. 

Karın ağrısı, bulantı ve kusmayla başlıyor
Besin zehirlenmesinin belirtileri, zehirlenmeye neden olan mikroorganizmaya ve kişinin bağışıklık sistemine bağlı olarak değişiklik gösteriyor. İlk belirtiler genellikle karın ağrısı, bulantı ve kusma şeklinde oluyor. İlerleyen aşamalarda bazen kanlı veya mukuslu olabilen ishal, ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve genel halsizlik görülebiliyor. Tüketilen gıdadaki mikroorganizmanın türüne ve miktarına bağlı olarak belirtilerin ortaya çıkma süresi birkaç saat ile birkaç gün (genellikle 6-48 saat) arasında değişebiliyor. Bazı nadir durumlarda bu süre daha da uzayabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, besin zehirlenmesinde erken teşhisin büyük bir önem taşıdığına işaret ederek, “Zamanında müdahale, dehidrasyon, yani vücutta aşırı su kaybı ve diğer ciddi komplikasyonların önlenmesine yardımcı olur, iyileşme sürecini hızlandırır ve bulaşıcılık ihtimali olan durumlarda, hastalığın başkalarına yayılma riskini azaltır” bilgisin veriyor.

BESİN ZEHİRLENMESİNE KARŞI 18 ÖNEMLİ ÖNERİ!

Acıbadem Ataşehir Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, aslında doğru gıda hijyeni ve uygulamalarıyla besin zehirlenmesinin büyük ölçüde önlenebildiğine dikkat çekiyor. Dr. Ferhat Çetin, besin zehirlenmesine karşı almamız gereken önlemleri şöyle sıralıyor:

BESİNLERİ SATIN ALIRKEN

Ambalajı hasar görmüş ürünleri almayın

Hasarlı ambalajlar, mikroorganizmaların gıdaya bulaşmalarına ve çoğalmalarına imkan tanıyor. Bu nedenle, ambalajı yırtılmış, ezilmiş, şişkin veya delinmiş ürünleri almaktan kaçının. Konserve kutularının şişkin olmamasına dikkat edin.

Soğuk zincir ürünlerini taşırken, dikkat! 

Sıcaklık artışı, bakterilerin hızla çoğalmalarına neden oluyor. Soğuk zincirin kırılması, gıdaların bozulma sürecini hızlandırıyor.  Dolayısıyla, buzdolabında veya dondurucuda tutulması gereken ürünleri alışverişin sonunda alın ve eve varır varmaz buzdolabına veya dondurucuya yerleştirin. Soğuk zincir ürünlerini marketten eve taşırken buz aküsü ya da termal çanta kullanmanızda fayda var.

Son kullanma tarihlerini kontrol edin

Son kullanma tarihleri gıdanın güvenli ve kaliteli olduğu süreyi belirtiyor. Tarihi geçmiş ürünler kötü görünmeyip veya kokmayıp yine de salmonella gibi zararlı bakteri içerebiliyorlar. Ürünlerin son kullanma veya tavsiye edilen tüketim tarihlerini kontrol edin ve tarihi geçmiş ürünleri almayın.

Taze, canlı renkli ve ezilmemiş olanlarını seçin

Görünüm, gıdanın tazeliği ve potansiyel bozulma durumu hakkında ipuçları veriyor. Dolayısıyla, sebze ile meyveleri taze, canlı renkli ve ezilmemiş olanlardan seçin. Et ile balık ürünlerinin parlak ve doğal renginde olduklarından emin olun. Bozulmuş gıdayı koku, görünüm, doku ve tadında değişimlerle fark edebilirsiniz. 

BESİNLERİ SAKLARKEN

Doğru soğuklukta saklayın

Bakteriler 5°C ile 60°C arasındaki tehlikeli sıcaklık bölgesinde hızla çoğalıyorlar. Doğru soğutma, bu çoğalmayı yavaşlatıyor veya durduruyor. Pişmiş yiyecekleri 2 saat içinde buzdolabına kaldırın. Buzdolabı sıcaklığı 0-4°C, dondurucu sıcaklığı ise -18°C veya daha düşük olmalı.

Çapraz bulaşmayı önleyin

Çiğ gıdalardan sızan sıvılar, pişirilmeden tüketilecek olan diğer gıdalara bakteri bulaştırabiliyor.  Bu nedenle, çiğ kırmızı et, tavuk ve balığı, buzdolabında diğer gıdalardan ayrı, alt raflarda ve kapalı kaplarda saklayın. Sebze ile meyveleri yıkamadan buzdolabına yerleştirmeyin

Hava almayacak kaplarda saklayın

Hava teması, gıdaların kurumalarına ve mikroorganizmaların üremelerine zemin hazırlıyor. Dolayısıyla, açıkta kalan veya artan yiyecekleri hava almayacak kaplarda veya streç filmle sararak saklayın.

BESİNLERİ HAZIRLARKEN 

Ellerinizi mutlaka yıkayın

Eller, mikropların gıdalara bulaşmalarında önemli bir taşıyıcıdır. Yemeklerin hazırlığına başlamadan önce ve çiğ gıdalara dokunduktan sonra ellerinizi en az 20 saniye sabun ve ılık suyla yıkayın. 

Etler için ayrı bir kesme tahtası ve bıçak kullanın

Çiğ gıdalardaki bakteriler, aynı yüzey ve aletler aracılığıyla pişmiş veya çiğ tüketilecek diğer gıdalara bulaşabiliyor ve buna çapraz bulaşma deniliyor. Çiğ et, tavuk ve balık için ayrı bir kesme tahtası ile bıçak kullanın. Kesme tahtası ve bıçakları kullandıktan sonra sıcak sabunlu suyla iyice yıkayın veya dezenfekte edin.

Yüzeyleri düzenli olarak temizleyin

Gıda hazırlığı yapacağınız tezgah ile lavabo gibi tüm yüzeyleri düzenli olarak temizleyin ve dezenfekte edin. Yüzeylerde kalan gıda kalıntıları ve mikroplar, yeni hazırlanan gıdalara bulaşabiliyor.

Sebze ve meyveleri bol su altında iyice yıkayın

Yüzeylerindeki toprak, böcek ilacı kalıntıları ve mikroorganizmaların çok iyi temizlenmeleri için tüm sebze ve meyveleri (kabuklarını soyacak olsanız bile) bol su altında iyice yıkayın.

BESİNLERİ PİŞİRİRKEN

Et, tavuk, balık ve yumurtayı iyice pişirin

Yüksek ısı, gıdalardaki zararlı bakterileri öldürürken, yetersiz pişirme ise bakterilerin hayatta kalmalarına neden olabiliyor. Et, tavuk, balık ve yumurtayı iç sıcaklıkları güvenli seviyeye ulaşana kadar iyice pişirin. Et termometresi kullanarak iç sıcaklıkları kontrol edin (örneğin, tavuk için en az 74°C).

Donmuş gıdaları oda sıcaklığında çözdürmeyin

Donmuş gıdaları oda sıcaklığında çözdürmekten kaçının. Zira, oda sıcaklığında çözdürülen gıdaların yüzeyi hızlıca tehlikeli sıcaklık bölgesine ulaşıyor ve bakteriler çoğalmaya başlıyor. Donmuş gıdaları buzdolabında, soğuk su altında veya mikrodalgada çözdürün.

Pişmiş gıdaları bir kereden fazla ısıtmayın

Artan yemekleri tekrar ısıtırken tamamının buhar çıkana kadar iyice ısındığından emin olun ve mümkünse bir kereden fazla ısıtmaktan kaçının. Yetersiz ısıtmanın yanı sıra aynı gıdayı bir kereden fazla ısıtmak bakterilerin hayatta kalmalarına ve çoğalmalarına neden olabiliyor, yani yemek adeta bir zehre dönüşüyor. 

DIŞARIDA BESİN TÜKETİRKEN

Güvenilir yerleri tercih edin

Hijyen kurallarına uyulmaması besin zehirlenmesi riskini artırıyor. Bu nedenle, temizlik standartlarına dikkat eden işletmeleri tercih edin. Açıkta satılan ve kaynağı belirsiz gıdalardan kaçının. 

Tamamen pişmiş ve sıcak olsun

Yetersiz pişirme ve sıcak servis yapılmaması, bakterilerin hayatta kalmalarına ve çoğalmalarına olanak tanıyor. Özellikle et ve tavuk gibi riskli gıdaların tamamen pişmiş ve sıcak olarak servis edildiğinden emin olun.

Çiğ veya az pişmiş gıdalardan kaçının

Dışarıda çiğ et, az pişmiş deniz ürünleri veya pastörize edilmemiş süt ürünleri tüketirken çok dikkatli olun veya mümkünse kaçının. Bu tür gıdalar, çiğ hallerinde yüksek bakteri yükü taşıyabiliyor.

Açık büfelerdeki gıdalara dikkat!

Açık büfelerde gıdaların sıcak tutulup tutulmadığını (60°C üzeri) veya soğuk servis ediliyorsa (5°C altı) uygun soğuklukta olup olmadıklarını kontrol edin. Gıdaların uzun süre dışarıda kalmış olmamalarına dikkat edin. Uzun süre "tehlikeli sıcaklık bölgesinde" kalan gıdalarda bakteri üremesi hızlanıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/besin-zehirlenmesine-karsi-18-etkili-onlem-5405.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/besin-zehirlenmesine-karsi-18-etkili-onlem-5405.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/besin-zehirlenmesine-karsi-18-etkili-onlem-5405-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/besin-zehirlenmesine-karsi-18-etkili-onlem-5405.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/besin-zehirlenmesine-karsi-18-etkili-onlem/50243/</link>
			<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 11:05:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kırklareli'nde 1-7 Ağustos Emzirme Haftası Etkinlikleri ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü, 1-7 Ağustos Emzirme Haftası kapsamında “Emzirmenin Desteklenmesi ile Sürdürülebilir ve Yaşanabilir İklim” temasını benimsedi. Emzirmenin, bebeklerin sağlıklı büyümesini desteklemekle kalmayıp doğaya en uyumlu ve sürdürülebilir beslenme şekli olduğu vurgulandı. Anne sütü, özellikle ilk 6 ayda bebeğin tüm besin ihtiyacını karşılaması, kolay sindirilebilmesi ve hastalıklara karşı koruma sağlaması açısından büyük önem taşıyor.



Emzirme Haftası etkinlikleri çerçevesinde, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Aylin Can’ın katılımıyla Kırklareli Sağlıklı Hayat Merkezi’ne bağlı Ayçiçeği Gebe Okulu tarafından MiniMall AVM’de bilgilendirici bir stant kuruldu. Burada anne adayları ve ailelere emzirmenin faydaları hakkında detaylı bilgiler verildi.



Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, emzirmenin hem bebek sağlığı hem de çevre koruma açısından kritik bir rol oynadığını belirterek, toplumda emzirme bilincinin artırılması gerektiğini ifade etti. Sürdürülebilir bir gelecek için sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi adına emzirmenin desteklenmesi büyük önem taşıyor.



Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü, emzirme konusunda bilinçlendirme çalışmalarını sürdüreceklerini belirterek, tüm aileleri bu doğal ve sağlıklı beslenme biçimini desteklemeye davet etti. Emzirmenin hem anne hem de bebek için eşsiz bir bağ ve sağlık kaynağı olduğu bir kez daha vurgulandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-nde-1-7-agustos-emzirme-haftasi-etkinlikleri-1761.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-nde-1-7-agustos-emzirme-haftasi-etkinlikleri-1761.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-nde-1-7-agustos-emzirme-haftasi-etkinlikleri-1761-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-nde-1-7-agustos-emzirme-haftasi-etkinlikleri-1761.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/kirklareli-nde-1-7-agustos-emzirme-haftasi-etkinlikleri/50138/</link>
			<pubDate>Sun, 03 Aug 2025 13:30:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kırklareli Gebe Okulu Temmuz Dönemi Mezunlarını Verdi ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde düzenlenen 2025 Temmuz dönemi Gebe Okulu eğitimleri başarıyla tamamlandı. Anne ve baba adaylarını doğuma hazırlamak amacıyla düzenlenen bu kapsamlı eğitim programı, uzman kadronun desteğiyle gerçekleşti.



Eğitimlerde doğum öncesi hazırlıklar, doğum süreci, doğum sonrası bakım, yenidoğan sağlığı ve emzirme konularında detaylı bilgiler aktarıldı. Program, sorumlu hekim Prof. Dr. Emel Kurtoğlu Özdeş’in koordinasyonunda; eğitici ebe, çocuk hemşiresi, psikolog, fizyoterapist ve diyetisyen gibi alanında uzman sağlık personelleri tarafından yürütüldü.

Katılımcı anne adaylarına TDL (Travay-Doğum-Loğusa) odaları gezdirilerek doğumhane ortamı tanıtıldı ve doğum ünitesindeki sağlık çalışanlarıyla tanışma imkânı sunuldu. Böylece gebelerin kaygıları azaltılırken, doğum sürecine dair güven ve bilinç kazandırılması sağlandı.



Eğitim sonunda katılımcılara başarı belgeleri takdim edildi. Hastane yetkilileri, sağlıklı ve bilinçli bir gebelik süreci için gebe okulu kayıtlarının devam ettiğini belirtti. Katılmak isteyen anne adayları, EBE Polikliniği, NST-Emzirme Danışmanlığı Polikliniği veya Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği’ne başvurarak kayıt yaptırabiliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-gebe-okulu-temmuz-donemi-mezunlarini-verdi-4912.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-gebe-okulu-temmuz-donemi-mezunlarini-verdi-4912.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-gebe-okulu-temmuz-donemi-mezunlarini-verdi-4912-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/08/kirklareli-gebe-okulu-temmuz-donemi-mezunlarini-verdi-4912.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/kirklareli-gebe-okulu-temmuz-donemi-mezunlarini-verdi/50137/</link>
			<pubDate>Sun, 03 Aug 2025 13:20:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[GÖZDE KIRMA KUSURLARININ CERRAHİ TEDAVİSİNDE SILK YÖNTEMİ İLE HIZLI İYİLEŞME!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bu operasyon sadece 3-4 milimetrelik kesiyle gerçekleştiriliyor 

SILK ile daha hızlı ve konforlu iyileşme süreci yaşanıyor 

Göz kuruluğu riski en aza iniyor 

Gözlüğü unutturan hassas yöntem  

Bıçaksız ve flepsiz güncel lazer operasyonu 

Uzağı veya yakını bulanık görme, baş ağrısı, göz yorgunluğu, daha iyi görebilmek için gözleri kısma… Yaşam kalitesini ciddi boyutlarda düşürebilen bu sorunların sebebi genellikle günümüzde en sık görülen görme bozuklukları olan miyopi ile astigmat oluyor. Son yıllarda ekran başında uzun zaman geçirilmesi nedeniyle görülme sıklığı giderek artan her iki kırma kusuru lazer göz ameliyatıyla düzeltiliyor ve bu sayede gözlük ile lens ihtiyacı ortadan kalkıyor. Üstelik,  dünyada 2023 yılından bu yana ve ülkemizde de son bir yıldır uygulanmaya başlanan bıçaksız ve flepsiz SILK (Smooth Incision Lenticule Keratomileusis ) yöntemi hastalara önemli faydalar sağlıyor.  Acıbadem Maslak Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Coşar, günümüzün miyopi ve astigmat tedavisinde  en yeni göz lazer yöntemi olan SILK ameliyatında tüm işlemlerin sadece 3-4 milimetrelik kesiden gerçekleştiğini ve korneanın doğal yapısının en iyi şekilde korunduğunu belirterek, “Bu sayede, hastalar daha konforlu ve hızlı iyileşme süreci yaşamaktadırlar. Operasyon sonrasında sadece birkaç saat süren hafif bir batma hissedilir. Hastalar ağrı ve sızı sorunu yaşamadıkları için aynı gün normal hayatlarına dönerler. Yöntem ayrıca kornea yapısını klasik yöntemlere nazaran daha çok koruması sayesinde ekstra güvenlik de sağlamaktadır” diyor.   

İşlem 3-4 milimetrelik kesiyle yapılıyor

Flepli lazer cerrahisinde, kornea yüzeyinde ince bir flep (kapak) oluşturuluyor. Ardından bu flep kaldırılıyor ve hemen altında yer alan kornea dokusuna lazer uygulanıyor. Lazer, korneanın şeklini değiştirerek görme kusurlarını düzeltiyor. Son olarak flep yeniden yerine kapatılıyor. Bu yöntem, genellikle 25 – 30 milimetrelik kesiyle gerçekleştiriliyor. Bıçaksız ve flepsiz uygulanan SILK (Smooth Incision Lenticule Keratomileusis) yönteminde ise tüm işlemler sadece 3-4 milimetrelik küçük bir kesiyle yapılıyor. Flepli lazer yönteminin aksine, gözün ön tabakasında kapakçık (flep) oluşturmak yerine, kornea içinden ince bir doku (lentikül), ışığın retinaya doğru şekilde odaklanması için dışarı çıkarılıyor. İşlemin minimal bir kesiyle yapılması   sayesinde gözün doğal yapısı korunmuş oluyor.  

Flep kayması riski yaşanmıyor

Flepli uygulanan lazer cerrahisinde flep adlı kapakçık yerinden kayabiliyor. Bu kayma, çoğunlukla ameliyat sonrasındaki erken dönemde flebin işlem sırasında tam oturmaması, gözün sert ovalanması, göze gelen travma veya enfeksiyon gibi sebeplerle oluşuyor. Flep kayması görme bulanıklığı, rahatsızlık, ağrı ve ışık hassasiyeti gibi sorunlara neden olabiliyor. Acil olarak müdahale edilmesi gerekiyor, aksi halde kalıcı görme sorunlarına neden olabiliyor. SILK yönteminde ise flep oluşturulmadığı için flep kayması gibi riskler yaşanmıyor. 

Göz kuruluğu önlenebiliyor

Flepli lazer cerrahisinde sık görülen bir yan etki olan ameliyat sonrası kuru göz riski de bu yöntemle en aza iniyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Coşar, “Flepli lazer yönteminde, işlemlerin 25 – 30 milimetre gibi büyük bir kesiden yapılması nedeniyle, lazerin kurutucu etkisi artmaktadır. Operasyon sonrasında, ilk 6 ay içindeki göz kuruluğu riski, işlemler küçük bir kesiden yapıldığı için SILK yönteminde daha düşük oranda görülmektedir. Dolayısıyla, SILK yöntemi özellikle kuru göz şikayeti yaşayanlar için tercih sebebi olmaktadır” diyor. 

Aynı gün normal hayata dönüş imkanı

SILK operasyonunda iki göze yapılan işlemler toplam 15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanıyor. Miyopi 10 dereceye kadar, astigmat 5 dereceye kadar düzeltiliyor.  Tam görme netliği birkaç günde kazanılıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Coşar,   tüm işlemler sadece 3-4 milimetrik kesiden gerçekleştirildiği için yöntemin klasik lazer operasyonlarına nazaran daha konforlu ve hızlı iyileşme süreci sağladığını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam  ediyor: “Operasyon sonrasında gözlerde oluşan batma hissi birkaç saat içinde geçmekte ve hastalar aynı gün normal aktivitelerine dönebilmektedirler. İlk günlerde gözlerin şiddetli ovuşturulmaması, verilen damlaların düzenli kullanılması ve birkaç gün havuz ile denize girilmemesi, tedaviden etkin sonuç alınması için dikkat edilmesi gereken en önemli kuralları oluşturmaktadır.”  

Yöntem kimler için uygun?

SILK (Smooth Incision Lenticule Keratomileusis ) yöntemi için her hasta uygun aday olmuyor. Genellikle 18 yaşını doldurmuş, göz numarası en az bir yıldır sabit olan ve kornea yapısı normal olan kişiler için ideal bir yöntem. Hamilelik, emzirme dönemi ile glokom gibi bazı göz hastalıkları olan hastalara ise iyileşme süreci etkilendiği için SILK yöntemi önerilmiyor. Yapılan göz muayenesinde; göz numarası, kornea kalınlığı ile haritası, göz tansiyonu ve detaylı kornea yapısı inceleniyor. Hastanın gözlerinin SILK yöntemi için uygun olup olmadığı bu testler sayesinde anlaşılıyor. 

Sonuçları yüz güldürüyor!

SILK yönteminde başarı oranı da oldukça yüksek. Öyle ki yüzde 95 oranında başarı sağlanıyor, yani SILK lazer tedavisi olan 100 hastanın 95’inin gözlük ihtiyacı ortadan kalkıyor. Yöntem kalıcı bir çözüm sunuyor, ancak bazı kişilerde çok uzun vadede küçük numara değişimleri olabiliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/gozde-kirma-kusurlarinin-cerrahi-tedavisinde-silk-yontemi-ile-hizli-iyilesme-1746.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/gozde-kirma-kusurlarinin-cerrahi-tedavisinde-silk-yontemi-ile-hizli-iyilesme-1746.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/gozde-kirma-kusurlarinin-cerrahi-tedavisinde-silk-yontemi-ile-hizli-iyilesme-1746-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/gozde-kirma-kusurlarinin-cerrahi-tedavisinde-silk-yontemi-ile-hizli-iyilesme-1746.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/gozde-kirma-kusurlarinin-cerrahi-tedavisinde-silk-yontemi-ile-hizli-iyilesme/49973/</link>
			<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 10:45:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[MHRS’de Yeni Dönem: Uzman Hekim Randevularında Aile Hekimi Yönlendirmesi Başladı]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’ndan Randevu Sisteminde Önemli Değişiklik

Sağlık Bakanlığı, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alımında yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Artık vatandaşlar, doğrudan uzman hekime değil, önce aile hekimine yönlendirilecek. Gerekli görülmesi halinde ise aile hekimi, vatandaş adına uzman hekim randevusu oluşturacak.

Uygulamanın Amacı: Etkinlik ve Hız

Yeni sistemin temel hedefi, uzman hekimlere erişimi hızlandırmak ve aile hekimliği kapasitesini daha etkin kullanmak. Sağlık Bakanlığı’na göre bu uygulama, hem gereksiz uzman hekim başvurularının önüne geçecek hem de birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlenmesini sağlayacak.



Aile Hekimi İlk Temas Noktası Olacak

MHRS’de randevu almak isteyen vatandaşlar, ilk olarak kendi bağlı bulundukları aile hekiminden muayene olacak. Aile hekimi, hastanın durumuna göre tedavi sürecini yürütecek ya da ileri tetkik ve tedavi gerektiğinde ilgili branşa yönlendirme yapacak.

Bu sayede hem erken tanı konulması kolaylaşacak hem de uzman hekimlerin üzerindeki yoğunluk azalacak.

Uzman Randevuları Gereklilik Doğrultusunda Verilecek

Yeni dönemde uzman hekim randevuları, aile hekiminin tıbbi değerlendirmesi sonucu oluşturulacak. Böylece ihtiyaç duyan hastaların uzman doktora ulaşma süresi kısalacak, kaynaklar daha verimli kullanılacak.

Sağlık Sistemi İçin Yeni Bir Adım

Bu uygulama ile Türkiye’de birinci basamak sağlık hizmetlerinin önemi bir kez daha vurgulanmış oldu. Aile hekimlerinin yönlendirici rolüyle, sağlık hizmetlerinde kalite ve erişilebilirlik artırılacak, hasta yoğunluğunun dengelenmesi hedeflenecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/mhrs-de-yeni-donem-uzman-hekim-randevularinda-aile-hekimi-yonlendirmesi-basladi-2960.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/mhrs-de-yeni-donem-uzman-hekim-randevularinda-aile-hekimi-yonlendirmesi-basladi-2960.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/mhrs-de-yeni-donem-uzman-hekim-randevularinda-aile-hekimi-yonlendirmesi-basladi-2960-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/mhrs-de-yeni-donem-uzman-hekim-randevularinda-aile-hekimi-yonlendirmesi-basladi-2960.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/mhrs-de-yeni-donem-uzman-hekim-randevularinda-aile-hekimi-yonlendirmesi-basladi/49947/</link>
			<pubDate>Sun, 27 Jul 2025 09:20:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kırklareli'nde Salgın Alarmı: Hastanelerde Yoğunluk Yaşanıyor]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kırklareli genelinde son günlerde artan mide bulantısı, kusma, ishal, halsizlik ve baş dönmesi şikayetleri, vatandaşları hastanelerin acil servislerine yönlendirdi. Şehirde hızla yayılan salgın nedeniyle sağlık kuruluşlarında yoğunluk yaşanıyor. Yetkililer, vakaların sayısında ciddi artış olduğunu belirtiyor.

Özellikle çocuklar ve yaşlılarda etkili olan belirtiler, halk arasında endişeye neden oldu. Uzmanlar, hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Ellerin sık sık yıkanması, açıkta satılan gıdalardan uzak durulması ve bol sıvı tüketilmesi öneriliyor. Ayrıca rahatsızlık hisseden vatandaşların vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiği belirtiliyor.

Kırklareli Devlet Hastanesi başta olmak üzere birçok sağlık merkezinde yoğunluk nedeniyle ek sağlık personeli görevlendirildi. Yetkililer, salgının yayılmasını önlemek için alınan tedbirlerin sürdüğünü ve halkın bilgilendirme çalışmalarına devam edileceğini duyurdu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/kirklareli-nde-salgin-alarmi-hastanelerde-yogunluk-yasaniyor-1141.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/kirklareli-nde-salgin-alarmi-hastanelerde-yogunluk-yasaniyor-1141.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/kirklareli-nde-salgin-alarmi-hastanelerde-yogunluk-yasaniyor-1141-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/kirklareli-nde-salgin-alarmi-hastanelerde-yogunluk-yasaniyor-1141.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/kirklareli-nde-salgin-alarmi-hastanelerde-yogunluk-yasaniyor/49455/</link>
			<pubDate>Fri, 11 Jul 2025 14:20:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Babaeski Devlet Hastanesi'nde KBRN Ünitesi İncelendi Ve Eğitim Verildi]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Enes Güler başkanlığında, Babaeski Devlet Hastanesi KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer) ünitesi yerinde incelendi. Aynı zamanda hastane personeline kapsamlı KBRN eğitimi verildi.



KBRN Ünitesine Yerinde İnceleme

Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Enes Güler, Babaeski Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek KBRN Ünitesi'nde detaylı incelemelerde bulundu. Yapılan incelemede ünitenin işleyişi, altyapısı ve acil durumlara hazırlık kapasitesi gözden geçirildi. KBRN olaylarına müdahale edebilme yetkinliğini artırmak amacıyla yapılan bu değerlendirme, bölgedeki sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmayı hedefliyor.



Sağlık Personeline KBRN Eğitimi

Ziyaret kapsamında Babaeski Devlet Hastanesi personeline yönelik KBRN farkındalık ve müdahale eğitimi düzenlendi. Eğitimde, kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehditlere karşı alınması gereken önlemler, kişisel koruyucu donanımların kullanımı ve olay anında yapılması gereken ilk müdahaleler uygulamalı olarak aktarıldı. Sağlık çalışanlarının bu tür olaylara karşı daha hazırlıklı olması için verilen eğitim büyük önem taşıyor.



Amaç: Olası KBRN Tehlikelerine Karşı Hazırlıklı Olmak

KBRN olayları, nadir görülen ancak ciddi sonuçlar doğurabilecek afetler arasında yer alıyor. Bu nedenle hastanelerde bu tür durumlara karşı hazır bir altyapı ve eğitimli personel bulunması hayati önem taşıyor. Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Enes Güler, bu tür eğitimlerin periyodik olarak sürdürüleceğini ve tüm sağlık kurumlarında yaygınlaştırılacağını belirtti.



Babaeski Devlet Hastanesi'nde Güvenli ve Hazırlıklı Bir Sağlık Hizmeti

Gerçekleştirilen bu çalışma ile Babaeski Devlet Hastanesi’nin KBRN olaylarına karşı hazırlık düzeyi artırılmış oldu. Eğitimler sayesinde hem personelin bilgi düzeyi geliştirildi hem de hastane bünyesindeki müdahale kapasitesi güçlendirildi. İl Sağlık Müdürlüğü’nün koordinasyonunda yürütülen bu tür faaliyetler, bölge halkının sağlık güvenliği açısından büyük önem taşıyor.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/babaeski-devlet-hastanesi-nde-kbrn-unitesi-incelendi-ve-egitim-verildi-5413.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/babaeski-devlet-hastanesi-nde-kbrn-unitesi-incelendi-ve-egitim-verildi-5413.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/babaeski-devlet-hastanesi-nde-kbrn-unitesi-incelendi-ve-egitim-verildi-5413-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/babaeski-devlet-hastanesi-nde-kbrn-unitesi-incelendi-ve-egitim-verildi-5413.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/babaeski-devlet-hastanesi-nde-kbrn-unitesi-incelendi-ve-egitim-verildi/49440/</link>
			<pubDate>Thu, 10 Jul 2025 14:50:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Doç. Dr. Doğan: Tekirdağ'da 200 kene tutunması vakasında bulaşıcı hastalığa rastlamadık]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TEKİRDAĞ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Doğan, son 2 ayda 200 hastanın kene tutunmasıyla ilgili polikliniklerine başvurduğunu belirterek, "Bunlarda yaptığımız değerlendirmede herhangi bir bulaşıcı hastalık tablosu saptamadık" dedi.

NKÜ Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğan, Türkiye genelinde hava sıcaklıklarının artması ile gündeme gelen kene tehlikesine karşı vatandaşları uyardı. Özellikle piknik yapan ve tarım arazilerinde çalışan vatandaşların kol ve bacaklarını örtecek şekilde giyinmeleri gerektiğini belirten Doğan, "Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında havaların ısınmasıyla beraber kenelerin sayılarında, dış ortamda sayılarında kümülatif olarak bir artış yaşanmakta. Bu ortamda piknik ya da tarımsal amaçla çıkan kişiler de kene tutulmasıyla sağlık kuruluşlarına başvurabilmektedirler. Özellikle tarım çalışanları, kırsal alanda çalışan kişiler yüksek risk altındadırlar. Bu kişiler iş için tarımsal alana, kırsal alana çıkacakları zaman uzun kıyafetler giymelerini, kollarını ve bacaklarını örtecek şekilde giyinmelerini, özellikle pantolon paçalarını çorapların içerisine koymalarını, iş dönüşü eve geldiklerinde de kıyafetlerini uygun bir alanda çıkarmalarını, sonrasında da tüm vücutta bir kene varlığı yönünden tarama yapılmasını önleriz" diye konuştu.

'EL VE KİMYASAL MADDE' UYARISI

Doğan, "Kene saptanması durumunda mutlak suretle elle çıkarılmamalı. Kenenin sağılması için, vücuttan ayrılması için, üzerinde bir kimyasal madde dökülmemesi gerekir. Dökülen bir kimyasal madde, kenede bulaşıcı hastalık varsa bunun insana bulaşmasını kolaylaştıracaktır. Bir sağlık kuruluşuna başvurarak uygun yöntemle kene çıkarılmalı. Son iki ayda bizim polikliniğimize 200 kene tutunması ile ilintili hasta başvurdu. Bunlarda yaptığımız değerlendirmede herhangi bir bulaşıcı hastalık tablosu saptamadık. Ama bunlara bizim temel önerimiz şu oluyor; eve vardıklarında ateş, bulantı, kusma, halsizlik gibi bir şikayetler olduğunda mutlak suretle en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekir" dedi.

'HASTALIK BULMASAK BİLE RİSK SIFIR DEĞİL'

Kenelerin vücuda bulaştırabileceği hastalıklara değinen Doğan, "5 yıl kadar öncesinde biz Trakya bölgesinde sahada gene taraması yaptık. 4 kene türü ve bunların bulaştırabilecekleri bazı hastalık olasılıklarını, potansiyellerini saptadık. Nedir bunlar? Kırım Kongo Kanamalı Ateşi. Bu damar içi kanamayla seyreden, kişinin hayatını kaybetmesine yol açabilecek potansiyelde AKUT, hızlı, ilerleyici bir hastalık tablosu. Batı Nil Ensefaliti dediğimiz tablo. Bu virüsü, bu kenelerin taşıdıklarını, bulaştırma potansiyellerine sahip olduğunu gördük. Beyin iltihabıyla seyreden bir enfektif süreç. Bunun dışında Marsilya Humması denilen bir klinik tablo var. Bu da yine baş ağrısı, eklem ağrıları, döküntüyle seyreden bir klinik tablo. Yine bu virüsü, bu hastalığı bulaştırma potansiyellerinin olduğunu saptadık. Bu nedenle şu ana kadar herhangi bir hastalık bulmasak bile risk sıfır değil. İnsanların sahaya çıktıklarını tedbiri elden bırakmamalarını, mutlak suretle evlerine geri döndüklerinde vücutlarında kene tarama yapmalarını öneriyoruz" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/doc-dr-dogan-tekirdag-da-200-kene-tutunmasi-vakasinda-bulasici-hastaliga-rastlamadik-1525.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/doc-dr-dogan-tekirdag-da-200-kene-tutunmasi-vakasinda-bulasici-hastaliga-rastlamadik-1525.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/doc-dr-dogan-tekirdag-da-200-kene-tutunmasi-vakasinda-bulasici-hastaliga-rastlamadik-1525-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/07/doc-dr-dogan-tekirdag-da-200-kene-tutunmasi-vakasinda-bulasici-hastaliga-rastlamadik-1525.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/doc-dr-dogan-tekirdag-da-200-kene-tutunmasi-vakasinda-bulasici-hastaliga-rastlamadik/49164/</link>
			<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 11:20:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Babaeski’de Nöbetçi Eczaneler 7/24 Vatandaşların Hizmetinde]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Babaeski'de nöbetçi eczaneler, 26 Haziran Perşembe sabahına kadar kesintisiz hizmet vermeye devam ediyor. Vatandaşların acil ilaç ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla görev yapan nöbetçi eczaneler, 7 gün 24 saat açık kalarak sağlık hizmetlerinin sürekliliğini sağlıyor.

Acil Durumlarda Güvenli Adresler

İlaç ihtiyacının beklemeye tahammülü olmadığı durumlarda Babaeski halkı, ilçede görev yapan nöbetçi eczaneler sayesinde hızlı ve güvenilir bir şekilde sağlık hizmetlerine ulaşabiliyor. Nöbetçi eczaneler, gece saatlerinde ya da resmi tatillerde yaşanan acil durumlarda büyük önem taşıyor.

26 Haziran’a Kadar Hizmet Verecek Nöbetçi Eczaneler

İşte 26 Haziran Perşembe sabahına kadar Babaeski’de hizmet verecek nöbetçi eczaneler ve adresleri:


	Çevik Eczanesi
	Dindoğru Mahallesi, Fatih Caddesi, 421 Nolu Sokak No:57-59/D Babaeski / Kırklareli.
	Alpullu Eczanesi
	Şeker Mahallesi, Kenan Evren Caddesi, No:15 Alpullu / Babaeski / Kırklareli.
	Serap Eczanesi
	Hatip Mahallesi, Atatürk Caddesi No:89/B Büyükmandıra / Babaeski / Kırklareli.


Babaeski’de Sağlık Hizmeti Aksamıyor

Babaeski’de eczaneler, sadece reçeteli ilaçların değil, aynı zamanda medikal ürünlerin ve temel sağlık ihtiyaçlarının temin edildiği güvenli adresler olmaya devam ediyor. Özellikle nöbetçi eczaneler sayesinde, halkın sağlık hizmetine erişimi kesintisiz sağlanıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/babaeski-de-nobetci-eczaneler-7-24-vatandaslarin-hizmetinde-8694.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/babaeski-de-nobetci-eczaneler-7-24-vatandaslarin-hizmetinde-8694.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/babaeski-de-nobetci-eczaneler-7-24-vatandaslarin-hizmetinde-8694-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/babaeski-de-nobetci-eczaneler-7-24-vatandaslarin-hizmetinde-8694.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/babaeski-de-nobetci-eczaneler-7-24-vatandaslarin-hizmetinde/48987/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jun 2025 12:05:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Acil Durumlar İçin 7/24 Açık Eczaneler]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Babaeski’de nöbetçi eczaneler, 24 Haziran 2025 Salı sabahına kadar kesintisiz hizmet vermeye devam edecek. Vatandaşların acil ilaç ve medikal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 7/24 açık olan eczaneler, ilçenin farklı bölgelerinde konumlanıyor.

Babaeski halkının sağlık ihtiyaçlarını zamanında karşılayabilmesi için hizmette olan nöbetçi eczaneler, nöbet süresi boyunca gece ve gündüz demeden çalışıyor. Her biri farklı mahallelerde yer alan bu eczaneler, ilçe genelinde kolay ulaşılabilir konumlarıyla dikkat çekiyor.

İşte 24 Haziran Salı Sabahına Kadar Açık Olan Nöbetçi Eczaneler

Aşağıda yer alan eczaneler, Babaeski ve çevresinde ikamet eden vatandaşlara kesintisiz hizmet sunmaya devam edecek:

Nilay Eczanesi

Adres: Gazi Kemal Mahallesi, Fatih Caddesi, No:79/A Babaeski / Kırklareli.

Alpullu Eczanesi

Adres: Şeker Mahallesi, Kenan Evren Caddesi, No:15 Alpullu / Babaeski / Kırklareli.

Serap Eczanesi

Adres: Hatip Mahallesi, Atatürk Caddesi, No:89/B Büyükmandıra / Babaeski / Kırklareli.

Vatandaşların Sağlığı İçin Kesintisiz Hizmet

Babaeski’deki nöbetçi eczaneler, özellikle gece saatlerinde ortaya çıkabilecek acil sağlık sorunlarında büyük bir öneme sahip. İlaç temini konusunda sorun yaşamamak adına, vatandaşların bu eczanelerin konumlarını önceden öğrenmeleri tavsiye ediliyor.

Güncel Nöbetçi Eczane Bilgileri İçin Takipte Kalın

İlçedeki nöbetçi eczaneler listesi düzenli olarak güncellenmektedir. Babaeski’deki vatandaşlar, güncel bilgilere Babaeski Belediyesi, eczacı odaları ve yerel haber kaynakları aracılığıyla ulaşabilir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/acil-durumlar-icin-7-24-acik-eczaneler-4227.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/acil-durumlar-icin-7-24-acik-eczaneler-4227.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/acil-durumlar-icin-7-24-acik-eczaneler-4227-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/acil-durumlar-icin-7-24-acik-eczaneler-4227.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/acil-durumlar-icin-7-24-acik-eczaneler/48927/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 12:02:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA["İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" Kampanyası Kapsamında Ölçümler Devam Ediyor]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan “İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa” kampanyası kapsamında Hızırbey Camii avlusunda boy-kilo ölçüm noktaları oluşturdu. Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Birimi personelleri tarafından gerçekleştirilen bu uygulama, vatandaşların beden kitle indekslerinin (BKİ) hesaplanmasını sağlıyor.

Ölçüm sonrası obezite açısından risk taşıyan bireyler, Kırklareli’ndeki Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Toplum Sağlığı Merkezlerine yönlendirilerek gerekli destek ve bilgilendirme hizmetlerinden faydalanmaları sağlanıyor. Kampanya, sağlıklı yaşam bilincini artırmayı ve erken teşhisle sağlık sorunlarının önüne geçmeyi hedefliyor.



Kampanya süresince yapılan ölçümler ve bilgilendirmeler, vatandaşlar arasında büyük ilgi gördü. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, düzenli boy-kilo takibinin sağlık açısından önemli olduğunu vurgulayarak, toplumun sağlığını korumaya yönelik bu tür çalışmaların devam edeceğini belirtti.

Kırklareli halkı, Sağlık Müdürlüğü’nün kampanyalarını takip ederek sağlıklı yaşama dair bilinçlenme ve erken müdahale fırsatlarından yararlanmaya devam edecek. Sağlıklı yaşam için düzenli ölçüm ve kontrolün önemi her fırsatta hatırlatılıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/ideal-kilonu-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-kapsaminda-olcumler-devam-ediyor-8181.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/ideal-kilonu-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-kapsaminda-olcumler-devam-ediyor-8181.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/ideal-kilonu-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-kapsaminda-olcumler-devam-ediyor-8181-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/ideal-kilonu-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-kapsaminda-olcumler-devam-ediyor-8181.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/ideal-kilonu-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-kapsaminda-olcumler-devam-ediyor/48894/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 13:50:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Vatandaşların Acil İlaç İhtiyacına 7/24 Çözüm]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde vatandaşların acil ilaç ihtiyaçlarını karşılamak üzere nöbetçi eczaneler, 17 Haziran Salı sabahına kadar 7/24 kesintisiz hizmet verecek. Nöbetçi eczaneler, ilçenin farklı mahallelerinde hizmet sunarak ulaşımı kolaylaştırıyor.

Babaeski’de nöbetçi eczaneler, özellikle gece saatlerinde yaşanabilecek ilaç ihtiyaçları için büyük bir kolaylık sağlıyor. Sağlık hizmetlerine hızlı erişim konusunda önemli bir görev üstlenen bu eczaneler, vatandaşların mağduriyet yaşamadan gerekli ilaçlara ulaşmalarını sağlıyor.

17 Haziran’a Kadar Hizmet Verecek Nöbetçi Eczaneler

İşte 17 Haziran Salı sabahına kadar Babaeski ve çevresinde nöbetçi olarak hizmet verecek eczaneler ve adresleri:

1. Başar Eczanesi

Adres: Gazi Kemal Mahallesi, İnönü Meydanı No:16 Babaeski / Kırklareli.
Vatandaşlar için merkezi bir konumda yer alan eczane, ilçe merkezine yakınlığıyla dikkat çekiyor.

2. Nergiz Eczanesi

Adres: Şeker Mahallesi, Kenan Evren Caddesi No:12/B Alpullu / Babaeski / Kırklareli.
Alpullu bölgesindeki vatandaşların kolaylıkla ulaşabileceği bir noktada yer alıyor.

3. Büyük Mandıra Eczanesi

Adres: Hatip Mahallesi, Atatürk Caddesi No:111 Büyükmandıra / Babaeski / Kırklareli.
Büyükmandıra sakinlerine kesintisiz hizmet sunan eczane, ilçenin geniş coğrafyasına yayılmış hizmet ağına katkı sağlıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/vatandaslarin-acil-ilac-ihtiyacina-7-24-cozum-9644.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/vatandaslarin-acil-ilac-ihtiyacina-7-24-cozum-9644.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/vatandaslarin-acil-ilac-ihtiyacina-7-24-cozum-9644-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/06/vatandaslarin-acil-ilac-ihtiyacina-7-24-cozum-9644.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/vatandaslarin-acil-ilac-ihtiyacina-7-24-cozum/48706/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 12:05:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık Ayı: Cildinize Sahip Çıkın!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Babaeski Devlet Hastanesi tarafından 1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık Ayı ile ilgili açıklama yapıldı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Mayıs ayı, cilt kanseri konusunda toplumsal farkındalığı artırmak için önemli bir fırsat sunuyor. Cilt kanseri, dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olup erken teşhisle önlenebilir ya da başarıyla tedavi edilebilir. Peki, cilt kanseri nedir, risk faktörleri nelerdir ve korunmak için neler yapmalıyız?

Cilt Kanseri Nedir?

Cilt kanseri, cilt hücrelerinin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla oluşan bir hastalıktır. Ciltteki farklı hücre tiplerinden kaynaklanan bu kanser türü, üç ana grupta incelenir:


	Bazal Hücreli Karsinom (BCC).
	Skuamöz Hücreli Karsinom (SCC).
	Melanom (En tehlikeli türdür).


Bu kanser türleri, özellikle güneşe yoğun şekilde maruz kalınan bölgelerde gelişir.



Cilt Kanserinin Risk Faktörleri Nelerdir?

Cilt kanseri gelişimini tetikleyen birçok risk faktörü bulunmaktadır. Bunların başında uzun süreli güneş maruziyeti gelir. Diğer önemli risk faktörleri ise şunlardır:


	Solaryum kullanımı.
	Açık ten rengi, çiller ve çok sayıda ben.
	Ailede cilt kanseri öyküsü.
	Zayıf bağışıklık sistemi.


Bu faktörlere sahip bireylerin daha dikkatli olması ve düzenli kontroller yaptırması hayati önem taşır.

Cilt Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Cilt kanseri, vücutta gözle görülebilen bazı değişimlerle kendini belli eder. Dikkat edilmesi gereken belirtiler şunlardır:


	Şekli ve rengi değişen benler.
	Kanayan, kabuklanan, geçmeyen yaralar.
	Asimetrik ve düzensiz kenarlı benler.
	Yeni oluşan koyu renkli pigmentli lezyonlar.


Uyarı: Eğer bir lezyon 3 haftadan uzun süre iyileşmiyorsa mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.

Cilt Kanserinden Korunma Yöntemleri

Cilt kanserinden korunmak için günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken bazı basit ama etkili yöntemler mevcuttur:


	Güneş kremi (SPF 30+) kullanın.
	10:00 – 16:00 saatleri arasında doğrudan güneş ışığından kaçının.
	Şapka, gözlük ve uzun kıyafetlerle cildinizi koruyun.
	Solaryumdan uzak durun.
	Ayda bir benlerinizi kontrol edin.
	Yılda en az bir kez dermatoloğa görünün.


Bu önlemler, sadece cilt sağlığınızı değil, aynı zamanda genel sağlığınızı da korumanıza yardımcı olur.

Unutmayın: Erken Teşhis Hayat Kurtarır!

Sağlıklı bir yaşam için cildinizi düzenli olarak gözlemleyin, şüpheli değişikliklerde vakit kaybetmeden uzmana başvurun.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/05/1-31-mayis-cilt-kanseri-farkindalik-ayi-cildinize-sahip-cikin-5050.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/05/1-31-mayis-cilt-kanseri-farkindalik-ayi-cildinize-sahip-cikin-5050.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/05/1-31-mayis-cilt-kanseri-farkindalik-ayi-cildinize-sahip-cikin-5050-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/05/1-31-mayis-cilt-kanseri-farkindalik-ayi-cildinize-sahip-cikin-5050.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/1-31-mayis-cilt-kanseri-farkindalik-ayi-cildinize-sahip-cikin/47851/</link>
			<pubDate>Sun, 18 May 2025 12:00:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Babaeski Devlet Hastanesi’nden Kanser Haftası’nda Farkındalık Çağrısı]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Babaeski Devlet Hastanesi, 1 – 7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında önemli bir bilgilendirme açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, kanserde erken teşhisin hayati önem taşıdığı vurgulandı.

“Erken Teşhis, Hayat Kurtarır”

Babaeski Devlet Hastanesi’nin yaptığı açıklamada, kanserin erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir hastalık olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Kanser, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bu hafta, farkındalık yaratmak, erken teşhisin önemini vurgulamak ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek için bir fırsattır.”

Uzmanlar, kanser türlerine göre düzenli taramaların önemine dikkat çekerken, özellikle meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanseri gibi türlerde erken tanının tedavi başarısını büyük ölçüde artırdığına işaret ediyor.



Sağlıklı Yaşam Tarzı Kanser Riskini Azaltıyor

Açıklamanın devamında sağlıklı yaşam tarzının önemine vurgu yapıldı: “Unutmayın, sağlıklı bir yaşam tarzı kanser riskini azaltır. Dengeli beslenme, düzenli egzersiz, sigara ve alkolden uzak durma gibi alışkanlıkların kanser riskini ciddi oranda düşürdüğü belirtiliyor.

Kanserle Mücadelede Toplum Bilinci Önemli

Babaeski Devlet Hastanesi yetkilileri, vatandaşlara sağlık kontrollerini aksatmamaları yönünde çağrıda bulundu. Özellikle aile sağlığı merkezleri ve hastanelerde ücretsiz yapılan kanser taramalarının mutlaka değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/babaeski-devlet-hastanesi-nden-kanser-haftasi-nda-farkindalik-cagrisi-4728.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/babaeski-devlet-hastanesi-nden-kanser-haftasi-nda-farkindalik-cagrisi-4728.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/babaeski-devlet-hastanesi-nden-kanser-haftasi-nda-farkindalik-cagrisi-4728-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/babaeski-devlet-hastanesi-nden-kanser-haftasi-nda-farkindalik-cagrisi-4728.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/babaeski-devlet-hastanesi-nden-kanser-haftasi-nda-farkindalik-cagrisi/46620/</link>
			<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 15:10:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Batı Nil Virüsü Hakkında Bilgilendirme Yapıldı]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Evi Personeli Terzili Köyü'nde Vatandaşları Bilgilendirdi

Kırklareli'nin Babaeski ilçesine bağlı Terzili Köyü, mobil sağlık hizmetleri kapsamında önemli bir ziyaret aldı. Babaeski İlçe Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda, Oruçlu Köyü Sağlık Evi personeli tarafından köy halkına yönelik sağlık taramaları ve bilgilendirme çalışmaları yapıldı.

Tansiyon Ölçümleri Gerçekleştirildi

Ziyaret kapsamında, köy halkının tansiyon ölçümleri yapılarak vatandaşların genel sağlık durumu kontrol edildi. Özellikle hipertansiyon riski taşıyan bireyler için erken teşhisin önemine dikkat çekildi. Sağlık ekipleri, vatandaşlara düzenli tansiyon ölçümünün sağlık üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.



Ziyaretin bir diğer önemli gündemi ise Batı Nil virüsü oldu. Son yıllarda mevsimsel olarak gündeme gelen bu hastalık hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla sağlık personeli tarafından bilgilendirici bir eğitim düzenlendi. Eğitimde, Batı Nil virüsünün taşıyıcısı olan sivrisineklerden korunma yöntemleri, hastalığın belirtileri ve alınması gereken önlemler detaylı şekilde anlatıldı.

Mobil Sağlık Hizmetleriyle Herkese Ulaşmayı Hedefliyorlar

Babaeski İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından sürdürülen mobil sağlık hizmetleri, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlara sağlık hizmetini ulaştırmayı amaçlıyor. Bu tür ziyaretlerle hem erken teşhis ve önleyici sağlık hizmetleri sağlanıyor hem de halk sağlığı konusunda bilinç oluşturuluyor.

Vatandaşlardan Sağlık Ekiplerine Teşekkür

Terzili Köyü sakinleri, kendilerini bilgilendiren ve sağlık taramalarını gerçekleştiren sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Vatandaşlar, bu tür hizmetlerin devam etmesini temenni ederek, sağlık ekiplerinin ilgisinden memnuniyet duyduklarını ifade etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/bati-nil-virusu-hakkinda-bilgilendirme-yapildi-8781.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/bati-nil-virusu-hakkinda-bilgilendirme-yapildi-8781.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/bati-nil-virusu-hakkinda-bilgilendirme-yapildi-8781-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/bati-nil-virusu-hakkinda-bilgilendirme-yapildi-8781.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/bati-nil-virusu-hakkinda-bilgilendirme-yapildi/46589/</link>
			<pubDate>Sun, 06 Apr 2025 11:50:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kanser, Türkiye ve Dünya Genelinde İkinci Ölüm Nedeni]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Babaeski İlçe Sağlık Müdürlüğü, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla kanserin önemi ve korunma yöntemleri hakkında farkındalık yaratmak amacıyla açıklamalarda bulundu. Yetkililer, kanserin dünyada ve Türkiye'de ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer aldığını ve ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı.

Kanser Vakaları Her Geçen Yıl Artıyor 

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) 2022 verilerine göre, yılda 19.9 milyon yeni kanser vakası tespit edilmiş olup, yaklaşık 10 milyon insan bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Uzmanlar, nüfusun artması, yaşlanması ve risk faktörlerine uzun süre maruz kalınması nedeniyle kanser vakalarının gelecekte daha da artabileceğini belirtiyor.



En Sık Görülen Kanser Türleri 

Dünya genelinde ve Türkiye'de en sık görülen kanser türleri arasında akciğer, meme ve kolorektal kanserler yer almaktadır. Bu kanser türleri, erken tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabilir.

Kanserin %50'ye Yakını Önlenebilir 

Araştırmalar, kanserlerin %90'ının çevresel, %10'unun ise genetik faktörlere bağlı olarak geliştiğini göstermektedir. Tütün ve alkol kullanımının azaltılması, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleri ile kanser vakalarının %30-%50 oranında önlenebileceği bilinmektedir.

T.C. Sağlık Bakanlığı Kanser Tarama Programları 

Kanserin erken teşhisi ve tedavi edilebilmesi için T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından aşağıdaki tarama programları önerilmektedir:


	Meme Kanseri Taraması: 40-69 yaş arası kadınlara yılda bir klinik meme muayenesi, 2 yılda bir mamografi.
	Rahim Ağzı Kanseri Taraması: 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA testi.
	Kalın Bağırsak Kanseri Taraması: 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere 2 yılda bir Gaitada Gizli Kan Testi (GGK), 10 yılda bir kolonoskopi.


Bu taramalar, Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM), Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Mobil Tarama Araçları aracılığıyla tamamen üretsiz olarak sunulmaktadır.

Erken Teşhisin Önemi 

Kanserle mücadelede erken teşhisin hayat kurtardığı vurgulanmaktadır. Ulusal Kanser Haftası boyunca, halkın bilinçlendirilmesi ve tarama programlarına katılımın artması amacıyla bilgilendirme etkinlikleri düzenlenmektedir.

Farkındalık Sadece Bir Hafta ile Sınırlı Kalmamalı 

Babaeski İlçe Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, kanser farkındalığının sadece bir hafta boyunca değil, yıl boyunca sürekli olarak gündemde tutulmasının önemine dikkat çekmektedir. Kansere karşı bilinçli olmak, düzenli taramalara katılmak ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları benimsemek, hastalığın erken evrede tespit edilerek tedavi edilmesini sağlamakta ve yaşam kalitesini artırmaktadır.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/kanser-turkiye-ve-dunya-genelinde-ikinci-olum-nedeni-1564.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/kanser-turkiye-ve-dunya-genelinde-ikinci-olum-nedeni-1564.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/kanser-turkiye-ve-dunya-genelinde-ikinci-olum-nedeni-1564-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/kanser-turkiye-ve-dunya-genelinde-ikinci-olum-nedeni-1564.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/kanser-turkiye-ve-dunya-genelinde-ikinci-olum-nedeni/46459/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 12:50:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[8 SORUDA DİYABET TESTİ!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyabet riski taşıyor musunuz?

Bu belirtilerden birisi bile varsa!

Sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hareketsizlik ve fazla kilo gibi faktörlerle son yıllarda görülme sıklığı hızla yaygınlaşan diyabetin erken tanı ile önlenebileceğini biliyor muydunuz? Peki ya diyabetinin farkında bile olmayıp yaşam kaybına dahi yol açabilecek risklerle günlük yaşantısını sürdüren milyonlarca insan olduğunu?! Yapılan çalışmalara göre; ülkemizde yaklaşık her 8 kişiden birinin diyabeti var ama pek çoğu bundan habersiz! Oysa diyabetin kontrol altına alınmadığında çok ciddi tehlikelere neden olabildiğini belirten Acıbadem Taksim Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Edvin Murrja “Diyabet kontrol altına alınmadığında kalp ve damar hastalıkları, ayaklarda zor iyileşen hatta ampütasyona yol açabilen yaralar, görme kaybı ve böbrek yetmezliği gibi çok ciddi hastalıklara neden olabiliyor” diyor. Buna karşın diyabetin günlük yaşam alışkanlıklarını düzenleyerek kontrol altına alınabileceğini, erken teşhisin ise kritik önem taşıdığını belirten Dr. Murrja, bazı belirtilere özellikle dikkat etmek gerektiğini söylüyor. 8 sorudan oluşan diyabet testi hazırlayan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Edvin Murrja, bu belirtilerden birinin bile olması durumunda mutlaka doktora başvurmak gerektiğini belirtti, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

Çok sık su içme ihtiyacı hissediyor musunuz?

Aşırı susama ve sık su içme ihtiyacı, diyabetin erken belirtilerinden biri olabilir. Yüksek kan şekeri, vücudun dengeyi sağlamak için daha fazla suya ihtiyaç duymasına ve susuzluk hissine neden olur.  

Sık idrara çıkıyor musunuz?

Özellikle geceleri sık sık idrara çıkıyorsanız, bu durum kan şekerinizin yüksek olduğuna işaret edebilir. Kan şekeri belli bir seviyenin üzerine çıktığında (genellikle 180 mg/dL'nin üzerinde), böbrekler fazla şekeri idrarla dışarı atmaya çalışır. Bu sırada glikoz, suyu da beraberinde sürükler; bu da idrar miktarını artırır ve vücut daha fazla su kaybederek susuz kalır.   

Ani kilo kaybı yaşıyor musunuz?

Son zamanlarda bilinçli bir diyet yapmadan kilo kaybı yaşadıysanız, bu durum insülin eksikliğine bağlı olarak vücudun enerji üretiminde yağları kullanmaya başlamasından kaynaklanabilir. Normalde, hücreler enerji üretmek için kandaki glikozu kullanır. Ancak diyabette insülin hormonu yeterince etkili çalışmadığında veya üretilemediğinde, glikoz hücrelere giremez ve vücut enerji sağlamak için yağları ve kas dokusunu yakmaya başlar. Bu durum, hızlı ve ani kilo kaybına neden olabilir. Diyabetle ilişkili kilo kaybı genellikle iştahın artmasıyla birlikte görülür, çünkü hücreler yeterli enerjiyi alamadığı için beyin sürekli açlık sinyali gönderir.

Sürekli tatlı yeme isteği mi duyuyorsunuz?

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Edvin Murrja “Sürekli şekerli gıdalara yönelme isteği, kan şekeri düzeylerinizdeki dalgalanmaların bir göstergesi olabilir. Vücut yeterince insülin üretemediğinde ya da mevcut insülin etkili şekilde kullanılamadığında, hücreler enerji için ihtiyaç duyduğu şekeri düzenli alamaz. Bu da beynin acıkma sinyali ile birlikte tatlı isteğini artırır. Özellikle yemekten kısa bir süre sonra yeniden acıkma ya da enerji düşüklüğü hissediyorsanız, bu durum diyabetin habercisi olabilir” diyor. 

Yaralarınız geç mi iyileşiyor?

Diyabet, bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve kan dolaşımını olumsuz etkileyerek yaraların daha geç iyileşmesine neden olabilir. Yüksek kan şekeri, damar yapısını bozarak yaralanan bölgelerde yeterli oksijen ve besin maddelerinin taşınmasını engeller. Aynı zamanda bağışıklık hücrelerinin etkinliğini azaltarak enfeksiyon riskini artırabilir. Özellikle ayak yaraları ve enfekte kesikler diyabet hastalarında dikkatle takip edilmelidir.

Sürekli yorgun ve halsiz mi hissediyorsunuz?

Vücudunuz şekerden yeterince enerji üretemediğinde, kendinizi sürekli yorgun hissedebilirsiniz. Diyabet hastalarında bu belirti oldukça yaygındır ve genellikle insülin direnciyle ilişkilidir. Kan dolaşımında yeterince glikoz olsa bile, hücreler bu glikozu etkili bir şekilde enerjiye dönüştüremez. Bunun sonucunda kaslar ve organlar yeterli enerjiyi alamaz ve kişi gün boyunca halsiz ve bitkin hisseder. Uyku düzeninde bozulmalar da bu yorgunluğu artırabilir.

Ellerde ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanma hissediyor musunuz?

Sinir hasarı (nöropati), diyabetin erken ve yaygın belirtilerindendir. Ellerde, ayaklarda veya bacaklarda uyuşma, karıncalanma ya da yanma hissi varsa dikkatli olmalısınız. Yüksek kan şekeri, sinir uçlarına zarar vererek his kaybına yol açabilir. Özellikle uzun yıllar diyabeti kontrolsüz şekilde seyreden hastalarda sinir hasarı gelişebilir. Düzenli kan şekeri kontrolü, bu tür komplikasyonların önlenmesinde büyük önem taşır.

Aile bireylerinizde diyabet hastası var mı?

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Edvin Murrja “Diyabet, genetik yatkınlıkla da ilişkili bir hastalıktır. Anne, baba veya kardeşlerinizde diyabet öyküsü varsa, risk altında olabilirsiniz. Özellikle birinci derece akrabalarda Tip 2 diyabet bulunması, kişinin ilerleyen yıllarda diyabet geliştirme ihtimalini artırır. Ancak genetik yatkınlık tek başına hastalığı belirlemez; sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve kilo kontrolü bu riski azaltmaktadır. Bu nedenle risk grubunda olan kişilerin düzenli olarak doktor kontrolünden geçmesi önemlidir” diyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/8-soruda-diyabet-testi-8490.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/8-soruda-diyabet-testi-8490.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/8-soruda-diyabet-testi-8490-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/04/8-soruda-diyabet-testi-8490.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/8-soruda-diyabet-testi/46448/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 10:40:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Babaeski’de Dünya Tüberküloz Günü Etkinliği Düzenlendi]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tüberküloz Hastalığı ve Korunma Yolları Anlatıldı

24 Mart Dünya Tüberküloz Günü kapsamında Babaeski’de farkındalık etkinliği düzenlendi. Babaeski İlçe Sağlık Müdürlüğü ve Babaeski İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, Babaeski Cumhuriyet İlkokulu konferans salonunda yapıldı. Etkinliğe, İl Tüberküloz Koordinatörü Dr. Sevengül Subaşı Akın, Veteriner Hekim Alper Güder ve Gıda Mühendisi Evren Saçak katkı sağladı.



Tüberküloz Nedir ve Nasıl Korunulur?

Etkinlikte, İl Tüberküloz Koordinatörü Dr. Sevengül Subaşı Akın, tüberküloz hastalığı, bulaşma yolları ve korunma yöntemleri hakkında detaylı bilgiler verdi. Akın, tüberkülozun solunum yoluyla bulaştığını ve erken teşhisin önemine vurgu yaparak, düzenli sağlık kontrollerinin hastalığın önlenmesinde kritik bir rol oynadığını belirtti.



Zoonoz Kaynaklı Verem Hastalığına Dikkat Çekildi

Veteriner Hekim Alper Güder ise hayvanlardan insanlara bulaşabilen zoonoz kaynaklı verem hastalığı hakkında bilgilendirme yaptı. Güder, özellikle çiftlik hayvanlarının sağlık kontrollerinin düzenli yapılmasının, bu hastalığın yayılmasını önlemede büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Gıda Tüketiminde Alınması Gereken Önlemler Anlatıldı

Gıda Mühendisi Evren Saçak, sağlıklı gıda tüketiminin tüberküloz başta olmak üzere birçok hastalığın önlenmesinde etkili olduğunu ifade etti. Saçak, pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinin tüketiminin risk taşıdığına dikkat çekerek, güvenilir gıda kaynaklarının tercih edilmesi gerektiğini belirtti.



Halk Sağlığı İçin Bilinçlendirme Çalışmaları Devam Edecek

Babaeski İlçe Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, halk sağlığını korumak adına bilinçlendirme çalışmalarına devam edeceklerini ve benzer etkinliklerin düzenli olarak gerçekleştirileceğini ifade etti. Yetkililer, tüberkülozla mücadelede toplumun bilinçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.

Bu tür etkinliklerin, halk sağlığına katkı sağlaması ve farkındalığı artırması açısından oldukça değerli olduğu belirtildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/babaeski-de-dunya-tuberkuloz-gunu-etkinligi-duzenlendi-8911.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/babaeski-de-dunya-tuberkuloz-gunu-etkinligi-duzenlendi-8911.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/babaeski-de-dunya-tuberkuloz-gunu-etkinligi-duzenlendi-8911-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/babaeski-de-dunya-tuberkuloz-gunu-etkinligi-duzenlendi-8911.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/babaeski-de-dunya-tuberkuloz-gunu-etkinligi-duzenlendi/46317/</link>
			<pubDate>Tue, 25 Mar 2025 14:50:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Vitamin Deposu Avokado: Kalp Sağlığından Sindirime Mucizevi Etkiler]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Beslenme dünyasında son yılların en popüler süper besinlerinden biri olan avokado, hem lezzeti hem de sağlığa sunduğu sayısız faydasıyla dikkat çekiyor. Peki, avokadoyu neden sofralarımızdan eksik etmemeliyiz? İşte avokadonun besin değeri, faydaları ve sağlıklı beslenmedeki önemi...



Avokado Besin Değeri: Vitamin ve Mineral Deposu

Avokado, içerdiği yüksek besin değerleri sayesinde "besin bombası" olarak adlandırılır. 100 gram avokadonun içeriğinde:


	Sağlıklı yağlar (özellikle tekli doymamış yağlar)
	Potasyum
	Vitamin E, K, C, B6
	Folat (B9 vitamini)
	Lif
	Magnezyum ve bakır gibi mineraller


bulunur. Bu zengin içeriği, avokadoyu özellikle dengeli beslenme programlarının vazgeçilmezi haline getiriyor.



Avokadonun Sağlığa Faydaları Nelerdir?

Avokado, düzenli tüketildiğinde birçok sağlık faydası sunar:

1. Kalp Sağlığını Korur

Avokadonun içerdiği sağlıklı yağlar, kötü kolesterolü (LDL) düşürüp iyi kolesterolü (HDL) artırarak kalp-damar hastalıklarına karşı koruma sağlar.

2. Sindirim Sistemini Destekler

Yüksek lif oranı sayesinde sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur ve kabızlığı önler.

3. Antioksidan Kaynağıdır

Vitamin E ve C bakımından zengin olan avokado, vücudu serbest radikallerden arındırır, bağışıklığı güçlendirir.

4. Göz Sağlığına Katkıda Bulunur

İçerdiği lutein ve zeaksantin gibi karotenoidler sayesinde göz sağlığını destekler, yaşa bağlı göz hastalıklarına karşı koruma sağlar.



5. Kilo Kontrolüne Yardımcı Olur

Doyurucu ve lifli yapısıyla uzun süre tokluk hissi verir, sağlıklı kilo kontrolüne destek olur.

Beslenme Programında Avokado Nasıl Tüketilir?

Avokadoyu beslenme rutininize dahil etmek oldukça kolay. İşte birkaç öneri:


	Kahvaltılarda: Dilimleyip tam buğday ekmeği üzerinde tüketebilirsiniz.
	Salatalarda: Küp şeklinde doğrayarak salatalara ekleyebilirsiniz.
	Smoothie tariflerinde: Kremsi dokusu sayesinde smoothielere lezzet ve besin değeri katar.
	Guacamole sosu: Meksika mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan guacamole'yi hazırlayabilirsiniz.


Kimler Avokado Tüketirken Dikkatli Olmalı?

Her ne kadar sağlıklı bir besin olsa da, avokado yüksek kalori içerir. Bu yüzden porsiyon kontrolü önemlidir. Ayrıca, lateks alerjisi olan bireylerde çapraz reaksiyon riski bulunabileceği için dikkatli tüketilmesi tavsiye edilir.

Avokado; vitamin, mineral ve sağlıklı yağ açısından oldukça zengin bir besin kaynağıdır. Doğru porsiyonlarda tüketildiğinde kalp sağlığından sindirime kadar pek çok alanda vücuda fayda sağlar. Sağlıklı beslenme planınıza mutlaka avokadoyu dahil etmeyi unutmayın!
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/vitamin-deposu-avokado-kalp-sagligindan-sindirime-mucizevi-etkiler-550.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/vitamin-deposu-avokado-kalp-sagligindan-sindirime-mucizevi-etkiler-550.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/vitamin-deposu-avokado-kalp-sagligindan-sindirime-mucizevi-etkiler-550-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/vitamin-deposu-avokado-kalp-sagligindan-sindirime-mucizevi-etkiler-550.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/vitamin-deposu-avokado-kalp-sagligindan-sindirime-mucizevi-etkiler/46203/</link>
			<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 00:44:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BU BELİRTİLER ENDOMETRİOZİS HABERCİSİ]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Her 10 kadından birinde görülüyor 

En yaygın belirtisi, şiddetli ağrı!

Bazı kadınlar regl döneminde çok şiddetli ağrılar yaşayabiliyor. Yaşam kalitesini de düşüren bu ağrılar, hem fiziksel hem de ruhsal olarak kadınları zorluyor; kimi zaman işini kimi zaman da aile hayatını etkiliyor. Çoğu zaman ‘normal’ kabul edilen bu ağrılar konusunda uzmanlar uyarıyor: “Normal sandığınız ağrı, endometriozis (çikolata kisti) habercisi olabilir”

Endometriozis, her 10 kadından birinde görülen bir sağlık sorunu. Bu hastalığa dair regl döneminde yaşanan ağrının en sık rastlanan belirti olduğuna dikkat çeken Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hale Göksever Çelik, “Endometriozis, kalıtsal bir hastalık. Özellikle annede bu ağrılar varsa, kız çocuklarında da aynı durumun görülmesi mümkün. O nedenle anneler regl dönemi başladıktan sonra kızlarındaki belirtilere dikkat etmeli, şiddetli ağrı durumunda, mutlaka bir jinekoloğa götürmeliler. Aynı zamanda kendi ağrılarını normal gibi algılayıp, ihmal etmemeliler. Tüm kadınlar için en ideali, her hangi bir şikayetinin olup olmadığına bakmadan yılda bir kez jinekolojik muayeneye gitmeleridir. Zira bazen bazı jinekolojik hastalıklar gibi endometriozis hiçbir belirti de vermiyor. Asemptomatik dediğimiz bu durumda; hiçbir şikayeti olmasa bile ultrasonda çikolata kisti tanısı koyduğumuz hastalar var. Bundan dolayı rutin yıllık jinekolojik muayenelerini aksatmamalılar” diyor.  

Derin  endometriozise dikkat!

Endometriozis, rahim içini döşeyen hücrelerin rahim dışında yumurtalıklar, karın içi zarı, tüpler, idrar kesesi, bağırsaklar, üreterler gibi herhangi bir yere yapışması ile kendini belli eden bir hastalık. Adeta rahim içi hücreler vücutta dolaşıyor ve bir organa yapışarak orda bir doku oluşturuyor. Bulunduğu organ ya da bölgeye göre farklı sorunlara yol açıyor.   Derin endometriozis hastalarından “disüri” adı verilen işeme veya “diskezi” adı verilen dışkılama sırasındaki ağrı, sık rastlanan belirtilerin başında geliyor. Endometriotik odaklar, rahimden idrar kesesi veya bağırsaklar üzerine giderek yerleşiyor, bu organların yapısını ve işleyişini değiştirerek çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlıyor.

Üreme döneminde görülüyor

Menopoz döneminde sıklığı azalmakla birlikte tüm yaşam boyunca karşılaşılabilen endometriozis, genellikle 18-45 yaş aralığındaki kadınları hedef alıyor. Üreme çağındaki kadınların yüzde 10-12’sinde görüldüğü tahmin ediliyor. Belirtilerin göz ardı edilmesi, ağrıların adet döngüsünde normal gibi algılanması ise bu şikayetler nedeniyle doktora başvurulmamasının en önemli nedenlerinin başında geliyor. Dolayısıyla uzmanlar, gerçek endometriozis oranın daha yüksek olabileceğine işaret ediyor. 

Okula, işe gidemeyecek kadar şiddetli ağrı temel belirti...

Temel belirtisi “dismenore” yani çok şiddetli regl ağrısı olan endometrioziste, kadınların menstürasyon döneminde gündelik hayat akışları sekteye uğruyor; ve bu kadınlar okula veya işe gidemeyecek duruma gelerek, ağrıyı dindirmek için hastanelerin acil servislerine başvurmak zorunda bile kalabiliyor.  

Çok genel bir belirti olan kasık ağrısının pek çok farklı hastalığı düşündürdüğüne değinen Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hale Göksever Çelik “Kasık ağrısı da belirtilerden biri olabilir. Altta yatan endometriozise bağlı olarak adet dönemleri dışında da bu kadınlar ağrı deneyimleyebilir. Tanı için endometriozis konusunda deneyimli uzman tarafından detaylı jinekolojik muayene ve ultrason incelemesi yapılmalıdır. Yumurtalıklarda yerleşen endometrioma (çikolata kisti) olarak adlandırdığımız endometriozis veya karın zarı üzerindeki ‘süperfisyel peritoneal endometriozis’ adını verdiğimiz milimetrik endometriotik odaklar kadınların yaşam kalitesini düşüren kronik kasık ağrılarına yol açabilir” diyor. 

Boşanmalara sebep oluyor

Endometriozisli kadınlarda görülen diğer bir belirti ise “disparoni” olarak adlandırılan, cinsel ilişkide yaşanan ağrılar. Özellikle derin endometriozis odakları olan kadınlar için cinsel ilişki bir ıstırap halini alıyor; kadınlar bu nedenden dolayı cinsel ilişkiden kaçınıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar endometriozisli kadınlarda yaşanan bu cinsel sorunların boşanma oranlarını artırdığını ortaya koyuyor. 

Anne olmayı engelleyebiliyor

Tedavi sürecinde ağrı kesici ilaçlar ve hormon içeren tedavilerin yanı sıra cerrahi yöntem ile endometriozis odakları/ kistlerinin çıkarılması veya ortadan kaldırılması gibi seçenekler değerlendiriliyor. Hastalığın yumurtalık rezervine etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Hale Göksever Çelik “Bilimsel literatürde de kanıtlandığı gibi endometriozisin kendisi de, endometriozis cerrahisi de yumurtalık dokusu üzerinde tahribata, dolayısıyla yumurta sayısının ve kalitesinin düşmesine yol açıyor. Zaten tüm kadınlarda fizyolojik olarak yaş ile azalan yumurtalık rezervi, endometriozisi olan kadınlarda daha hızlı tükeniyor. Bu nedenden dolayı, endometriozisi olup yakın gelecekte gebelik planlamayan kadınlara mutlaka yumurta ya da embriyo dondurmayı öneriyoruz” uyarısında bulunuyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/bu-belirtiler-endometriozis-habercisi-4131.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/bu-belirtiler-endometriozis-habercisi-4131.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/bu-belirtiler-endometriozis-habercisi-4131-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/bu-belirtiler-endometriozis-habercisi-4131.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/bu-belirtiler-endometriozis-habercisi/46086/</link>
			<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 10:50:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Prof. Dr. Ekuklu: Uyuz ile geleneksel yöntemlerle başa çıkamayız]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TRAKYA Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Galip Ekuklu, Covid döneminde alınan tedbirlerin unutulmaya başlanmasıyla, özellikle bulaşıcı hastalıklardan uyuz gibi vakaların yeniden görülebildiğini söyledi. Uyuz tedavisinde aktarlardan alınan kremler kullanmak gibi geleneksel yöntemlerle başa çıkılamayacağının altını çizen Ekuklu, "Çünkü bu bir parazit. Nasıl bir bakteri, bir virüsü yok etmek için, ona yönelik bir tedavi kullanıyorsak bu da bir parazit. Dolayısıyla bu paraziti, herhangi bir aktardan alınabilecek bir şeyle çözemeyiz" dedi.

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Galip Ekuklu, Covid döneminde alınan tedbirlerin unutulmaya başlanmasıyla, özellikle kış aylarıyla birlikte yükselişe geçen bulaşıcı hastalıklardan uyuz vakalarına görülebildiğini söyledi. Uyuz hastalığının insanları rahatsız edebilecek, kaşıntıyla seyreden bir deri hastalığı olduğunu belirten Ekuklu, "Parazitler ciltte incecik küçük tüneller kazarak cilt altından ilerliyorlar ve parmak araları başta olmak üzere vücudun pek çok yerinde kaşıntıya neden oluyor. Bu kaşıntılar özellikle geceleri çok artıyor ve insanları, özellikle çocukları çok rahatsız ediyor. Her yaş grubunda olabilecek bir paraziter hastalık, bir aşısı yok. Dolayısıyla ancak kişisel birtakım önlemlerle bundan korunmak mümkün olabilir. Bu mevsimlerde temel artış nedeni kapalı alanlarda geçirilen zamanın fazla olması. Risk grupları daha çok çocuklar, öğrenciler, huzurevlerinde yaşayan büyüklerimiz, toplu yaşam alanlarında, sıkışık yaşam alanlarında kolay bulaşabilen bir hastalık. Dolayısıyla öncelikli olarak bu gruplarda daha çok ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı.

'ORTAK KULLANILAN HER ŞEYLE BULAŞMA OLASILIĞI VAR'

Günlük yaşamda kullanılan eşyalarla temasla bulaşıcılığının mümkün olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ekuklu, "Mesela AVM'lerdeki yürüyen merdivenlerin kenarındaki kolçaklar, lastikler ya da bir toplu taşımada işte tutacaklar, oradaki metal ya da kauçuk her neyse o tutacağı daha önce bir uyuzlu tutunmuşsa, temas etmişse, arkasından gelen kişiye kolaylıkla bulaşabiliyor. Özellikle deri gibi sandalyelerde, her türlü koltukla, her yerde, ortak kullanılan her şeyle bulaşma olasılığı var. Bir giyim mağazasında daha önce denenmiş bir kıyafeti, bir başkası denediğinde o yolla da bulaşabilecek bir hastalık. O nedenle de birincisi çok bulaşıcı olması, ikincisi çok yaygın görülebilmesi bir anda çok ciddi artışlara neden olabilir. 2-6 hafta arasında bir sürede yürüyor bu parazit. Dolayısıyla temas ettikten bir buçuk ay sonra insanlarda bu hastalığın semptomları, belirtileri görülebilir" diye konuştu.

'KİŞİSEL HİJYEN BOŞLANINCA BU TÜR HASTALIKLAR KOLAYLIKLA BULAŞABİLİYOR'

Prof. Dr. Ekuklu, uyuzdan korunmak için teması azaltmak gerektiğini belirterek, "Biz toplum olarak belki Covid döneminde aldığımız önlemleri yavaş yavaş unuttuk ama hatırlarsanız o dönem bu hijyen kurallarına çok fazla dikkat ettik, hatta kimi zaman abartılı bir noktaya getirdik, maske taktık. Covidin olduğu dönemlerde yakalanmayalım diye bütün bu önlemleri alırken o zaman solunum yolu enfeksiyonu da azaldı, grip de azaldı, bu tür temasla bulaşan hastalıklar da azaldı. Çünkü kişisel hijyenimize özen gösterdik. Covid unutuldu, biz onu yine boşladık. Dolayısıyla bu kişisel hijyen boşlanınca, özensiz davranılınca bu tür hastalıklar kolaylıkla bulaşabiliyor" dedi.

‘BULAŞMAYI ÖNLEMEK BURADA EN BÜYÜK PRENSİP’

Uyuz tedavisinde, geleneksel yöntemlerin sonuç vermeyeceğini söyleyen Prof. Dr. Ekuklu, "Geleneksel yöntemlerle herhangi bir şeyi sürerek bununla başa çıkamayız. Çünkü bu bir parazit. Nasıl bir bakteri, bir virüsü yok etmek için, ona yönelik bir tedavi kullanıyorsak bu da bir parazit. Dolayısıyla bu parazit, herhangi bir aktardan alınabilecek bir şeyle falan çözemeyiz. İşte o zaman kronikleşir ve başkalarına da bulaşır. Eğer böyle bir şey varsa, tedavisi olan basit bir hastalık ve bir hekime başvurmak gerekir. Bunun için illa cildiye uzmanı olması gerekmez. Herhangi bir aile hekimi arkadaşımız da meseleyle kolaylıkla başa çıkabilir. Tedavisi de son derece kolay. Bulaşmayı önlemek burada en büyük prensip. Birinde varsa diğerlerinden onu kıyafetini, havlusunu, saç fırçasını, tarağı, vesairesini ayırmak ve bunları sıcak ve sabunlu suyla yıkamak gerekiyor. Eğer yıkayamıyorsanız ki bazı şeyler vardır, yıkanamıyordur. O zaman onları bir poşete koyarsınız, bir hafta boyunca hava almayacak şekilde tutabilirsiniz" ifadelerini kullandı.

'KİŞİSEL HİJYEN ÖNEMLİ'

Uyuzdan korunmak için temizliğin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Ekuklu, "Bu tür paraziter hastalıklar temasla bulaştığı için yine dönüp dolaşıp geldiğimiz nokta, yıkamaya dikkat çekeceğiz. El yıkarken çok özel, abartılı bir şeye gerek yok. Günlük hayatta kullandığımız sabunlar ciltten uzaklaştırmak için yeterli. Dışarıdan geliyorsanız alışveriş merkezinden, okuldan, toplu taşımaya bindiyseniz Covid döneminde ne yapıyorduk kişisel hijyen için bu tür yerlerden geldiğimizde kıyafetlerimizi çıkarıyorduk, elimizi yıkıyorduk. Yine bunu yapacağız. Sadece uyuza özel bir önlem değil, bütün solunum yolu hastalıkları için bir maske, iki temasın azaltılması ve en az üç dakika elleri parmak aralarına sabunla yıkayacak şekilde el içlerine dikkat etmek gerekir, duş almak gerekebilir. Biraz böyle belalı bir durum ama sonuçta başa çıkmak da kolay" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/prof-dr-ekuklu-uyuz-ile-geleneksel-yontemlerle-basa-cikamayiz-574.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/prof-dr-ekuklu-uyuz-ile-geleneksel-yontemlerle-basa-cikamayiz-574.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/prof-dr-ekuklu-uyuz-ile-geleneksel-yontemlerle-basa-cikamayiz-574-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/03/prof-dr-ekuklu-uyuz-ile-geleneksel-yontemlerle-basa-cikamayiz-574.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/prof-dr-ekuklu-uyuz-ile-geleneksel-yontemlerle-basa-cikamayiz/45940/</link>
			<pubDate>Thu, 13 Mar 2025 11:25:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ramazan’da Sağlıklı İftar İçin Altın Değerinde Beslenme Önerileri]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ramazan ayı, manevi huzurun yanı sıra beslenme alışkanlıklarının da değiştiği özel bir dönemdir. Uzun saatler süren açlık sonrası iftarda bilinçli seçimler yapmak, sağlığı korumanın anahtarıdır. İşte iftarda sağlıklı beslenmenin püf noktaları.

İftara Hafif Başlayın

Oruç açarken mideyi aniden doldurmak yerine, hafif besinlerle başlamak sindirim sistemini rahatlatır. Geleneksel olarak hurma ile oruç açmak hem enerji verir hem de kan şekerini dengeler. Ilık su, ayran veya çorba gibi hafif gıdalar mideyi yumuşatarak sindirime yardımcı olur.



Ana Yemeği Dengeli Tüketin

İftarda aşırı yağlı ve ağır yemeklerden kaçınılmalıdır. Dengeli bir iftar tabağı için protein, karbonhidrat ve sağlıklı yağları içeren bir menü tercih edilmelidir. Örneğin, ızgara tavuk, sebzeli bulgur pilavı ve yoğurt sağlıklı bir kombinasyon olabilir.

Hızlı Yemekten Kaçının

Uzun süre aç kalan vücut, hızlı yemek yendiğinde sindirim sorunları yaşayabilir. Lokmaları iyice çiğneyerek yemek, mideyi yormadan besinlerin daha iyi sindirilmesini sağlar.



Bol Su Tüketin

Ramazan boyunca vücut susuz kaldığı için iftar ile sahur arasında yeterli su içmek oldukça önemlidir. Su tüketimini birdenbire değil, iftardan sahura kadar azar azar yaymak daha faydalıdır.

Tatlı Seçimine Dikkat Edin

İftardan sonra tatlı tüketmek isteyenler için şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlılar daha sağlıklı bir alternatiftir. Güllaç, meyve salatası veya yoğurtlu tatlılar hem hafif hem de besleyicidir.



Sahuru Atlamayın

Sahur, gün boyu tok kalmanızı sağlamak için önemli bir öğündür. Protein açısından zengin yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek ve bol su ile yapılan bir sahur, gün içinde enerjinizi korumanıza yardımcı olur.

Ramazan ayında sağlıklı beslenmek, ibadetleri daha verimli yerine getirmek ve vücudu dinç tutmak için oldukça önemlidir. Dengeli ve ölçülü beslenme ile bu mübarek ayı sağlıkla geçirmek mümkündür.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/02/ramazan-da-saglikli-iftar-icin-altin-degerinde-beslenme-onerileri-1556.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/02/ramazan-da-saglikli-iftar-icin-altin-degerinde-beslenme-onerileri-1556.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/02/ramazan-da-saglikli-iftar-icin-altin-degerinde-beslenme-onerileri-1556-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.babaeskisozgazetesi.com/images/haberler/2025/02/ramazan-da-saglikli-iftar-icin-altin-degerinde-beslenme-onerileri-1556.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.babaeskisozgazetesi.com/ramazan-da-saglikli-iftar-icin-altin-degerinde-beslenme-onerileri/45453/</link>
			<pubDate>Tue, 25 Feb 2025 00:54:00 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>