Kırklareli’nde beklenen kış manzarası bu yıl da oluşmadı. Gün içerisinde kısa süreli yağan kar, sadece araçların üzerinde birkaç saat kalabildi, ardından tamamen eridi. Kent genelinde beyaz örtü oluşmazken, vatandaşlar alışık oldukları kış görüntülerini bir kez daha göremedi. Uzmanlar ve çevre duyarlıları ise bu durumu iklim krizi açısından önemli bir uyarı olarak değerlendiriyor.

Kırklareli özelinde yaşanan bu tablo, Türkiye genelinde hissedilen mevsim kaymalarının bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Kar yağışının olmaması, doğanın dengesini doğrudan etkiliyor. Kar, toprağı soğuktan koruyan doğal bir örtü görevi görürken, bahar aylarında eriyerek su kaynaklarını besliyor. Kırklareli’nde karın yeterince yağmaması, toprak neminin azalmasına ve uzun vadede kuraklık riskinin artmasına neden olabilir. Ayrıca karla birlikte yaşam döngüsünü sürdüren birçok canlı türü de bu değişimden olumsuz etkileniyor.

Su kaynakları açısından da kar yağışının azalması ciddi sonuçlar doğuruyor. Kar, barajlar ve yer altı suları için doğal bir rezerv görevi görüyor. Kar yerine ani ve düzensiz yağmurların görülmesi ise sel riskini artırırken, uzun vadede su kıtlığını derinleştiriyor. Kırklareli gibi tarımsal üretimin önemli olduğu bölgelerde bu durum, çiftçileri ve gıda üretimini doğrudan etkileyebilecek bir tehdit olarak öne çıkıyor.
Öte yandan karın yokluğu, sosyal ve kültürel yaşamda da değişimlere yol açıyor. Çocukların karda oynadığı günler, kar tatilleri ve kışa özgü alışkanlıklar giderek hafızalardan siliniyor. Uzmanlar, bu tablonun iklim krizinin somut sonuçlarından biri olduğunu vurgulayarak, yenilenebilir enerji kullanımı, çevre bilinci ve doğayı koruyan politikaların önemine dikkat çekiyor. Kırklareli’nde bu yıl yaşanan karsız kış, gelecek yıllar için güçlü bir uyarı olarak görülüyor.
AYSUN ÜN





