Ana Sayfa Gündem 22 Şubat 2017 955 Görüntüleme

BAŞKAN METİN FEYZİOĞLU; BABAESKİ’Yİ SALLADI

DSC_0019 DSC_0028 DSC_0053 DSC_0064 DSC_0085 DSC_0092 DSC_0437
Haber: Aydın BİLGİLİ
Türkiye Barolar Başkanı Metin Feyzioğlu: Şehrin anahtarını da aldığıma göre artık bir Babaeskili sayılırım” diyerek yaptığı açıklamada şunlara yer verdi “Babaeski’de fahri hemşeri ilan edildikten sonra söylediklerim Kayseri’den gelmiş bir kardeşinizin değil Babaeskili hemşerinizin sözleridir aynı zamanda. Efendim Akıncı Beyi Gazi Ahmet, sefere giderken geride güzeller güzeli güzel yürekli eşini bırakır. Sonra Bolca Nine olarak bilinen eş. Gazi Ahmet seferde Romanya’da şehit düştüğünde Bolca Nine önce gözyaşlarını akıtır. Sonra acıyla kavrulmuş yüreğini tedavi etmek için bir kenara çekilir. Bolca Nine yüreğine düşen o şehit acısı, Türkiye’nin her yerinden şehit haberi geldiğinde Babaeskili annelerin, Babaeskili bacıların, kadınların kahramanlığını, şehadetin ne anlama geldiğini bilen tüm Babaeski’nin yüreğine düşer.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzi oğlu kurmayları ile birlikte Babaeski Belediye Başkanı Av. Abdullah Hacı’yı makamında ziyaret etti.
Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Metin Feyzioğlu’nun Babaeski’ye gelişinde Belediye Başkanı Av. Abdullah Hacı’yı ziyaretine; Anayasa profesörü Profesör Doktor Süheyl Batum, Barolar Birliği Genel Sekreteri Av. İzzet Güneş Gürseler, Büyükmandıra Belediye Başkanı Sertaç Balyemez, İl Genel Meclis Üyeleri, Babaeski Sivil Tolum Örgütlerinin temsilcileri, Köy ve Mahalle Muhtarları, belediye çalışanları ve vatandaşlar katıldı.
Babaeski’ye gelişinde Belediye Önünde Belediye Başkanı Av. Abdullah Hacı ve Başkan Yardımcılar Hayri Tübeler, Ayhan Sertgün ve Büyükmandıra Belediye Başkanı Sertaç Balyemez tarafından çiçeklerle karşılanan Feyzioğlu belediye girişinde ise “ Yaşa Mustafa Kemal Paşa” marşı ile karşılandı.
Belediye binasında kendisini karşılayan çalışanları ve vatandaşlar ile tek tek tokalaşan Feyzioğlu, daha sonra Başkanın makamına geçerek Sivil toplum Örgütü Liderleri ile görüştü.
Daha sonra Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve Profesör Doktor Süheyl Batum’a Başkan Hacı Şehrin sembolik anahtarını ve onurluluk sundu.
Başkan Hacı burada yaptığı konuşmada şunlara yer verdi; Abdullah Hacı; “Her iki hocamızda referandum süreci hakkında bilgi verecekler. Değerli arkadaşlar, ortalık karanlığa büründüğünde, her taraf kapkaranlık olduğunda toplum referans noktaları arar. Acaba Metin Feyzioğlu’nun, Süheyl Batum’un evinin ışığı yanar mı der! Bir ışık arar. İşte o ışıklar bugün Babaeski’de. Değerli arkadaşlar hiçbir çatışma sonsuza dek sürmez. Siyasetçiler olarak bizlere düşen görev toplumu etnik ayrımcılık yapmadan, düşmanlığa sevk etmeden barış içinde yaşamaktır.
Bölmeye kalkarsanız bölünmeyecek toplum yoktur. Fakat siyasi kibirleriyle hırslarıyla bu bölünmeye neden olanlar, kayıplar ortaya çıktığında asla sorumluluk üstlenmezler. Hatta onlar, bunlar bizim yüzümüzden meydana gelmedi derler. Siyasetçiler olarak bizlere düşen en büyük görev aslında bu makamların sonlarının olduğunu bilmemizdir. Bu makamları içimizde aşarak özgürleşmemizdir. Yani ben Abdullah Hacı olarak, bu masanın üzerinden anahtarlarımı alıp ben belediye başkanlığını bırakıyorum deme cesaretini gösteriyorsam ben toplumun bir parçasıyım ve yaşıyorum demektir. Fakat bizim toplumumuzun çok kötü bir alışkanlığı var. Kendi doğru bildiğimizi olabildiğince yüceltiyoruz. Siyaset kısır bir çekişmeye girdiğinde tek bir şey söylüyor sandığı ortaya koyalım. Koyalım da, bu sandık hukuk devleti içinde mi ortaya konacak! Bunu bilmemiz gerekir. Her iki tarafta kendilerini önce cesaretle sonra özgürce ifade edebilecekler mi? Bütün bu konular hakkında hocalarımız bizlere bilgi sunacaklar.
Şehrin anahtarını aldığıma göre ben Babaeskili sayılırım
Başkan Hacı’nın konuşmalarının ardından bir açıklama yapan Feyzi oğlu Şehrin anahtarını da aldığıma göre artık bir Babaeskili sayılırım” diyerek yaptığı açıklamada şunlara yer verdi “Babaeski’de fahri hemşeri ilan edildikten sonra söylediklerim Kayseri’den gelmiş bir kardeşinizin değil Babaeskili hemşerinizin sözleridir aynı zamanda. Efendim Akıncı Beyi Gazi Ahmet, sefere giderken geride güzeller güzeli güzel yürekli eşini bırakır. Sonra Bolca Nine olarak bilinen eş. Gazi Ahmet seferde Romanya’da şehit düştüğünde Bolca Nine önce göz yaşlarını akıtır. Sonra acıyla kavrulmuş yüreğini tedavi etmek için bir kenara çekilir. Bolca Nine yüreğine düşen o şehit acısı, Türkiye’nin her yerinden şehit haberi geldiğinde Babaeskili annelerin Babaeskili bacıların, kadınların kahramanlığını, şehadetin ne anlama geldiğini bilen tüm Babaeski’nin yüreğine düşer. Şimdi bu bilinçle yoğrulmuş kentlerimizin başında gelen Babaeski’ye, tüm dünyaya buradan vereceğimiz mesaj şudur; değerli dostlarımız Türkiye’nin bölünmesi için küresel bir projenin tetikçiliğini yapan bölücü terör örgütleri bu anayasa değişikliğine tıpkı 2010’da dedikleri gibi evet demektedirler. Hiç kimse bu gerçeği saptırmaya kalkışmasın! Daha yeni kanlı terör örgütü Hizbullah’ın siyasi kanadı HÜDA-PAR bağımsız Kürdistan için çalışıyoruz diye sloganlarını yayınladı bile. Ne dendi biliyor musunuz ? Gayet basit. Çünkü eğer bir devletin anayasasında, anayasal rejiminde hâkimler bir kişi bağlanır, parlamento bir kişiye bağlanır. Yani Irak parlamentosuna, Kaddafi’nin Libya’sının durumuna düşürülürse bu tek adamların karşısında silahlı eylem yapan örgütleri dünya meşru görüyor. Meşru gördüğü anda tıpkı peşmergenin yardım aldığı gibi tıpkı Kaddafi’nin karşısındakileri gibi silah yardımı aldığı gibi tıpkı Suriye’de ki yavru örgüt PYD’nin istihbarat desteği, Moskova’da temsilcilik, ABD’den zırhlı araç aldığı gibi Türkiye’de ki ana örgütte her türlü desteği almaya hayal ediyor.
Bu hayal kursaklarında kalacak
Ama bu hayal kursaklarında kalacak! Babaeski buna izin vermeyecek, Türkiye buna izin vermeyecek. Bir kez daha aldatıldım Ay Allah cümlesini biz duymayacağız. Çünkü Türkiye’yi yönetenlerin bir kez daha aldatılmasına Babaeski’de ve Türkiye’de izin vermeyeceğiz. Bu bir meseledir ve bu milli mesele etrafında her siyasi partiden, her dünya görüşünden insanlardan, siyasetçisi olanı siyasetçisi olmayanı birleşmiştir, kenetlenmiştir. Son şunu da söylemek istiyorum. Süheyl Hocam Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli anayasa hukukçularından biridir. Fakat değeri anayasa hukukunu bildiği için değildir. Anayasa hukukunu çalışırsınız öğrenirsiniz. Süheyl Hoca gibi çok çalışırsanız dünya çapında da bir anayasa hukukçusu olursunuz. Mesele anayasa hukukçusu olduktan sonra adam kalabilmektir. İnsan kalabilmektir. Milli aydın olabilmektedir. Biz huzurunuzda sapına kadar, dibine kadar milliyetçi insanlar olarak bulunuyoruz. Bu milliyetçilik Atatürk’ün tanımladığı şekilde milliyetçiliktir. Irkçılığı reddeden milliyetçiliktir. Mezhepçiliği reddeden milliyetçiliktir. Bir başka devletin bir küresel gücün kuklacının gelip vatanımı sömürmek istediğinde önce Türkiye, önce Türk Milleti diyen milliyetçiliktir. İşte bu biz milliyetçiliğimizle gurur duyuyoruz. Şimdi söyleyeceğim şu; bu anayasa başkana denetimsiz olarak yeni iller ve o illerden birleşmiş bölgeler kurma yetkisi veriyor. Yani eyaletin sınırlarını bir gecede hiç kimseye sormadan belirleme yetkisi veriyor.
Hodri meydan çıksın birlikte tartışalım
Çıksın hodri meydan ikimizin karşısına, o meteoroloji mezunu hukukçulara çıksın desin ki hayır öyle değil. Bilgisiyle belgesiyle konuşuyoruz sizinle. Eğer bu yetki bir başkana veriliyorsa yarın bu yetkiyi bu başkan kullanmaz belki ya da kullanmak için üstüne çökülür dünyanın bütün emperyal örgütleri tarafından ama bilemem bir gün bu yetkiyi kullanacak bir başkan Türkiye’de maalesef çıkıverir ve Türkiye bir gece üniter devlet yatar. Sabahları eyaletlere bölünmüş ve kan gövdeyi götürecek iç savaşın içine getirilmiş bir felakete maalesef gözünü açabilir. Türkiye’de eyalet sistemi kurma yetkisini hiç kimseye veremez Türkiye milleti ve vermeyecektir. Diyecekleri bölge birliklerini kurduk. Daha fazla için bir saniye Türkiye’nin Avrupa Yerel Yönetimleri özerklik şartına koyduğu ve birliğimiz için milli vazgeçilmezlerimizin yetkisini de kaldırmaya veriyor bu başkan. Ne yetkiler biliyor musunuz! Başkan bir sabah kalktığınızda şehirlerin ya da şehir birliklerinin kendi polis gücünü kurmasına yetki verebilir. Başkan bir sabah kalktığınızda şehirlerin milli eğitimden ayrı olarak kendi eğitim sistemlerini kurmalarına karar verebilir. Bölge birliklerini kurma yetkisi de kendisine aittir. Ve diğer taraftan da uluslararası hukukta bölücü terör örgütü meşrulaştırılmıştır eğer bu anayasa değişikliği geçecek olursa.
Karşımıza konulmuş en tehlikeli tuzak
Yani değerli dostlarım ortada Türk Milleti’nin karşısına konulmuş en tehlikeli tuzak vardır. Bu tuzağa her siyasi partiden önce vatan diyen, önce vatan dedikten sonra elde ki ürünü anlamak için bu sorumluluğunun gereğini yapan milyonlarca insan okuyup inceledikten sonra sizi temin ediyorum HAYIR diyecektir! Bölünmeye hayır diyecektir. Sayın Başbakan dün kürsüden bizi kastederek, çünkü biz bunu gündeme getirdik. Bölünmeden söz ediyorlarmış hah dedi. Sayın Başbakan bulunduğu konumda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanıdır, etrafında hukukçuları vardır. Bir telefonla davet eder, Metin bey Süheyl bey buyurun 2 saat sonra Başbakanlıkta bekliyorum, kaygılarınızı dinledim. Türkiye’nin bölünme tehlikesi olduğunu söylüyorsunuz. Bunun bir bölünme anayasası olduğunu iddia ediyorsunuz, biz daha önce 2 kere aldatıldık. Birincisinde F tipi suç örgütü bizi aldattı, sonra bölücü terör örgütü aldattı, biz artık aldatıla aldatıla biraz daha temkinli olmak istiyoruz. Bu defa bizi aldatmasınlar, lütfen gelin ve lütfen bizim etrafımızdakilere niçin bunun bir bölünme anayasası olduğunu düşündüğünüzü, belgesiyle bilgisiyle anlatın ki biz tekrar aldatılıp Türkiye’yi bir felakete sürüklemiyorum der. Ben hodri meydan bir davet bir istirham, sayın başbakandan ekibini toplasın, Süheyl hoca ile bizi davet etsin. Ve biz de kendilerine bir kez daha küresel güçlerin, küresel kuklacıların kendilerini aldattığını ve Türkiye’ye anlattığını en son ve en tehlike virajı aldırmak için çok tehlikeli bir oyunun içine soktuklarını anlatmaya hazırız. Vatan için, millet için hiç kimse bize ne madalya takacak, ne bir ödül verecek, ne bir paye verecek. Bizim bu süreçte kazancımız sizin yüreğimiz, karşımızda sürekli bizi tehdit eden, küfreden, işten atan, salonları kapayan ve ürünün anlatılmasından korku duyan birileri var! Milletimiz ürünün ne olduğunu görüyor ve takdiri emin olunuz ona göre yapacak.
Memleketin tapusu bir kişiye verilir mi?
Metin Feyzioğlu; “Memleketin tapusunu bir kişiye vermeye ve o bir kişiyi denetimsiz bırakmaya ne dersiniz? Hayır! Bolca Nine’nin torunlarına soruyorum? Analara soruyoruz. Bacılara soruyoruz. Türkiye’nin bölünmesini tetikleyecek olan bu anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz? Hayır! Peki her sabah yataktan kalkıp bugün en az iki kişiyi düşünemeye tartışmaya ikna edeceğim diyeceksiniz! OHAL yetkilerine dayanarak size verdiğimiz görevde budur değerli dostlarım. Ve şimdi somut bir görev veriyoruz Süheyl hocayla. Bakın değerli dostlarım bu Türkiye Barolar Birliği’nin anayasa değişikliği paketinin Türkiye’ye getirdiklerini basit, resimli şekilde anlatan bir broşür. Lafı hiç dolandırmaya, lafı hiç uzatmaya gerek yok. Şu bir su bardağı, şu su bardağının içine yerden iki damla pislik alıp atarsanız ya der misiniz bu iki damla pislik. Biz anayasa değişikliğinin şu an hedefe yönelik olmayan başka bir ortamda olsa rahatlıkla tartışabileceğimiz maddelerini tartışmaya bile gerekli görmüyoruz. Sorun şudur! Cumhurbaşkanı Türkiye’de tarihten gelen bir yaklaşımla partiler üstüdür ve buradadır. Biz Cumhurbaşkanlığı makamını bugün sayın Cumhurbaşkanımıza rağmen aldatıldığına inanıyoruz. Biz seviyesini düşürmesine hayır diyoruz. Biz aynı zamanda bu anayasa değişikliği maazallah geçecek olursa, bölücü terör örgütünün dünyada meşruiyet kazanacağını bilgeye belgeye dayanarak söylüyoruz ve bu sebeple hayır diyoruz. Peki kanlı Hizbullah’ın siyasi kanadı ne diyor, HÜDA-PAR ne diyor? Evet diyor! Niçin evet diyor. Kürdistan için evet diyor! Biz diyoruz ki Türkiye için hayır! Merkez Bankası devlet başkanına bağlanmış, mahkemeler devlet başkanına bağlanmış, memlekete bir tane yerli, yabancı yatırımcı gelip bir tane fabrika kuracak para bağlamaz hale gelmişler. Fabrika kurulmazsa; en iyi burası bilir! İş olur mu? İstihdam olur mu? Refah olur mu? Biz diyoruz ki açlık sınırında asgari ücrete hayır! Fabrikalar açılsın, vatandaşlarımız iş bulsun! Gelirleri artsın. Yani biz Türkiye’nin tapusunun teslim edilmesine biz ne diyoruz? Hayır diyoruz! Bu bir vatan borcudur. Bu yörede bir laf var; hangi partidensin, ekmek partisindenim. Size ekmek partisinin mensupları olarak sesleniyoruz. Çocuklarına ekmek getirebilme kaygısında olan insanlarımıza sesleniyoruz. Bu broşürleri dağıtınız. Taksilerin arkasına bırakınız. Posta kutularına bırakınız. Muhtarlara bırakınız. Bu sizin sorumluluğunuzdadır aynı zamanda. Çünkü artık bugünden sonra sen ben yoktur, siz biz yoktur, kocaman bir biz vardır, Türkiye için biz vardır dostlarım. Gazamız mübarek olsun. Allah yardımcımız olsun!
Türkiye Barolar eski Başkanı Metin Feyzioğlu’nun konuşmalarının ardın bir konuşma yapan Anayasa Profesörü Süheyl Batum yaptığı konuşmada şunlara yer verdi;
BU mücadelenin içinde olmaktan onur duyuyorum
Barolar Birliğinin çok değerli başkanı, çok değerli belediye başkanımız, Barolar Birliğinin çok değerli Genel Sekreteri, çok değerli baro başkanları, çok değerli Sivil Toplum Kuruluşları Başkanları ve üyeleri, Sevgili arkadaşlar. Ben çok kısa bir konuşma yapmak istiyorum. Sevgili Başkanlar konuyu çok güzel anlattılar.
Bir Anayasa süreci, bir referandum süreci, tekrardan Türkiye’nin önüne gelince sağ olsun Barolar Birliği sevgili Başkanı, Yönetim Kurulu Üyeleri, bana biz Türkiye’yi karış karış, bizimle birlikte sende gelir misin? Dediler. Ben onur duyarım şeref duyarım dedim ve onlarla beraber bu toplantılara katılıyorum. Onlarla birlikte bu mücadelenin içine girmekten onur duyduğumu sizlerle paylaşmak isterim. Burada olmakta da ayrıca bir kez daha onur duyuyorum. Ben daha önceleri Babaeski’ye geldim. Daha önce bu çevreye geldim. Sizlerle olmaktan çok büyük bir onur ve gurur duyuyorum. Ancak sizlerin bir rahatlığınız var. Biz oyumuzu veririz, biz Türkiye Cumhuriyetinin onurlu, Laik, demokratik sosyal Hukuk Devletine bağlı vatandaşlarıyız. Bunu da oylarımızla gösteririz diyorsunuz. Hep gösterdiniz de, Trakya hep gösterdi.
Bu gün verdiğiniz oyun bir fazla önemi var.
Bu gün sizlerden bir şey istemek için bende bu fırsatı kullanmak istiyorum. Bugün artık verdiğiniz oyun bir fazla önemi var. Daha öncekiler gibi Başbakan belirlemiyorsun, burada ne çıkarsa çıksın Başbakan yerinde oturuyor. Cumhurbaşkanı da oturuyor. Mecliste oturuyor. Ama siz bu gün verdiğiniz oylarla Türkiye’nin tamamına yönelik da Türkiye’nin bir daha içinden çıkması mümkün olmayan gelmesine de engelleyebilecek ölçüde oyu verebilecek, bu oyunu bozabilecek ölçüde oy verebilecek bir kesimsiniz, bir bölgesiniz, bir yer siniz. O bakımdan sizlere çok büyük işlerin düştüğünü bu işlerde sizlere yardımcı olabilmek maksadıyla, sevgili başkana, sivil toplum örgütleri başkanlarına ve yönetim kurulum üyeleri ve tamamınıza bu konuda yardımcı olabilmek için geldik sadece. Sizler bu işi biliyorsunuz. Ne olduğunu biliyorsunuz. Türkiye2de kimse kimseye anlatmasın. Herkes ne olduğunu biliyor. Sevgili, Sayın Cumhurbaşkanımız ne diyor” ne var, her şeyi tek adamda topluyoruz” diyor. Bunu kendisi söylüyor. Tek adamda topluyoruz diyor. “Sonrada bu tek adam değil” diyor. Şimdi buradan ben HAYIR çıkacağına %100 inanan insanlardan biri olarak söylüyorum HAYIR çıkacak. Neden? Nereden? Çünkü Türk Milleti sonuç itibarı ile hangi partiye oy verirse versin, parti için birine oy verilir. Ben senin gibi düşünmüyorum ve buna veriyorum der. Bunun içinde bir sürü neden sayabilir. Ama Ülkenin tapusu birileri istiyor diye bu ülkenin vatandaşları, hangi partiyi tutarsa tutsun birine teslim etmez. Bir kişiye teslim etmez. Buna inandığım için HAYIR çıkacağını biliyorum. AKP’lilerde bundan rahatsız olacak, MHP’lilerin büyük çoğunluğu rahatsız olduğunu gösteriyor zaten. Dolayısı ile ben HAYIR çıkacağını biliyorum. Bunu sayın Cumhurbaşkanı da biliyor. Sayın Başbakan da biliyor. Referandum nedir? Ben bunun üzerine tez yazdım. Doktora tezimi referandum üzerine yazdım. Şimdi kendileri ne diyor. PKK, FETÖ Hayır diyor, biz onun için evet diyoruz. Sizler 15 Temmuzun öcünü alacaksınız diyor. Şayet Hayır derseniz sizlerde 15 Temmuz’cusunuz. Bunu Başbakan ve Cumhurbaşkanı diyor. Cumhurbaşkanı çıkıp anlatmıyor. Anlatamıyor. Çünkü anlatacak bir şeyleri yok. Anlattığı zamanda iki satırda anlatıyor. Ve şunu diyor. Tek adamlığa geçiyoruz diyor. Bakın Kahramanmaraş’ta ne dedi. Ne tarafsızı, tarafsız adam mı olurmuş. Ne siyasetçisi demedi, ne tarafsızı, tarafsız adam mı olurmuş dedi. Cümlesinin sonunda ise “yargıya tarafsızlık getirdik” dedi.
Atatürk’e vermediğiniz yetkiyi bu iktidara verir misiniz?
Atatürk, Yüce Atatürk çok akıllı, bilinçli bir insan. Neden Kurtuluş savaşını verirken ülke işgal edilmiş, “Tek adam benim, meclise ne gerek var” neden demiyor. Çünkü biliyor. Tek başınıza verdiğiniz bir şeyde bu ülkede maalesef Osmanlı İmparatorluğu çok büyük bir imparatorluktu ama imparatorluğu sona erdiren savaş 1. Dünya savaşı oldu. 1. Dünya savaşına o koca imparatorluk nasıl girdi, bir tek Enver Paşanın kararı ile. Tek bir kişinin kararı ile girdi. Mecliste bilmiyordu, arkadaşları da. Bir kişinin kararını koskoca İmparatorluk çekti insanlar çekti. O yüzden Atatürk bütün o savaşı meclisle yürüttü. Sizler, Babaeskililer, Trakya Bölgesi Atatürk’e vermediğiniz bir yetkiyi bugün kü siyasal iktidara ve ya başka bir iktidara verir misiniz. HAYIR cevabı üzerine konuşmasını bitiren Batur herkese teşekkür etti.
Yapılan ziyaretin bitiminde Belediye Başkanı Av. Abdullah Hacı ile Babaeski için özel bir görüşme yaptık ve sorularımıza yanıt aradık.
Başkan Hacı; Babaeski Trakya’nın en güzel şehri haline gelecek. Babaeskililer sabrettiler ve bizlere destek oldular. Altyapı çalışmalarımız bitti. Ben bütün Babaeskililere bu sabırlarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu sene Babaeskililere çok büyük sürprizlerimiz var. Festivalimiz ile birlikte bu sene bütün açılışlarımızı yapacağız. Bizler bu güne yaptığımız hizmetlerin hiç birinin açılışını yapmadık. İçme suyu, Pis su kanalı, atık su kanalı, debi merkezimiz, arıtma tesisimiz, tarihi binalarımız, özel idare binamız bütün bu açılışlarımızı bu yıl yapacağız ve Babaeskililere çok güzel hizmetlerimiz devam edecektir. Ve hep beraber bunları kutlayacağız.
Bilindiği üzere Babaeski Festivalimizin geçmişi çok eski. Biz 45. Tarım Festivali yapacaktık ancak bunu erteledik. Yani iki yıldan beri festivalimiz erteleniyor. Bu sene 45. Tarım Festivaline 3,4, ve 5 Ağustos tarihlerinde kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Altyapı çalışmalarımızın tamamı bitirildi. Üstyapı çalışmalarımızın da %70’in fazlası bitti ve bu sene festivale uygun bir ortam sağlandı. Dolayısı ile festivalimizi bu sene gayet güzel şartlarda Babaeski’ye yakışır bir şekilde Babaeski halkımızın istediği, gençlerimizin çok memnun olacağı bir sanatçı grubu ile bu sene festivalimizi yapıyoruz. Festivalimize bu sene kaldığı yerden devam ediyoruz. Bu sene çok görkemli bir festival yapacağız.

Bakın bir festivalin fuara dönüştürülmesi kolay değil. Bunlar süreç isteyen konular. Biliyorsunuz bunun ilk adımı panayırlardır. Her festivalin kökünde bir panayır vardır. Her fuarın kökünde bir panayır vardır.
Altyapı çalışmalarımız bitti. Babaeski sıkıntılarını bitirdi hiçbir sıkıntısı kalmadı ve bizler bundan sonra kültürel etkinliklere ağırlık vereceğiz. Bundan sonra Babaeski’mizin adını Sosyal Kültürel Etkinliklerle duyuracağız.
bizim üretici pazarımızın bulunduğu alan çok güzel bir alan. Şuanda orayı düzenlemek ve masraf yapılacak bir durumu yok. Belki pazarcı tezgahları yenilenebilir ve daha modern hale getirilebilir. Bunu kalkınma ajansına, KOSGEB’e başvurulabilir yani buraya kim kredi verecekse oraya başvurulabilir ve pazarcı tezgahları daha portatif ve daha göze hoş görülü yapılar olabilir. BU fikrinize katılıyorum. Ancak şuan orada gayet güzel bir Pazar devam ediyor. İtirazlar ve sıkıntılar da bitti gibi. Herkes de alıştı ve o pazarında diğer pazarı etkilediğine ben inanmıyorum. Bu pazarın alıcı kitlesi çok daha az bir kitle ve genel olarak vatandaş yine perşembe pazarına gidiyor.
Şimdi Babaeski’de vergi Dairesi binamız yapılıyor ve bitmek üzere. Adliye sarayımız ada bu yıl başlanıyor. 2017 yılında başlanacak. Adalet bakanlığı yetkilileri geldi ve bizim Adalet Bakanlığına hibe ettiğimiz yere yapılıyor. Orası da İlçe Emniyet Müdürlüğümüzün yanı. Mevcut Kaymakamlık binamızın depreme dayanıksız raporu geldi ve şimdi de bir kaymakamlık binasına ihtiyacımız var. Yeni Devlet Hastanemiz yapıldı ve faaliyette hatta bu yörenin bu bölgenin en güzel hastanesi. Öncelikli olarak bir Kaymakamlık binasına ihtiyacımız var, birde terminal binasına ihtiyacımız var.
Yeni terminal binamızın yeri şuan belli değil. Bizim yapmak istediğimiz yani Edirne yolu üzerinde ki, çevre yolu üzerindeki yere karayolları sıcak bakmıyor. Karayolları oraya zorluk çıkarıyor. Oranın iznini vermedi ve orada büyük bir sıkıntımız var. Şuanda beklemedeyiz ve yeni terminal binamızın yeri belli değil. Mevcut terminalimizde çok yetersiz. Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde orada bir kaza oldu. Çok şükür can kaybımız yok, yaralımız yok ama olabilirdi de. Orası gerçekten çok eski ve devamlı dereye doğru kayan binalar bunlar. Bunu derhal değiştirmemiz gerekiyor ama bu konuda ileride yine adımlar atacağız. Tahmin ediyorum en kısa zaman diliminde terminal konusunu da çözeceğiz.
Babaeski Trakya’nın en güzel şehri haline gelecek. Babaeskililer sabrettiler ve bizlere destek oldular. Altyapı çalışmalarımız bitti. Ben bütün Babaeskililere bu sabırlarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu sene Babaeskililere çok büyük sürprizlerimiz var. Festivalimiz ile birlikte bu sene bütün açılışlarımızı yapacağız. Bizler bu güne yaptığımız hizmetlerin hiç birinin açılışını yapmadık. İçme suyu, Pis su kanalı, atık su kanalı, debi merkezimiz, arıtma tesisimiz, tarihi binalarımız, özel idare binamız bütün bu açılışlarımızı bu yıl yapacağız ve Babaeskililere çok güzel hizmetlerimiz devam edecektir. Ve hep beraber bunları kutlayacağız.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Babaeski Söz Gazetesi bir Zortul Medya Grup A.Ş. kuruluşudur.