Ana Sayfa Gündem 2 Kasım 2017 1009 Görüntüleme

70 SENELİK ZANAATKAR

IMG_3998

Haber; Ezgi Balmumcu

Gazikemal Mahallesi Fırın Sokakta bulunan Gonca Kundura imalat ve ayakabbı tamircisi Hüseyin Gülkıran işin gidişatından söz etti.

Doğma büyüme Babaeskili olan, bir oğul, bir kız, üç torun sahibi Hüseyin Gülkıran genç yaşlarda bu mesleğe başlayıp kendini yetiştirdiğini, ekmek parasını bu şekilde kazandığını anlattı. Bu meslekle iki çocuk yetiştiren fakat artık işlerin zorlaştığını belirten Gülkıran, kıt kanaat geçindiğini söyledi. 13 yaşında çıraklık ile başlayıp 70 yıldır bu iş ile yaşamını sürdürüyor. Fakat artık satılan ürünlerin fakbrikasyon olması sebebiyle işler durma noktasında.

Yılların emektarı Hüseyin Gülkıran konuşmasında şu sözlere yer verdi. ‘’70 seneden beri Babaeski’de bu işi yapıyorum. Bu mesleğe 13 yaşında başladım, yaşım 83. Benden başka uğraşan bir iki arkadaşımız daha var ama onlarda bu işi tam manasıyla yapmıyorlar. Ben çıraklıktan yetiştim. Aşağı yukarı 10 sene çıraklık yaptım. 60 seneden beride kendi başıma çaılışıyorum. Daha önce bir kaç dükkan değiştirdim. Bu dükkana geleli 15 sene oldu. Bir seneye yakın İstanbul’da kaldım. Daha sonra tekrar Babaeski’ye dönüş yaptım. Artık işler fabrikasyona döküldü. Tabi böylelikle bizim işler yavaşladı. Eskisi gibi değil.  Eskiden fabrikasyon işleri fazla yoktu. Hep el işi, el emeği yapılırdı. Şimdi vatandaş muşamba ayakkabıyı ayağına geçiriyor 2,3 ay giysem karımdır diyor. Ucuz almaya bakıyor. Fabrikasyonlar için çalışamıyoruz. Biz tabi hakiki deri çalıştığımız için fiyatlı oluyor. Ama yinede kendi müşterimiz var, yapıyoruz bir şeyler. Şimdi işler eskisi gibi gitmiyor tabi. Zorlanıyoruz. Örneğin önceden çıraklarımız vardı. Yetiştiriyorduk. Malesef onlarda zanaatı bırakıp başka işlere yöneldiler. Bu işlerde pek  ekmek yenmiyor. Nede olsa işler hafif gidiyor. Para kazandırmaz. Kıtı kıtına geçim sağlanıyor. Tüm imalat bizden. Kesim dikim her şeyi biz yapıyoruz. Bugün için piyasada hakiki deriden ayakkabı çok seyrek. Bilhassa kadın ayakkabılarında. Sunni deriyi, hakiki deri diye piyasaya sürüyorlar. Hakiki deride ayak hava alır, terleme yapmaz, mantraz yapmaz. Sunni deriyi giyenlerin hepsi ileride mantar olacaktır. Ama bunu takdir eden yok. Ne olacak diyor vatandaş. Giyiyor ayağına birde yumuşacık deri diye övüyor. Ayrım yapamayan da çok. Deri gibi duruyor. Ama olduğu gibi muşamba. Bir kış giyip atılır. Tabi maddi zorluklardan dolayı para ayırmak zor oluyor. Bu yüzdende vatandaş ucuza kaçıyor. Şimdi her yerde dökme ayakkabılar satılıyor.Talepte çok oluyor. Uygun fiyatla alışevriş yapılıyor. Bu da bizim işimize yansıyor. Yine de ucu ucuna geçim sağlamaya çalışıyoruz.’’

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com