Ana Sayfa Gündem 27 Kasım 2020 15 Görüntüleme

24 Kasım Öğretmenler Günü kutlandı

24 Kasım Öğretmenler Günü Babaeski’de Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirilen törenle kutlandı. Öğretmenler Günü Programı çelenk sunum töreni ile başladı. Atatürk Meydanı’nda Atatürk Anıtı’na saat 10:00 da İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadriye Tokat tarafından çelenk konulmasının ardından Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile devam edildi.
24 Kasım Öğretmenler Günü Töreni kutlamalarına, pandemi dolayısıyla saat 14:00 te Video konferans yöntemiyle İlçe Kaymakamı, Belediye Başkanı, Okul Müdürleri ve Emekli Öğretmenlerin katılımıyla devam edildi.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadriye Tokat’ın günün anlam ve önemini belirten konuşmasının ardından Şehit Ersan Yenici Anadolu Lisesi öğrencisi tarafından şiir okunması yapıldı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadriye Tokat konuşmasında şu ifadelere yer verdi;”
Benim adım öğretmen bana emanet vatan,
İsterse bir şehirde ya da bir dağ köyünde,
Benim adım öğretmen gezerim belde belde,
Pusu kursalar bile beni vursalar yine,
Benim adım öğretmen her demdeyim her yerde,
Benim evim bu vatan çocuklar geleceğim,
Son nefesimde bile öğretmen öleceğim,
Kolum kanadım lafım bilgi,
Bende bitmez coşar sevgi,
Başöğretmen izinde,
Yılmaz yürür bu Türk genci ,
Bugün 24 Kasım. Ata’mıza Başöğretmenlik unvanı verildiği bugünde başta Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk ‘ü ve Ebediyete İntikal Eden Tüm Öğretmenlerinizin Manevi Huzurunda Saygılarımı Sunarak sözlerime başlamak istiyorum.
Yeryüzünün bütün uluslarının en başta gelen ortak dileği, “daha mutlu, daha aydınlık bir geleceğe kavuşmaktır. Atatürk, bu evrensel özlemi, Onuncu Yıl Nutku’nda şöyle dile getirmiştir: “Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafiyle âtinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.” Ulusların bu büyük amaca ulaşabilmek için bulabildikleri tek yol da “eğitim – öğretim”dir. Devlet, eğitim ve öğretim görevini öğretmenlerine vermiştir. Geleceğimizin teminatı çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğe hazırlamak görevini üstlenen, bunun için her türlü özveriyi gösteren bütün öğretmenlerimize en içten, en sıcak teşekkürlerimi sunuyorum.
Bir ülkenin kalkınması, ancak çok iyi yetiştirilmiş insan gücü ile gerçekleşir; buna, “beyin gücü” diyoruz. Yeryüzünde yüzlerce meslek var. Şöyle bir düşünelim: Bütün bu yetişmiş insanları kim yetiştiriyor? Bütün mesleklerin temeli olan tek meslek hangisidir? Zihinlerimizi fazla zorlamaya hiç gerek yoktur; çünkü bütün mesleklerin temeli kesinlikle “Öğretmenlik”tir; bütün yetişmiş insanları yetiştirenler de ancak ve ancak “Öğretmenler”dir.
Bütün öğretmenler isterler ki, geleceğin mimarı çocuklar çok iyi yetişsin. Bir binanın temeli sağlam atılırsa, o bina yüzyıllara meydan okur. Çocuklar ise, ulusun sonsuzluğa ulaşmasında temel yapı taşlarıdır. Çocuklar öyle yetişmelidirler ki, ülkesini, ulusunu hep yaşatsın, hep yüceltsin. Bunu başarabilen öğretmenlerdir ve öğretmenler birer gerçek mimardırlar. Onlara “insan ve insanlık mimarı” demek çok doğru olur. Öğretmenler taşın, tuğlanın, harcın yerine bilgiyi, beceriyi, yeteneği, çocuğun özündeki cevheri koyar; binasını bunlarla yapar.
Cehalet batağının yılmaz savaşçıları da yine bizleriz.. Yurdun en uç köşelerine ilk giden, ilk ışığı, ilk aydınlığı götüren; amansız cehalete karşı ilk kurtuluş bayrağını açan, o bayrağı yurdun her köşesinde onurla dalgalandırandır Öğretmen. Bugün eğer gerçek bilgi aydınlığında yaşıyorsak, çağın uygarlığını yakalamaya çalışıyorsak, bu onuru ancak öğretmenlerimize borçluyuz
Kara tahtanın başına ilk önce Atatürk geçtiği için Atatürk’e “BAŞ ÖĞRETMEN” denmiştir. Atatürk, öğretmenlere bu kadar çok güvendiği için, çocukları öğretmenlerin sevecen ellerine teslim etmiştir. Bizlere , “Öğretmenler! yeni nesil sizin eseriniz olacaktır!” diye seslenmiştir.
. Biz, gerçek anlamda öğretmenlerimizin sonsuzluğa ulaşan birer eseriyiz. Öğrencilerimizin çok çalışkan olmasını, çağdaş bilgilerle çok iyi yetişmesini, uygarlık bayrağını onurla dalgalandırmasını bekleyen öğretmenlerimize ancak ve ancak sevgi, saygı ve gönül borcumuz var.
Bizi insan içinde insan gibi yetiştirdiğin için binlerce, yüzbinlerce teşekkürler sana öğretmenim!
Değerli Öğretmenlerim , Ne mutlu bizlere ki toplumu eğiten insanların arasına katıldık ve ne mutlu bizlere ki sizler gibi birikimli öğretmenlerle geleceğimizi inşa ediyoruz. Bizler öğretmenlik coşkusunu yüreğimizde taşıyoruz. Sözlerimi benim öğretmenimin bana öğretmenlik mesleğini aşılayan öğretmenimin mısralarıyla bitirmek istiyorum.
“BEN BİR ÖĞRETMENİM
(DÜNYANIN EN MUTLU İNSANI)
Dünyanın en mutlu, en huzurlu, en gururlu insanı benim;
Çünkü,
Her mevsim gönül evimin saçaklarına;
Uzak diyarlardan gelen göçmen kuşlar tüner;
Çeşit çeşit, renk renk, çığlık çığlık…
Geldikleri diyarların güzelliklerini taşırlar kanatlarında…
Yaşarlar bir süre gönül evimin saçaklarında,
Sonra, çekip giderler;
Sevinçli, mutlu, umutlu,
Kanatlarında bilgi, sevgi, adalet duygusu,
Çalışma azmi, başarma arzusu yüklü,
Gururlu, biraz da hüzünlü…
Derken,
Zaman akar gider su gibi.
Yeni göçmen kuşlar süsler gönül evimin saçaklarını,
Yeni bir telaş başlar, yeni bir çaba;
Onlarla dost olmak, bütünleşmek,
Onlarla anlaşıp dilleşmek için…
Sonra,
Onlar da gider geldikleri diyarlara;
Sevinçli, mutlu, umutlu,
Arkalarında asılı kalır dalgın bakışlarım;
Biraz hüzünlü, biraz nemli, ama daima gururlu…
Dünyanın en mutlu, en huzurlu, en gururlu insanı benim;
Çünkü,
Gönül evimi doldurur pırıl pırıl, cıvıl cıvıl çocuklar;
Yağız delikanlılar, gelinlik kızlar:
Duygularım gibi sımsıcak, burcu burcu kokan,
Sarışın, kumral, esmer,
Dürüst, çalışkan, vatansever…
Gönüllerinde birer arslan yatar her birinin,
Kimi mühendis, kimi mimar, kimi asker,
Kimi avukat, kimi hâkim,
Kimi hemşire, doktor, eczacı,
Kim bilir belki bir bakan, bir başbakan,
Belki bir paşa, bir cumhurbaşkanı,
Belki bir ressam, bestekâr, yönetmen,
Ya da, eli öpülesi bir öğretmen…
Zamanla büyürler, büyürler, büyürler;
Sığmaz olurlar gönül evime,
Yatağına sığmayan ırmaklar gibi
Çağlar giderler;
Yüreğime sıla hasreti gibi çökerler….
Siz uç uç diyemediğim uçuç böceklerim,
Siz benim seyrine doyamadığım
Kır çiçeklerimsiniz…
İçimi titreten her sestesiniz,
Sözünü yazdığım tek bestesiniz,
Çözülmeye muhtaç çetin bir mazmun
Şi’rimde mısra-ı bercestesiniz…”
Dünyanın en mutlu, en huzurlu, en gururlu insanı benim;
Çünkü,
Gönül evimin saçaklarında göçmen kuşlarım,
Odalarında, salonlarında, sofalarında çocuklarım, gençlerim,
Bahçesinde kır çiçeklerim…
Dünyanın en mutlu, en huzurlu, en gururlu insanı benim;
Çünkü,
Ben bir öğretmenim..
Başta Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk Olmak üzere Aramızdan ayrılan Tüm Öğretmenlerimize Allahtan Rahmet, Hayatta olan Tüm öğretmenlerimize yaşamları boyunca Başarı Sağlık ve Mutluluk Diliyor , Saygılarımı Sunuyorum.”
Emekli öğretmenler adına konuşmasını Esma Öztürk ve Adaylığı kalkan öğretmenler adına konuşmasını İbrahim Filiz yaptı.
Yemin töreninin ardından Emekli Öğretmenlere Hizmet Şeref Belgeleri ve plaketleri verildi.
UĞUR HALEP

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Babaeski Söz Gazetesi bir Zortul Medya Grup A.Ş. kuruluşudur.