Ana Sayfa Gündem 3 Temmuz 2020 13 Görüntüleme

Trakya turuna çıkacaklar

DOÇEK Bisikletçilerinin bir bölümü 1-8 Temmuz tarihleri arasında Trakya’yı turlarken, Keşan-Uzunköprü-Edirne-Süloğlu-Kırklareli-Lüleburgaz-Velimeşe-Çorlu-Muratlı-Tekirdağ-Uçmakdere-Şarköy-Kavak-Keşan” güzergahında pedal çevirecek olan bisikletçiler aynı zamanda Trakya’nın lezzet noktalarında mola verecekler.
1 Temmuz Çarşamba günü Keşan’dan başlayacak olan Trakya Turunda 500 kilometre pedal çevrilecek…
Keşan DOÇEK Başkanı Hakan Eşme yaptığı açıklamada “1 Temmuz 2020 Çarşamba gün doğumunda üç buçuk yanı sularla çevrili şirin coğrafyamız olan Trakya topraklarında pedal çevirmek üzere yola çıkacağız, bu yüzden denizlerimiz için anlamlı bir gün olan Kabotaj Bayramını seçtik. Ege, Marmara ve Karadeniz’in ortasında, bir ucu da Meriç Nehri ile akıp giden, yaşadığımız coğrafyayı saat yönünde turlayacağız. Yolumuz üzerindeki Trakya’nın kendine özgü lezzet duraklarına uğrayacağız. Keşan’ın Satır Eti, Edirne’nin Tava Ciğeri, Kırklareli’nin köfte ve sucuğu, Velimeşe’nin Bozası, Tekirdağ’ın Köftesi bu yöresel lezzetlerin sadece bir kısmıdır. 7 gün, 500 kilometre sürecek bu faaliyette Demir Atlarımız bizi Trakya’nın dağına, tepesine, ovasına götürecek ve bölgemiz coğrafyasından öyküler toplayacağız.
Bazı öykülerin acı olduğunu biliyor ve bunları her an bire bir yaşıyoruz. Amacımız performans yapmak değil, yolda olmak. Bizleri besleyen, doyuran doğa harikası bu topraklar ve sular ne yazık ki son zamanlarda yoğun tehdit ve baskılar altında. “Saros Körfezine bir FSRU Limanı yapmak istiyorlar, Ergene’nin hali yılların kanayan yarası, nehir değil zehir akıyor Trakya’nın bağrında. İğneada ise sanki doğal güzelliğinin diyetini ödetmek istercesine Nükleer ve Termik santrallerin gölgesinde, Istranca dereleri kaynağını ve temizliğini yitirmekte, Trakya kayaları taş ve maden ocaklarının iştahını kabartmaktadır.
Bu coğrafyanın doğal güzelliklerine yakılan ağıtların eşliğinde pedallarımız dönecek” dedi.
Eşme, “Keşan DOÇEK olarak bizler özü itibariyle Dağ Bisikletçisiyiz. Dere çatakları, patikalar, taşlı, tozlu, topraklı yollardır pedal çevirdiğimiz yerler fakat bu kez Demir Atlarımız kara asfaltın üzerinde bizleri taşıyacak. Atlarımızın kuyruğunu bağlıyor ve yollara düşüyoruz. Turumuzun ismini de kadim Türk geleneklerimizden aldık.
Bilindiği üzere eski geleneklerimiz içinde sefere çıkan kişiler bir nişane olarak atlarının kuyruğunu bağlardı. Biz de günümüzde Demir Atlara biniyoruz ve simgesel olarak at kılından elde yaptığımız at kuyruklarını geçmiş ve unutulan değerlerimize bir atıfta bulunmak üzere bisikletlerimize takıp yollara düşeceğiz” dedi. Trakya turu haricinde aynı günlerde bir diğer ekibin de Karadeniz sahil hattı üzerinden Batum’a gidecekleri, oradan da Kars, Ankara ve Antalya hattını kullanarak Türkiye’nin büyük bir bölümünü pedallayacakları öğrenildi.
UĞUR HALEP

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Babaeski Söz Gazetesi bir Zortul Medya Grup A.Ş. kuruluşudur.