Ana Sayfa Gündem 12 Mart 2017 744 Görüntüleme

GENÇLİK HİZMETLERİ MERKEZİNDENİSTİKLAL MARŞIMIZIN KABULÜ VE MEHMET AKİF ERSOY’U ANMA ETKİNLİĞİ

17238079_1082452091901688_28788409_n
Haber: Aydın BİLGİLİ
Babaeski Gençlik Merkezi Müdürlüğü tarafından İstiklal Marşımızın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma etkinlikleri düzenlendi.
Babaeski Gençlik Hizmetleri Müdürlüğü İstiklal Marşımızın Kabulünün 96. Yıl dönümü dolayısı ile Gazi Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri ile bir araya gelerek İstiklal Marşımızın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma etkinliği düzenledi.
Düzenlenen etkinlik hakkında kısa bir açıklama yapan Gençlik Hizmetleri Müdürü Beyazıt Örgel şunlara yer verdi;12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulünün 96. yıldönümünde yaptığımız Mehmet Akif Ersoy’ u Anma Programında Babaeski Gazi Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri ile beraberdik. İstiklal Marşı ve Şiirler ile bu gururlu günü anarak bu yüce milletin makus talihini nasıl yendiğini unutmadık.
Türk Kurtuluş Savaşı’nın en çetin döneminde, bir millî marşa duyulan gereksinmeyi göz önüne alan Milli Eğitim Bakanlığı, 1921 yılında bunun için bir şiir yarışması düzenledi. Yarışmaya 724 şiir gönderildi. Kazanacak şiire para ödülü konduğu için başlangıçta Mehmet Akif katılmak istemedi. Ama millî eğitim bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver’in ısrarı üzerine, ödülsüz olmak şartıyla o da şiirini gönderdi.
Örgel daha sonra yaptığı açıklamada şunlara yer verdi; O demlerde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen ödüllü İstiklal Marşı yazılmasına karşı çıkan Mehmet Akif Ersoy bu yarışmaya katılmamıştır. İstiklâl mücadelesinin en çetin bir safhasında milletin duygularını belirtecek bir “İstiklâl Marşı’nın yazılması istenmiş ve böylece, Maarif Vekâleti tarafından bir müsabaka açılmış ve müsabakada birinciliği kazanacak zata 500 lira nakdî mükâfat verileceği ilân edilmişti.
Yurdun her tarafından 500’den fazla şair müsabakaya girmişti. Fakat yazılan marşlar, milletin hissiyatına tercüman olacak bir durumda değildi.
Mehmet Âkit, marşın mükâfatla olmasından dolayı müsabakaya katılmamıştı. Zamanın Maarif Vekili Hamdullah Suphi böyle bir marşın ancak, Safahat nâzımı şair Mehmet Akif tarafından yazılabileceğine inanmış ve 5 Şubat 1337, Milâdî 1921 tarihinde şu mektubu kendisine yazmıştır:
Yazılan mektupta kendisinin isterse bu ödülü almayacağının söylenmesi üzerine Mehmet Akif Ersoy çok kısa bir süre içerinde İstiklal marşımızı kaleme alır ve yazar.
Bu mektubun yazılmasından bir ay bile geçmeden milletin istediği İstiklâl Marşı yazılmış ve kahraman orduya ithaf olunmuştu.
Marş, Maarif Vekili Hamdullah Suphi ve arkadaşları tarafından beğenilmişti. Yalnız bu marşın üstada-ı rencide etmeden Büyük Millet Meclisi’nden nasıl geçirileceği üzerinde düşünülmüştü. Bu sıralarda Maarif Vekâletince seçilen yedi marş da Büyük Millet Meclisi’ne getirilmişti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1 Mart 1921 tarihindeki toplantısında kararı, Karesi Meb’usu Basri Çantay, Meclise gelen marşlardan birinin okunması için bir takrir vermişti. Bu takrir Meclis üyelerinin reyine sunulmuş ve tasvip olunmuştur.
Marşlardan birinin okunması için Meclis Reisi tarafından, Hamdullah Suphi Bey kürsüye davet edilmiş ve şöyle konuşmuştur:
– Arkadaşlar, hatırlarsanız, Maarif Vekâleti son mücadelemizin ruhunu terennüm edecek bir marş için şairlerimize müracaat etmiştir. Birçok şiirler geldi, burada yedi tanesi en fazla vasfı hâiz olarak görülmüş ve seçilmiştir.
Hamdullah Suphi, Mehmet Akif’ten bir marş yazmasını rica ettiğini, marşın yazıldığını, beğenildiğini söylemiş ve intihabının Meclis’e ait olduğunu da sözlerine ilâve etmiştir.
Hamdullah Suphi, gür sesiyle Meclis’in kürsüsünde İstiklâl Marşı’nı okumuştur.
“Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet
Hakkıdır, Hakka tapan milletimin İSTİKLÂL”
Mısraları ile bu marş, Meclis üyelerinin şiddetli ve heyecanlı tezahüratına vesile olmuş, salon alkış sesleriyle dolmuştur.
“Bütün meclisin ve halkın takdîrâtını celbeden Mehmet Akif Beyefendinin şiirinin tercihan kabulünü teklif ederim.”
Takrir Meclis Reisi tarafından oya sunulmuş ve kabul edilmiştir.
Böylece Mehmet Akif tarafından yazılan marş İstiklâl Marşı olarak çoğunlukla kabul edilmiştir.
Kırşehir Meb’usu Müfid Efendi, bu marşın, Hamdullah Suphi Bey tarafından Kürsüde tekrar okunmasını Konya Mebusu Refik Koraltan da Milletin ruhuna tercüman olan işbu İstiklâl Marşının ayakta dinlenmesini teklif etmiştir.
Bunun üzerine 12 Mart 1337 (1921) ‘de kabul edilen ve kanuniyet kesbeden İstiklâl Marşı tekrar Hamdullah Suphi tarafından okunmuş ve marş ayakta dinlenmiştir.
Bizlerde o gün bu güne kadar İstiklal Marşımızı hep ayakta dinledik ve dinlemeye de devam edeceğiz. Dedi.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Babaeski Söz Gazetesi bir Zortul Medya Grup A.Ş. kuruluşudur.